Advertisement

Persona’dan Yedinci Mühür’e Bergman sinemasında gölgelerin estetiğini gözler önüne seren videoda umutsuzluğun en net tezahürlerinden birinin ışık yoluyla gerçekleştirildiğini görmek mümkün.

Bergman, insanın varoluş mücadelesini sorgularken kullandığı yakın planlar aracılığıyla da fimlerinin görselliğini ayrı bir boyuta taşır. Özellikle gözlerin ön plana çıktığı bu yakın planlarda, karakterlerle bambaşka bir bağ kurmak ve deyim yerindeyse onlarda kendimizi bulmak mümkün kılınır. Bergman’ın izleyicisinin kalbine dokunabildiği yakın planları, filmografisinin belki de en vurucu anlarını oluşturur. Melankolik yüzler, sorgulayıcı bakışlar, yer yer endişe dolu mimikler Bergman sinemasının unutulmazları arasına girer ve anlatı içe doğru katmanlanarak insan olmanın gizli cevherine dokunmaya başlar. Bu bazen görkemli bazense çaresiz ve küçülmüş yüzleri sıklıkla gölgelerle tamamlayan Ingmar Bergman, insanın karanlık yanına, gizli kalmış yönlerine, varolmanın yer yer karanlık yanına da vurgu yapmayı ihmal etmez.

Bergman Sinemasında Gölgeler: Varlık ve Hiçlik

Aydınlık olanla karanlık arasındaki geçişi, bir varoluş sorgusu olarak varlık ve hiçlikle de paralel kullanan Ingmar Bergman, zıtlıkların sınırlarını, iç içe geçirerek tanımlar. Persona’dan Yedinci Mühür’e Bergman sinemasında gölgelerin estetiğini gözler önüne seren videoda umutsuzluğun en net tezahürlerinden birinin ışık yoluyla gerçekleştirildiğini görmek mümkün. Yer yer hayli keskin yer yerse daha yumuşak geçişlere sahip olan gölgelerin, yakın plan çekilen yüzleri parçalı bir yapıya dönüştürmesi, yeni anlamların da kapısını aralar.

Bergman sinemasında gölgelerin estetik bir biçimde kullanılmasını inceleyen videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information