Hem Fantastic Fest’te hem de Toronto Film Festivali’nin Midnight Madness bölümünde gösterildiğinde seyircilere derin bir haz yaşatırken sevinç çığlıklarıyla karşılanan İntikam; korku-gerilim türünün alt türlerinden biri olan ve tipik olarak erkek yönetmenlerin bakış açılarıyla kurulan tecavüz-intikam temalı filmlere büyüleyici ve baştan çıkarıcı bir kadın perspektifi sunuyor. Haute Tension ve À l'intérieur gibi bol kanlı, vahşet içeren ve başrollerde güçlü kadın karakterleriyle parlayan Yeni Fransız Aşırılığı filmleriyle aynı kategoride değerlendirebileceğimiz İntikam; henüz ilk uzun metrajında sinema tarihine kült bir eser armağan etmeyi başaran Fransız yönetmen Coralie Fargeat’in ellerinde ışık saçıyor. İntikam, Mezarına Tüküreceğim gibi bu alt türün öncülü olmuş ama kadını ve onun kendisine tecavüz edenlerden intikam alma biçimini eril bir perspektiften çizen ve “eğer bir kadın intikam alacaksa böyle yapmalı” gibi fikirler sunarak kendi erilliğini bir kez daha dışa vuran filmlerin aksine; bir tecavüzün intikamından çok fiziksel ve psikolojik bir hayatta kalma savaşını, türün klişeleşmiş kalıplarını tersine çevirerek anlatıyor. Üstelik Fargeat tüm bunları, Fransız kara mizahı ile, bir insan vücudundan akabilecek en fazla kanın çok daha fazlasını akıtarak yapıyor. İntikam: İnsan Vücudundan En Fazla Ne Kadar Kan Akabilir? Jen (Matilda Lutz), evli erkek arkadaşı Richard (Kevin Janssens) ile alabildiğine geniş bir çölün ortasında, yalnızca helikopterle erişilebilen ultra lüks bir evde birkaç gün geçirmeye gelir. Richard için bu durum seksten öte bir noktaya asla varmayacak olsa da Jennifer, bu durumu kendi yararına kullanacak kadar akıllı bir kadındır. Patrick'in iki arkadaşı, Stan (Vincent Colombe) ve Dimitri (Guillaume Bouchede) bir av gezisi için gelmeleri gereken günden daha erken gelirler ve onlara göre Jen'in neden orada olduğu açıkça bellidir; ama Jen onlara sandıkları gibi itaatkar biri olmadığını da açıkça belli eder. Patrick'in metresi olduğunu kabul etse de onun her kaprisini çekmez ve Stan ile dans ederek bedensel özerkliğini de netleştirir. Ertesi gün, Jen'in ‘herkes’in metresi olduğunu düşünen Stan, Jen ona kendisiyle ilgilenmediğini açıkça belirtmesine rağmen, Jen’e tecavüz eder. Tecavüze tanık olan Dimitri ise bu suça gözlerini kapatarak eşlik eder. Olayları öğrenen Richard, Jen'i, onun psikolojisini umursamaz biçimde teselli etmeye çalışınca da Jen, Richard’ı her şeyi eşine anlatmakla tehdit eder. Öfkeli bir kaçma kovalamacanın ardından Jen’i sıcak çöl güneşinin altında ölüme terk ederler. Onlara göre ağzında lolipopla gezen, kısacık elbiselerle ‘erkeklik’lerini ‘tahrik eden’ ve seks objesi olarak baktıkları bu kadın, cinsel tatminlerini sağlayacak basit bir et parçasından fazlası değildir. Ancak Jen, bu ilk saldırıdan kurtulur ve onlara, onların sandığından çok daha zeki olduğunu göstereceği bir intikamın peşine düşer. Ama bu intikam hayatta kalmak içindir; çünkü Fargeat, Jen'i hayatta kalabilmesi ve kaçması için bu adamları öldürmesi gereken bir yere yerleştirir. Hayatta kalma içgüdüsü, çekilen acıdan çok daha güçlüdür ve halüsinatif yan etkileri olsa bile ağrı kesici olarak kullanılabilecek küçük bir peyote, kısa vadede ölümcül yaralarını temizlemesine yardımcı olur. Böylece, filmin ilk yarısında erkeklerin gözünden bakılan ve stereotipleştirilen Jen, ikinci yarıda kendi devrimci uyanışını gerçekleştirerek kamerayı kendi gözünden yana çevirir ve İntikam, bu alt türün kalıplarını yıkıp, sözlü ve yazılı tematik düzlemi de kapsayacak biçimde, kadın ve erkek davranışlarını nasıl gördüğümüze ilişkin korkusuz ve bol kanlı bir incelemeye dönüşür.  

Yazar Puanı

Puan - 85%

85%

Yeni Fransız Aşırılığı filmleriyle aynı kategoride değerlendirebileceğimiz İntikam; henüz ilk uzun metrajında sinema tarihine kült bir eser armağan etmeyi başaran Fransız yönetmen Coralie Fargeat’in ellerinde ışık saçıyor.

Kullanıcı Puanları: 4.9 ( 1 votes)
85

Hem Fantastic Fest’te hem de Toronto Film Festivali’nin Midnight Madness bölümünde gösterildiğinde seyircilere derin bir haz yaşatırken sevinç çığlıklarıyla karşılanan İntikam; korku-gerilim türünün alt türlerinden biri olan ve tipik olarak erkek yönetmenlerin bakış açılarıyla kurulan tecavüz-intikam temalı filmlere büyüleyici ve baştan çıkarıcı bir kadın perspektifi sunuyor. Haute Tension ve À l’intérieur gibi bol kanlı, vahşet içeren ve başrollerde güçlü kadın karakterleriyle parlayan Yeni Fransız Aşırılığı filmleriyle aynı kategoride değerlendirebileceğimiz İntikam; henüz ilk uzun metrajında sinema tarihine kült bir eser armağan etmeyi başaran Fransız yönetmen Coralie Fargeat’in ellerinde ışık saçıyor.

İntikam, Mezarına Tüküreceğim gibi bu alt türün öncülü olmuş ama kadını ve onun kendisine tecavüz edenlerden intikam alma biçimini eril bir perspektiften çizen ve “eğer bir kadın intikam alacaksa böyle yapmalı” gibi fikirler sunarak kendi erilliğini bir kez daha dışa vuran filmlerin aksine; bir tecavüzün intikamından çok fiziksel ve psikolojik bir hayatta kalma savaşını, türün klişeleşmiş kalıplarını tersine çevirerek anlatıyor. Üstelik Fargeat tüm bunları, Fransız kara mizahı ile, bir insan vücudundan akabilecek en fazla kanın çok daha fazlasını akıtarak yapıyor.

İntikam: İnsan Vücudundan En Fazla Ne Kadar Kan Akabilir?

Jen (Matilda Lutz), evli erkek arkadaşı Richard (Kevin Janssens) ile alabildiğine geniş bir çölün ortasında, yalnızca helikopterle erişilebilen ultra lüks bir evde birkaç gün geçirmeye gelir. Richard için bu durum seksten öte bir noktaya asla varmayacak olsa da Jennifer, bu durumu kendi yararına kullanacak kadar akıllı bir kadındır. Patrick’in iki arkadaşı, Stan (Vincent Colombe) ve Dimitri (Guillaume Bouchede) bir av gezisi için gelmeleri gereken günden daha erken gelirler ve onlara göre Jen’in neden orada olduğu açıkça bellidir; ama Jen onlara sandıkları gibi itaatkar biri olmadığını da açıkça belli eder. Patrick’in metresi olduğunu kabul etse de onun her kaprisini çekmez ve Stan ile dans ederek bedensel özerkliğini de netleştirir. Ertesi gün, Jen’in ‘herkes’in metresi olduğunu düşünen Stan, Jen ona kendisiyle ilgilenmediğini açıkça belirtmesine rağmen, Jen’e tecavüz eder. Tecavüze tanık olan Dimitri ise bu suça gözlerini kapatarak eşlik eder. Olayları öğrenen Richard, Jen’i, onun psikolojisini umursamaz biçimde teselli etmeye çalışınca da Jen, Richard’ı her şeyi eşine anlatmakla tehdit eder. Öfkeli bir kaçma kovalamacanın ardından Jen’i sıcak çöl güneşinin altında ölüme terk ederler.

Onlara göre ağzında lolipopla gezen, kısacık elbiselerle ‘erkeklik’lerini ‘tahrik eden’ ve seks objesi olarak baktıkları bu kadın, cinsel tatminlerini sağlayacak basit bir et parçasından fazlası değildir. Ancak Jen, bu ilk saldırıdan kurtulur ve onlara, onların sandığından çok daha zeki olduğunu göstereceği bir intikamın peşine düşer. Ama bu intikam hayatta kalmak içindir; çünkü Fargeat, Jen’i hayatta kalabilmesi ve kaçması için bu adamları öldürmesi gereken bir yere yerleştirir. Hayatta kalma içgüdüsü, çekilen acıdan çok daha güçlüdür ve halüsinatif yan etkileri olsa bile ağrı kesici olarak kullanılabilecek küçük bir peyote, kısa vadede ölümcül yaralarını temizlemesine yardımcı olur. Böylece, filmin ilk yarısında erkeklerin gözünden bakılan ve stereotipleştirilen Jen, ikinci yarıda kendi devrimci uyanışını gerçekleştirerek kamerayı kendi gözünden yana çevirir ve İntikam, bu alt türün kalıplarını yıkıp, sözlü ve yazılı tematik düzlemi de kapsayacak biçimde, kadın ve erkek davranışlarını nasıl gördüğümüze ilişkin korkusuz ve bol kanlı bir incelemeye dönüşür.  

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi