Komedinin, bir tür olarak günümüzde geldiği son noktada güldürüyü görsellik üzerinden yakalama hâlinden, sözlü mizaha doğru bir değişim geçirdiğini söyleyebiliriz. Artık gördüklerimizden ziyade duyduklarımıza ve duyduklarımızın zihnimizde yarattığı çağrışımlara gülüyoruz. Hatta son dönemde özellikle süper kahraman filmlerinde oldukça işleyen bir formül olduğunun görülmesiyle birlikte, filmlerin kendi sinematik evrenindeki farklı karakterlere gönderme yapması ya da bulunduğu sinematik evrenden dahi çıkarak günümüz gerçekliğine, politik koşullara, sosyo-ekonomik duruma hatta yayınlanan dizilere kadar atıfta bulunması, hem izleyicinin afallamasını sağlıyor hem de film kendi evrenini ve komedi yaratacağı alanı geliştirmek adına farklı bir yol buluyor. Bu durum elbette, yeni neslin daha ziyade neye güldüğüyle alakalı bir durum.

Jacques Tati: Görsel Komedinin Ustası

Baudrillard’ın sıklıkla değindiği hyperreality (üst gerçeklik) kavramının bu noktada da işimize yaradığını söyleyebiliriz. Günümüzde, komediyi görsel olarak kurgulayan karakterlere gülmenin git gide zorlaştığını dile getirmek mümkün. Çünkü, uyandığımız ve telefonu elimize aldığımız andan itibaren sosyal medya üzerinden binlerce hareketli/hareketsiz görüntüye maruz kalıyoruz. Bunların büyük bir kısmının komedi ya da şiddet içerdiğini göz önünde bulundurduğumuzda, izlediğimiz aşırı komik bir videonun ertesi gün artık normalleştiğini fark etmek hiç de zor değil. Çünkü artık olan duruma alışmanın bir getirisi olarak her zaman daha fazlasını talep etme noktasına evrildik: “Bu komikti evet, ama yarın daha komik olan bir şey tüketmek zorundayız aksi hâlde gülmeyeceğiz.” Bu durum, her zaman daha zekice esprilerin, daha önce yapılmamış tespitlerin yapılmasını zorunlu kılar oldu ve görsel komediden git gide uzaklaştık.

Ancak Jacques Tati, görsel komedinin ne denli zekice yapılabileceğini kanıtlayan en önemli isimlerden biri olmasıyla birlikte, bugüne kadar izlemediyseniz, izlediğiniz anda komediye bakışınızı değiştirebilecek bir yönetmen ve aktör. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Beykoz Kundura Bir Yaz Gecesi Sineması etkinliği kapsamında gösterilen Jacques Tati imzalı Les vacances de Monsieur Hulot – Bay Hulot’nun Tatili, minimum diyalogla ve görsel komedisiyle, son dönemde takip ettiğim filmler içerisinde izleyicinin en çok güldüğüne şahit olduğum film oldu. Jacques Tati, kendisinin başrol oynadığı bu filmde, günlük hayatta gerçekleştirdiğimiz sıradan eylemleri merkezine alarak o eylemleri hiç olmadığı kadar ama çok da olası bir biçimde zorlaştırıyor. Yapılmak istenen eylemin karşısına yerleştirilen engellerse tadında bırakılarak izleyiciye görsel komedinin hazzı sunuluyor. Jacques Tati, bir eylemin gerçekleşirken nasıl göründüğü ile ilgili öyle zekice tespitler yapıyor ki yönetmenin zekasına daha ilk dakikadan hayran kalmamak elde değil.

Jacques Tati’nin ustası olduğu görsel komediyi nasıl oluşturduğu ile ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki video üzerinden ulaşabilirsiniz. 


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi