Başarılı oyuncu Edward Norton’ın 19 yıl sonra yeniden yönetmenliğe geri döndüğü, dünya prömiyerini 44. Toronto Film Festivali’nde yapmaya hazırlanan Motherless Brooklyn’den ilk görseller yayınlandı.

Daha önce 2000 yılında çektiği Keeping the Faith filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini yaşayan başarılı oyuncu Edward Norton, 19 yıl aradan sonra Motherless Brooklyn ile yönetmenliğe geri döndü. Norton’ın senaryosunu yazıp yönettiği, aynı zamanda başrolünde yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Alec Baldwin, Bruce Willis, Willem Dafoe, Gugu Mbatha-Raw, Bobby Cannavale, Cherry Jones gibi isimler yer alıyor.

Jonathan Lethem’in aynı adlı romanından uyarlanan film, izleyiciyi 1950’lerin New York’una davet ediyor. Tourette sendromundan muzdarip özel dedektif Lionel Essrog’un, cinayete kurban giden akıl hocası ve tek dostu Frank Minna’nın katilini bulmaya çalışmasını konu alıyor. Filmde Edward Norton, Lionel Essrog’u; Bruce Willis ise Frank Minna’yı canlandırıyor.

Edward Norton: “Motherless Brooklyn, Amerikan Rüyası Dediğimiz Şeyin Derinine İniyor.”

Vanity Fair ile bir röportaj gerçekleştiren Edward Norton, yıllardır çekmek için büyük bir uğraş verdiği bu projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyor. Romanın 1999 yılında geçmesine rağmen filmin 1950’lerde geçmesini tercih eden Norton, gerçeklerle yüzleşmeyi amaçladığı için bu dönemi seçtiğini söylüyor. Bunu bir kaçış olarak görmediğini dile getiren Norton, filmle ilgili günümüzün Trump yönetimine, Amerika’daki mevcut kültürel ve siyasi bölünmeye dair okumalar yapabileceğimizi söylüyor.

Bu açıdan film noir estetiğinden referans alarak Motherless Brooklyn’i, Roman Polanski imzalı Chinatown ile karşılaştırıyor. Her iki film de toplumundaki mevcut huzursuzluk hakkında klasik dedektif portatifini kullanıyor. Motherless Brooklyn hakkındaki düşüncelerini de şu şekilde dile getiriyor: “Şu an da yaşadıklarımızdan çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum. Bu Amerikan rüyası dediğimiz şeyin derinine iniyor ve bunun boyutlarına bakıyor. Özellikle insanları dehşete düşüren anlar yaşanırken rezonansa giriyor.”

Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapmaya hazırlanan film, aynı zamanda New York Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilecek. Filmin festival yolcuğunda nasıl yorumlar alacağı bilinmez ama Edward Norton’ın bu filmle hem oyuncu hem de yönetmen olarak Oscar yarışında adından söz ettirme ihtimâlinin olduğunu belirtmeden geçmeyelim.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information