0wI4HXBH9Yc


Bonnie and Clyde filmini mercek altına alan video, Fransız Yeni Dalgası’ndan izler taşıyan filmin Amerikan sinemasında nasıl bir dönüm noktası olduğunu ortaya koyuyor.

Sinema tarihine bakıldığında Hollywood’un 70’lerdeki altın çağının doğmasında bir filmin dönüm noktası olduğu kabul edilir. Usta yönetmen Quentin Tarantino’nun deyimiyle 70’ler sineması esas anlamı ile 1967’de başladı. O film de Arthur Penn imzalı Bonnie and Clyde filmiydi. 

1930’lu yıllarda Büyük Buhran döneminde Amerika’da banka soygunları ile üne kavuşan iki kanun kaçağı: Bonnie Parker ve Clyde Barrow. Kapitalizme karşı halk arasında bir Robin Hood gibi görülmeye başlayan ikiliyi konu alan film bir başyapıt olarak görülüyor. Hatta dönemi Bonnie and Clyde öncesi ve sonrası olarak iki periyota ayırmak mümkün gibi duruyor. Senaryosu, Fransız etkileri, anlatımın iki yönlülüğü, film janrının esnetilmesi gibi durumlarda çığır açıcı ve devrim niteliğinde bir film olarak görülüyor. 

Filmin açılışında Bonnie’nin dudakları yapılan extreme close-up ve kameranın onu takip ederken kurgusal olarak kullanılan jump-cut’lar film için anlam haznesinden yapılacak çıkarımlara kadar birçok ipucu veriyor. Karakterin yakın plan çekimlerine yapılan kesmeler fark edilmez bir şekilde yapılmıyor. Bunun yerine izleyiciye hissettirilerek karakterin gergin ruh hâline dair bir hava hissettiriyor.  Bu hava ayrıca görsel olarak çerçeve içinde çerçeve kullanımı ve mizansende kullanılan prop’lar ile karakterin sıkışmışlık hissine dair birçok bilgiyi kusursuz bir biçimde aktarıyor.

Bonnie and Clyde Filminin Anlatısında Fransız Yeni Dalgası Etkisi

Dönemin Amerikan filmlerinden oldukça farklılaşan kamera, kurgu biçimleri yönetmen Arthur Penn’in okyanus ötesinden bu ilhamı aldığını oldukça bariz izleyici aktarıyor. Bunun şüphesiz kaynağı ise Fransız Yeni Dalga filmleri. Filmin janralarının sınırları ile oynaması, deneysel kurgu biçimleri kullanması bu etkinin bir sonucu. Penn, bu vesile ile yeni dalgayı Hollywood izleyicisi ile tanıştırıyor. Bu da şüphesiz Bonnie and Clyde’ı Amerikan sinema tarihinde öncü bir konuma yerleştiriyor.

Filmin senaryosunda imzası bulunan Robert Benton ve David Newman, Jean-Luc Godard’ın À bout de souffle ve François Truffaut’nun Jules et Jim gibi bu akımın başyapıt filmlerinden etkilenerek Bonnie and Clyde’ı yazdı. Fransız Yeni Dalga’nın provokatif tarzını Amerikan gangster hikâyesi ile birleştirdi. 

Now You See It tarafından hazırlanan video essay ayrıca, klasik hikâye anlatımında filmin cinsiyet rolleri arasındaki sağlanan dinamikleri Bonnie ve Clyde’ın birbiriyle ilk tanışmasından itibaren nasıl kurulduğunu inceliyor. Seks, şiddet kavramlarının karakterler arasında aktarılma biçiminin, dönemin ana akım filmlerinden ayrılışını da izleyiciye aktarıyor.  Bununla birlikte Büyük Buhran döneminin anlatıldığı ilk film olması, şiddet temsilinin bu olay üzerinden sunulma yolu da oluyor. 

Bonnie and Clyde filminde hikâyede kurulan gerçekçiliğin ve özellikle çatışma sahnelerdeki şiddet tasvirinin farklı farklı biçimlerde The Godfather, Butch Cassidy and the Sundance Kid, Pulp Fiction gibi filmleri etkilediğini görmek mümkün.

Bonnie and Clyde filmini mercek altına alan video essay‘i buradan izleyebilirsiniz.

Kaynak: Now You See It

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information