aWroitR49Uc

D.W. Griffith’in sinema tarihinin kilometre taşlarından biri olarak işaret edilmesine rağmen içeriği sebebiyle eleştirilen filmi The Birth of a Nation’ı odağına alan video, yapımın ırkçılığı normalleştirici yönünü gözler önüne seriyor.

Sinema tarihinin akışını değiştiren Fransız Yeni Dalgası’nın en önemli figürelerinden biri olan yönetmen Jean-Luc Godard’ın sıklıkla alıntılanan bir sözü vardır: “Film D.W. Griffith ile başlar ve Abbas Kiarostami ile biter.” Sinemanın tarihsel akış içerisinde nasıl şekillendiğini ifade eden bu cümle, klasik anlatı sinemasının mimarı olarak gösterilen yönetmenlerden D.W. Griffith’e hakkını teslim eder. Ama yönetmen en bilinen filmi 1915 yapımı Bir Ulusun Doğuşu – The Birth of a Nation’ın içeriğine baktığımızda, yapımın özellikle ırkçılık anlamında çok tehlikeli sularda yüzmek bir yana, bu insanlık dışı yaklaşımı normalleştirici etki yaptığını görebiliriz. YouTube’daki KyleKallgrenBHH kanalında yayınlanan bir video, The Birth of a Nation’ın hak ettiğinden fazla değer gördüğüne dair güçlü fikirler ortaya atıyor.

Irkçılığın Normalleşmesi: The Birth of a Nation

Filmin içeriğine baktığımızda karşımıza çıkan manzara hiç de iç açıcı değil. Filmin finalindeki sahnelerden birinde beyazlardan oluşan bir ailenin, oldukça vahşi tavırlar sergileyen siyahi askerler tarafından bir eve sıkıştırıldığını görebiliyoruz. Bu konuyla ilgili ilginç detaylardan biri bu siyahi askerlerin, yüzü siyaha boyanmış beyazlar tarafından canlandırılması. Böylesi bir tercih bile, The Birth of a Nation’ın ırkçılık konusundaki tavrını açık ederken, beyaz aileyi o durumdan kurtarmak içim imdatlarına yetişenler duruma tuz biber ekiyor adeta. Zira bu “kahramanlar” tarihe işledikleri insanlık suçlarıyla geçen ırkçı oluşum Ku Klux Klan mensuplarından başkası değil. Film bu ve bunun gibi birçok örnekle siyahilerin, “Beyaz Amerika” için bir tehdit oluşturduğunu açıkça işaret eder. Örneğin, yapım siyahi bir askerin beyaz bir kadına tecavüz etmeye çalıştığı, sonucunda kadının ihtihar ettiği bir sahne içerir.

Bu ırkçı tutumuna rağmen The Birth of a Nation, özellikle kurgu konusundaki teknik becerileriyle sinema tarihinin önemli filmlerinden biri olarak kabul edilir. Ama tarihin satır aralarına indiğimizde de bunun bir tür kandırmaca ya da pazarlama başarısı olduğunu görülebiliyor. O dönem gişede elde ettiği başarılar, filmin günümüze kadar önemini korumasında oldukça etkili olmuştur diyebiliriz. Zira aynı dönemlerde seyirciyle buluşan, The Birth of a Nation’daki “yenilikçi” teknik detayları, bu yapımdan daha önce kullanmış başka filmlerin varlığı biliniyor. The Birth of a Nation, özellikle yakın plan çekimleri ve çapraz kurgusuyla öne çıkarılır. Ama bunlar kolaylıkla çürütülebilecek iddialardır. Zira Thomas Edison’un 1800’lerde çektiği filmlerde dahi yakın planlara rastlamak mümkün. Çapraz kurguya gelirsek de 1903 yapımı, Edwin S. Porter’ın yönettiği Life of an American Fireman’de iç ve dış mekânlarda süren aksiyonun çapraz kurguyla birbirlerine bağlandığını görebiliriz. Benzer şekilde, The Birth of a Nation’ın uzun metrajlı filmlerin doğumuna işaret ettiği sıklıkla dile getirilir. Lakin o dönem Avustralya’dan İtalya’da birçok uzun metrajlı filmin yapıldığı da gerçek. Hatta G.W. Griffith’in, The Birth of a Nation’dan önce bile klasik anlatı sinemasının temelini atan A Corner in Wheat (1909) ya da The Musketeers of Pig Alley (1912) gibi filmlere imza attığı görülür.

Tüm bunlar ışığında baktığımızda, The Birth of Nation’ın taşıdığı önemi büyük ölçüde o dönem elde ettiği gişe başarısı, Beyaz Saray’da gösterilen ilk film olması gibi “sinema dışı” detaylara borçlu olduğu görülebilir. İşte The Birth of a Nation’ın taşıdığı risk de burada başlar. İçerindeki ırkçı elementlerin ilk yayınladığı dönemde Ku Klux Klan’ın yeniden faaliyet göstermesi gibi sonuçlara yol açmasının yanında, böyle bir yapımın içeriğinden bağımsız bir şekilde önemli olarak görülmesi ırkçılığın günümüz dünyasının da bir sorunu olduğunu görmezden gelmek ile eşdeğerdir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi