Anthony Cragg’in İnsan Doğası sergisinden esinlenilen İstanbul Modern’in Yakın Temas film programı, 30 Eylül’de sona eriyor.

İstanbul Modern Sinema’nın Yakın Temas programında bu hafta Sonsuz Çöl, Kükrediler, Yumuşak Bir Ten, İçinde Yaşadığım Deri, Kaynak, Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı, Beden, Tetsuo ve Ayin adlı filmler sinemaseverlerle buluşuyor. Program, ekranın sadece bakılan bir nesne değil, dokunan, canlı, çok duyulu bir organ gibi bir iletişim aracı olduğunu vurguluyor.

Yakın Temas Film Programı

Sonsuz Çöl, 1971

27 Eylül Perşembe, 13.00

Kariyerine görüntü yönetmeni olarak başladıktan sonra yönetmen olarak devam eden Nicolas Roeg’un tek başına yönettiği ilk, görüntü yönetmenliğini yaptığı son film Sonsuz Çöl, şehirli insan ile doğayla bir arada yaşayan insan arasındaki çeşitli zıtlıklara dikkat çekerken sömürgeciliği beden üzerinden işliyor. Babaları Avustralya’da çölün ortasında arabasını ateşe verdikten sonra intihar eden iki kardeşin aborijin bir genç adam tarafından kurtarılışını izliyoruz. Sonsuz Çöl, Avustralya’nın uçsuz bucaksız vahşi doğasının fonunda, Roeg’un şiirsel anlatımıyla bezenmiş, tarifi güç bir sinema deneyimi yaşatıyor.

Kükrediler, 1981

27 Eylül Perşembe, 15.00

Başrolleri Hank rolündeki yönetmen Noel Marshall, eşi ve çocuklarının eğitimsiz vahşi hayvanlarla paylaştığı bu sıra dışı film hayvan ile insan bedeninin kurduğu karmaşık ilişkiyi perdeye taşıyor. Tippi Hedren ve kızı Melanie Griffith’in de rol aldığı bu kült macera filminde panterler, aslanlar, jaguarlar, çitalar, leoparlar ve dev fillerden oluşan 150 vahşi hayvan olmasına rağmen, tek bir hayvan bile zarar görmemiş, ancak ekipten oyuncular dahil 70 kişi yaralanmış. Vahşi doğada yaşayan Hank ve onu ziyarete gelen ailesinin iki gününü konu alan bu şaşırtıcı filmin çekimlerinin tamamlanması beş yıl, vizyona girmesi ise 11 yıl sürmüş. Filmde dublörler ve bilgisayar efektleri yok, oyuncuların peşindeki vahşi hayvanlar ise tüm gerçeklikleriyle karşımızda.

Yumuşak Bir Ten, 2017

27 Eylül Perşembe, 17.00 – 29 Eylül Cumartesi, 13.00

Filmlerinde odaklandığı konulara farklı pencerelerden bakmasıyla ve türlerin kalıplaşmış dilinin dışına çıkmasıyla bilinen Denis Côté’nin son filmi Yumuşak Bir Tende hayatlarını vücut geliştirmeye adamış altı sporcunun alışılmadık ancak bir o kadar da hakiki dünyasına tanık oluyoruz. Film, bedensel sınırları aşmaya çalışan bu altı vücut geliştirme sporcusunun kasları, diyetleri ve spor salonlarındaki çalışmalarını inceliyor. Côté karakterlerinin teninde kamerasını bir ressam gibi gezdirirken kasları kaplayan o ten başka bir yüzeye dönüşüyor.

İçinde Yaşadığım Deri, 2011

27 Eylül Perşembe, 19.00

Estetik cerrah Dr. Ledgard, hayatındaki geçmiş travmaların yaralarını sarmak için yanmaya dayanıklı deri üretme çalışmaları yapmaktadır. Toledo’daki devasa malikanesinde bir odada kilit altında tuttuğu Vera üzerinde bu yeni derinin denemelerini yapar. Her türlü lükse sahip olsa da odasında tutsak ve Dr. Ledgard tarafından sürekli izlenmekte olan Vera’nın özgürlüğüne kavuşması için iki seçeneği vardır; intihar etmek ya da doktoru kendine aşık etmek… Pedro Almodóvar sinemasında oldukça cüretkar bir yere sahip bu film, türler arasındaki oyunlu geçişlerle izleyiciyi karakterlerinin duygusal derinliklerine çekiyor.

Kaynak, 2006

29 Eylül Cumartesi, 15.00

16. yüzyılda Mayalı bir konkistador, esir düşmüş kraliçesini özgürlüğüne kavuşturabilmek için efsanevi Hayat Ağacı’nı aramaktadır. 21.yüzyılda çeşitli ağaçlar üzerinde araştırmalar yapan bir bilim adamı, kansere yakalanan eşini tedavi edebilmek için hayatı pahasına mücadele vermektedir. 26. yüzyılda uzayın derinliklerinde yaşlı bir ağaç ile ölmek üzere olan bir yıldıza doğru yolculuk eden bir astronot ise sonsuzluğun peşindedir. Darren Aronofsky’nin birbirine paralel üç hikayeyi alışılmışın dışında bir kurgu ile anlattığı, başrolünde Hugh Jackman olan film aşkı, ölümü, ölümsüzlüğü ve varoluşun kırılganlığını irdeleyerek izleyenleri etkileyici bir duyusal yolculuğa çıkarıyor.

Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı, 1989

29 Eylül Cumartesi, 17.00

Filmin ana mekânı Le Hollandais restoranının sahibi Albert, onun sürekli aşağılamalarından ve çirkinliklerinden tiksinen karısı Georgina, bu alımlı ve bıkkın kadının restoranın müdavimlerinden Michael ile kaçamaklarına göz yuman ve Albert’tan eşit derecede nefret eden aşçı Richard arasında geçen bir kara komedi. Yönetmen Peter Greenaway, insan ruhundaki yozlaşmanın insan bedeninin en temel zayıflıklarında ve güçlü yönlerinde vücut bulması üzerine karakterleri tanımlayan, renk kullanımıyla ve zeki diyaloglarla bezenmiş bir başyapıt sunuyor. Öyküdeki yeme ve cinsellik gibi temalar da filmin “bedenini” oluşturan mekânların renkleri üzerinden işleniyor. Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı modern zamanların açgözlülüğüne, sahtekârlığına, güçlünün zayıfı ezmesine de sembolik bir eleştiri getiriyor.

Beden, 2015

30 Eylül Pazar, 13.00

Varşova’da yaşayan savcı Janusz ve kızı Olga yakın zamanda kaybettikleri eşinin ölümünü henüz atlatamamıştır. Olga’nın bu kayıp sonrasında baş gösteren bulimia hastalığı başarısız bir intihar girişimi ile sonlanınca Janusz kızını bir terapi merkezine yatırmaya karar verir. Merkezdeki terapist Anna’nın ise Olga ve grubundaki kızları iyileştirmek için sıra dışı yöntemleri vardır. Mesleki hayatında bilimsellikten ayrılmayan mantıklı Janusz bile bu yöntemlere bir şans vermeye razı olacaktır. Malgorzata Szumowska‘dan yaşamaya, kayıplarla baş etme yollarına ve ölümden sonrasına dair bir kara komedi.Tetsuo, 1989

30 Eylül Pazar, 15.00

1980’lerin sinemasında kült bir yere sahip Tetsuo, bir adamın metal fetişisti bir adama arabasıyla çarptıktan sonra bedeninin mutasyon geçirerek bir tür metal yaratığa dönüşümünü izliyor. Zaman içerisinde maruz kaldığı şiddetli saldırılardan da hiç yara almadan kurtulmaya başlayan adam, intikam peşindeki kazanın kurbanı metal fetişistiyle Tokyo sokaklarında mücadele ediyor. Shin’ya Tsukamoto yönetmenliğinde 16mm çekilen bu filmdeki iç ürpertici görüntülere eşlik eden endüstriyel müzik de filmin sunduğu görsel dünya ve atmosferin etkisini perçinliyor.

Ayin, 2018

30 Eylül Pazar, 17.00

Prömiyerini bu yılki Sundance Film Festivali’nde yapan ve dikkatleri yılın en etkileyici korku filmi olarak çeken Ayin, genç yönetmen Ari Aster’in ilk uzun metrajı. Pek de sevecen bir karakter olmadığını anladığımız ailenin reisi büyükanne Ellen’ın ölümünün ardından açıklayamadığı bir huzursuzluk hisseden kızı Annie, kendi anneliğini sorgulamaya ve ailesinin üzerine çöken kara bulutlar için kendisini suçlamaya başlar. Yönetmenin hikaye anlatım şeklinden, izlediklerinizin gerçek mi yoksa karakterlerin hayal güçlerinin ürünü mü olduğunu sorgulayacağınız ve her saniyesinde koltuğunuzun ucunda tetikte kalacağınız çarpıcı bir gerilim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi