Advertisement


Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği’nin yönetim kurulu başkanlığından ve üyeliğinden istifa eden Ankara Büyülü Fener Sinemaları’nın kurucusu İrfan Demirkol, pandemi nedeniyle 600 sinema salonunun kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. 

Ankara Büyülü Fener Sinemacıları’nın kurucusu ve sahibi olan İrfan Demirkol, bugün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla, Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY)‘nin yönetim kurulu başkanlığından ve üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Koronavirüs salgını nedeniyle kapılarını kapatmak zorunda kalan sinema salonları, üç ayı aşan bu süreçte tüm gelirlerinden mahrum kaldıkları için büyük bir krizle karşı karşıya. Nitekim bu sürecin de etkisiyle Atlas ve Rexx gibi önemli sinema salonları kapılarını bir daha açamama tehlikesi yaşıyor. Sinema salonlarının zorlu bir süreçten geçtiği bu dönemde SİSAY’ın devam eden çalışmalarını, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile süren görüşmelerini etkilememek adına İrfan Demirkol istifası ve bu kararının arkasındaki nedenleri açıklamaktan kaçındı. Demirkol ile, sahibi olduğu Büyülü Fener Sinemaları’na dair planları ve önümüzdeki dönemde sinema salonlarını bekleyen sorunlar üzerine konuştuk.

Demirkol, hükûmet tarafından alınan son kararlar kapsamında sinema ve tiyatro gibi kapalı eğlence mekânlarının 1 Temmuz’da açılmasına izin verilmiş olsa da, salgın henüz tam anlamıyla kontrol altına alınamadığı için Büyülü Fener Sinemaları‘nın bu tarihte açılmasının planlanmadığını söyledi. SİSAY’ın daha önce yaptığı bir açıklamada sinema salonlarının yeniden açılması için 1 Ekim önerisinde bulunduğunu hatırlatan Demirkol, Büyülü Fener Sinemaları’nın temmuz sonu veya ağustos başı gibi açılabileceğini, ancak bunun da salgının gidişatına bağlı olduğunu, insan hayatı için risk teşkil ettiği sürece salonların açılması gibi bir planlarının olmadığını söyledi.

Pandemi Nedeniyle 600 Sinema Salonu Kapanma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

İnsan hayatını riske atmamak için bazı sinema salonu işletmecilerinin salonlarını 1 Temmuz’dan sonra da kapalı tutacak olması, tüm gelirlerinden mahrum kalan bu salonların herhangi bir destek olmadan nasıl ayakta kalacağı sorusunu beraberinde getiriyor. Demirkol’a göre pandemi sonrasında 600 salon bir daha açılmamak üzere kapanabilir. Bu salonların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği olmadan yeniden açılmasının mümkün olmadığını söyleyen Demirkol, 11 Haziran’da görüştükleri bakanlıktan sinema salonlarından aldıkları yüzde 10’luk Eğlence Vergisini ve KDV’yi almamalarını istediklerini açıkladı. Ancak sinema salonu işletmecilerinin bu isteğinin yerine getirilmesi için şu ana kadar bir adım atılmış değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekte bulunmadığı gibi vergilerden de vazgeçmediği bu durumda, Demirkol’un sözünü ettiği 600 salonunun kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalması kaçınılmaz görünüyor.

Demirkol’a göre yaşanan bu pandemi sürecini bir şekilde atlatıp ayakta kalan sinema salonlarını da önemli sorunlar bekliyor. Bu sorunların başında salonlar yeniden açıldıktan sonra gösterecek film bulma konusunda yaşanacak sıkıntı geliyor. Bildiğiniz gibi salgın nedeniyle salonların kapanmasıyla birlikte hem Türkiye’de hem de yurt dışında pek çok film ileri tarihlere ertelendi. Ghostbusters: Afterlife, Last Night in Soho, Many Saints of Newark, The Eternals gibi geniş kitlelere ulaşabilecek pek çok 2020 filmi salgın nedeniyle 2021’e ertelenmek zorunda kaldı. Bu da salonlar yeniden açıldıktan sonra normalden çok daha zayıf bir vizyon takvimiyle karşı karşıya olacağımızı gösteriyor. 24 Temmuz’da vizyona girecek Mulan ve 31 Temmuz’da vizyona girecek Tenet, ilk aşamada salonlara izleyici çekecek en önemli yapımlar olacak gibi görünüyor.

Demirkol, bu noktada daha önce de gündeme taşıdığı bir konuya dikkat çekiyor: İlkbahar-yaz aylarında vizyona girmesi planlanan, ancak salgın nedeniyle vizyon programları sekteye uğrayan Başka Sinema filmlerinin dijital gösterimler için BluTV’ye verilmesi. Demirkol’a göre Başka Sinema aceleci davranıp bu filmlerin gösterimini BluTV’de gerçekleştirdiği için, sinema salonları yeniden açıldıkları dönemde gösterime sokabilecekleri bu filmlerden mahrum kalacak. Bu da yaşanan film sıkıntısını daha da büyütecek.

Berlin Film Festivali’nin ardından İstanbul ve Ankara gibi festivalleri ziyaret ettikten sonra arthouse salonlarında gösterime giren filmlerden de bu yıl mahrum kalacaklarına dikkat çeken Demirkol, İKSV’nin gerçekleştirdiği online gösterimlerin ise BluTV gösterimleri kadar sorun teşkil etmediği kanısında. Çünkü bunlar salgın öncesinde vizyon programı belli olan filmler değil. Ayrıca bu filmlerin pek çoğu normalde de Türkiye’de vizyon şansı bulamayacak alternatif yapımlar.

Son olarak Demirkol, Bakanlık tarafından alınan karar doğrultusunda salon kapasitesinin yüzde 50’si kadar izleyici alınmasına izin verileceğini, ancak kendilerinin bunun da altında -salon kapasitesinin üçte biri kadar- izleyici sayısı ile gösterimlerini gerçekleştireceklerini açıkladı. Ayrıca Büyülü Fener yeniden açıldığında ilk planda tüm salonlar açılmayacak. İzleyicilerin filmleri gönül rahatlığıyla izlemelerine olanak sağlayacak havalandırma sistemlerine sahip olan üç büyük salonda gösterimler gerçekleşecek.

İrfan Demirkol’un bu açıklamaları, 1 Temmuz’dan sonra da sinema salonlarını zor günlerin beklediğini ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın mevcut tutumunu sürdürdüğü takdirde yüzlerce salonun kapatılmak zorunda kalacağını gösteriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information