In the Mood For Love’ın görüntü yönetmenlerinden Christopher Doyle, verdiği bir demeçte çalışma tarzı hakkında konuşurken; neden kariyeri boyunca Michael Mann ve James Cameron gibi Hollywood sinemasının en bilinen ve önemli yönetmenleriyle çalışmadığından bahsetti.

Hong Kong İkinci Yeni Dalgası’nın öncü isimlerinden Wong Kar-Wai, 1988’de Ashes of Time ile başladığı sinema kariyerine Chungking Express, Fallen Angels ve Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandığı Happy Together filmleriyle devam etse de başyapıtının 2000 yapımı In the Mood For Love filmi olduğunu söylersek sanırım yanılmış olmayız.

Romantizmi ve aşkı orijinal bir anlatıyla birleştiren film, duygu yüklü anlatımıyla aşkın en gerçekçi hâlini izleyiciye müthiş bir şekilde yansıtıyor. Aynı zamanda sinema yazarları, yönetmenler ve sektör profesyonellerinden oluşan 25 kişilik jürinin oylarıyla seçtiğimiz “Son 20 Yılın En İyi 50 Filmi” listesinin ilk sırasında yer alan In the Mood For Love, özellikle görüntü yönetimiyle de hafızalarımıza kazınıyor. Film, renk paletiyle izleyiciyi büyülediği gibi görsel ahengi ve şiirselliğiyle de unutamayacağımız bir seyir zevkine dönüşüyor.

Yıllar geçmesine rağmen etkisini hiç kaybetmeyen film, önümüzdeki yıl 20. yıl dönümüyle sinemaseverleri selamlayacak. Dünyanın prestijli sinema sitelerinden The Film Stage ise filmin görüntü yönetmenlerinden Christopher Doyle ile bir röportaj gerçekleştirdi. Christopher Doyle, The Film Stage’e verdiği röportajda çalışma tarzı hakkında konuşurken; neden kariyeri boyunca Michael Mann ve James Cameron gibi Hollywood sinemasının en bilinen ve önemli yönetmenleriyle çalışmadığından bahsetti.

Christopher Doyle: “In the Mood For Love ile Son Derece Gurur Duyuyorum.”

Wong Kar-wai ile Chungking Express, Happy Together, 2046 filmlerinde de birlikte çalışan Christopher Doyle, yönetmenle birlikte bir süredir Kar-wai’nin filmlerini restore etmekle meşgul. In the Mood For Love ile çok gurur duyduğunu söyleyen ama kariyerini sadece bu filmle sınırlandırmak istemeyen Doyle, bir sonraki filminin en iyi filmi olduğuna inanarak çalışmayı tercih ettiğini belirtti. Bu motivasyonla çalışan Christopher Doyle, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Tabii ki In the Mood For Love ile son derece gurur duyuyorum ama bir sonraki filmimin en iyi film olduğuna gerçekten inanıyorum. Eğer bu şekilde çalışmasaydım, bu şekilde niyetim, bütünlüğüm ve bu motivasyonum olmasaydı, çalıştığım insanlara bu kadar güvenmeseydim, ne olurdu? Emekli olmalıydım. In the Mood For Love’dan sonra çalışmayı bırakmalıydım. Tüm filmlerin bizi çok özel bir alana götürdüğünü, yani fikrin bütünlüğünü, ifade edilme biçimini ve filmin ritmini anlamak çok önemlidir. Diğer filmleri, en azından bundan daha iyi olmaya çalışacak şekilde yapmalıyım.” Bu açıklamalarıyla In the Mood For Love Christopher Doyle’un kariyerinde ve kişisel hayatında özel bir yerde konumlanmış gibi gözüküyor.

Christopher Doyle: “Michael Mann veya James Cameron Gibi Yönetmenler Benimle Çalışmaya Cesaret Edemiyorlar.”

Öte yandan Christopher Doyle, neden kariyeri boyunca Michael Mann ve James Cameron gibi Hollywood sinemasının en bilinen ve önemli yönetmenleriyle çalışmadığından da bahsetti. “Birlikte çalıştığım insanlarla senaryo ya da para yüzünden çalışmıyorum. Çünkü o insanlarla altı ayınızı veya bir yılınızı birlikte geçirebilir ve birbirimizin keyfini çıkarabiliriz. Demek istediğim, herhangi bir filmde birileriyle en az altı ay geçirmek zorundasınız. Neden altı ayını Michael Mann veya James Cameron ile geçireyim? Benimle çalışmaya cesaret edemiyorlar, benimle ne yapacaklarını bilmiyorlar. Çünkü dünyanın onların etrafında döndüğünü düşünüyorlar. Dünya kimsenin etrafında dönmüyor. Benim dünyam samimiyet ve paylaşılan fikirlere dayanıyor.” açıklamalarından anladığımız kadarıyla Doyle, çalıştığı yönetmenlerle geçirdiği süreyi çok kıymetli buluyor.

Her şeyin çok hızlı bir şekilde ilerlediği Hollywood’da çalışmak Christopher Doyle’un hiç tercih edeceği türden bir çalışma şekli değil. Hollywood dünyasında stüdyoların da film çekenler üzerinde yarattığı baskıyı düşünürsek, Doyle’un Hollywood’a mesafeli olmasını anlamak çok zor olmasa gerek. Görüntü yönetmenliğini üstlendiği filmlere baktığımızda, Doyle’un yaptığı bu açıklamaların kendi içinde bir tutarlılık yarattığını da söyleyebiliriz.

Kaynak: The Film Stage

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information