-nwj0wSDZUs

Tilda Swinton, kadın temsilinin sinema tarafından yeniden üretilmesi sürecinde oldukça ilerici izler bırakmış bir isim. Performans sanatçısı, oyuncu, yapımcı, aktivist, model ve hepsinin ötesinde kült bir stil ikonu olan Swinton, yaklaşık 70 film, 40 tiyatro oyunu ve sayısız performansta yer aldı. 1980’lerin ortasından beri çalıştığı pek çok bağımsız yönetmen ve kuir sinemacı mevcut. Tüm bunlar, bütünlüklü olarak incelendiğinde, belli bir kalıba uyan kadın temsillerinin yeniden inşa sürecine dair bir külliyat gibiler.

Tilda Swinton’ın Unutulmaz Performansları

Bir grafik roman uyarlaması olan Constantine‘de canlandırdığı Cebrail karakteri, Swinton’ın kariyeriyle güçlü bir uyum yakalıyordu. Tanrı’yla insanlar arasındaki iletişimi sağlayan melek Cebrail rolünde Swinton’ın, kariyerinin birçok noktasında yaptığı gibi, cinsel kodların dışına taşan bu karaktere de son derece çarpıcı biçimde hayat verdiğini görebiliyoruz. Başka bir çizgi roman uyarlaması olan Doctor Strange‘de ise saçları kazınmış, tüm cinsel kimliklerden azade, sadece bilgileri ve bilgeliğiyle var olan The Ancient One karakteriyle harika bir uyum gösteriyordu Swinton.

Jim Jarmusch’un nevi şahsına münhasır vampir filmi Only Lovers Left Alive‘daki Eve karakteri de Tilda Swinton’ın unutulmazları arasında şüphesiz. Tom Hiddleston’la sinema tarihindeki en cool çiftlerden birine hayat verdikleri bu filmde; Swinton’ın personasıyla Eve’in sanat tarihine referanslarla doldurulmuş karakteri arasındaki paralellik harika bir sonuç doğuruyordu.

Yine Swinton’ın rol aldığı Okja’nın da yönetmeni olan Joon-ho Bong’un ilk İngilizce filmi Snowpiecer‘da alt sınıf mensubu çalışanlara karşı mübalağalı derecede duyarsız birini canlandırarak, günlük hayatta karşımıza çıkabilecek ama beyazperdede nadiren rastladığımız, çok sıradan fakat sıradanlıklarıyla kadının belli bir model olması gerekliliğini yıkan bir kadın olarak karşımıza çıkmıştı Tilda Swinton.

Virginia Woolf uyarlaması Orlando, Swinton’ın canlandırdığı, belki de en tuhaf karakteri içeriyordu. Ama tam da bu sebepten bu rol, Swinton’a tüm oyunculuk yeteneklerini sergileme imkânı veriyordu. Mucizevi bir şekilde cinsiyet değiştirip ölümsüz olan böylesi bir karakter için Swinton’dan daha iyi bir seçim olamazdı diyebiliriz.

Tilda Swinton, belki de en akılda kalıcı performansını ise Lynne Ramsey imzalı We Need to Talk About Kevin‘da göstermişti. Sivri özellikleri olan, yer yer fantastik ögeler taşıyan rollerdeki başarısının yanında, bu filmde en dokunaklı, duygusal anlamda en yoğun performansını sergilediğini söylersek abartmış olmayız. Psikolojik sorunları olan oğlu Kevin’la annesi arasındaki ilişkiye odaklanan bu film, toplumun kabul ettiği anne kavramını etkileyici bir biçimde tartışmaya açıyordu. Gerek filmin güçlü dramatik yapısı, gerek anne ve oğul arasındaki gerilimli ilişki çok güçlü bir oyuncu performansı gerektiriyordu; lakin Tilda Swinton bu zorlu performansın altından da, her zaman olduğu gibi, başarıyla kalkıyordu.

Her daim cesur, kalıplara sığmayan, yerleşmiş algıları eğip büken Tilda Swinton’ın etkileyici performanslarından bazılarına aşağıdaki videodan göz atabilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi