Harvey Weinstein’ı suçlayan kadınların başlattığı toplu davanın 25 milyon dolarlık bir anlaşmayla neticelenmek üzere olması, cinsel saldırı davalarında yaptırımların yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Aslında yıllardır cinsel saldırı suçları işlediği Hollywood’da birçok kişi tarafından bilinen Harvey Weinstein‘ın suçları nihayet 2017 yılında gün yüzüne çıkmış, The New York Times tarafından yayımlanan kapsamlı makalede Rose McGowan ve Ashley Judd’un da aralarında yer aldığı çok sayıda kadın Weinstein’ın mide bulandırıcı suçlarını açıklamıştı. Weinstein’ın yıllardır hasır altı etmeyi başardığı suçlarının gün yüzüne çıkmasını sağlayan bu açıklamalar, #MeToo ve #TimesUp hareketlerinin ortaya çıkmasını sağladı. Sadece Hollywood’da değil eğlence ve medya sektörünün pek çok alanında etkileri hissedilen bu hareket; Brett Ratner, Kevin Spacey, John Lasseter, Bryan Singer, Roger Alies gibi pek çok kişiyi suçlarıyla yüzleşmek zorunda bıraktı. Ayrıca Woody Allen gibi aslında uzun süredir cinsel saldırı suçlamalarıyla anılan ama herhangi bir yaptırımla karşılaşmayan isimler de Hollywood’daki saygınlığını yitirdi.

Tüm bu yaşananlar cinsel saldırı suçlarının cezasız kalmaması adına önemli gelişmeler olsa da aradan geçen 2 yılda suçlamalarla gündeme gelen isimlerin herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşmamış olması başta ABD olmak üzere pek çok ülkede hukuki sistemlerin cinsel saldırı suçlamalarına karşı yetersiz kaldığını gözler önüne serdi.

Son günlerde Harvey Weinstein davasında yaşanan gelişmeler, ABD’de mevcut yasalarla cinsel saldırı suçlarının mahkeme önünde ispatlanıp cezalandırılmasının ne kadar güç olduğunu gösterdi. The New York Times’ın haberine göre Weinstein ve artık iflas etmiş durumda olan The Weinstein Company‘nin yönetim kurulu, Weinstein’a karşı toplu dava başlatan ve yapımcıyı tecavüze varan cinsel saldırılarla suçlayan onlarca kadınla anlaşmaya varmak üzere. Bu anlaşmanın gerçeğe dönüşmesi hâlinde toplam 25 milyon dolarlık anlaşmayla davacıların birçoğu suçlamalarını geri çekecek ve Weinstein bu suçlarına karşı herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacak. Weinstein’ın herhangi bir suçu kabul etmesi de gerekmeyecek. Üstelik tüm bunları yapmak için aslında ne Weinstein’ın ne de şirketinin kasasından para çıkmayacak. Çünkü bu anlaşma kapsamında ödenecek bedeli sigorta şirketi karşılayacak.

Harvey Weinstein’ın İleride Farklı Davalarla Karşılaşması Mümkün

Anlaşmayı kabul etmeyen kadınların farklı bir davayla mahkemede Weinstein’ın karşısına çıkması mümkün. Ayrıca Ashley Judd gibi henüz suçlamalarını mahkemeye taşımayan kadınların da yeni bir dava başlatmasının önünde bir engel bulunmuyor. Ancak onlarca kadının bir araya gelerek başlattığı bu davada anlaşma yoluna gidilmesi #MeToo hareketi için gerçekten cesaret kırıcı. Çünkü bu davada Weinstein’ı suçlayan kadınların anlaşmaya gitmesinin arkasındaki sebep bu olaydan mali kazanç sağlama gayesi değil. Bu davanın Weinstein’ın suçlu bulunmasıyla sonuçlanma ihtimalinin oldukça düşük olması. Kaldı ki mahkeme sonunda Weinstein’ı suçlu bulacak olsa bile yıllarca sürebilecek bu süreç davacılar için hem maddi hem de manevi olarak oldukça yıpratıcı olacaktır. Bu durumda davacıların yıllarca sürebilecek bu davanın hayatlarını ele geçirmesine izin vermek istememeleri gayet anlaşılır. Ancak Weinstein’ın cebinden bir kuruş bile çıkmadan bu davadan sıyrılmış olması yaşanan tüm bu sürecin sonunda çok da yol katedilemediğini gözler önüne sermesi açısından endişe verici.

Çünkü işledikleri suçlar açıkça ortaya serilmesine rağmen hukuki bir yaptırımla karşılaşmayan tek isim Weinstein değil. Brett Ratner, Kevin Spacey, John Lasseter, Bryan Singer gibi isimler de henüz bu tarz bir yaptırımla karşılaşmış değil. Kaldı ki sinema dünyası içinde de bu isimlere karşı yaptırımlar oldukça tutarsız. Bir kez daha tecavüz suçlamalarıyla gündemde olan Roman Polanski Fransa’da film çekmeye ve dağıtımcı bulmaya devam ediyor. Üstelik filmleri gişede en çok izlenen yapımlar arasında yer alıyor ve Venedik gibi festivallerde gösteriliyor. Bryan Singer kendisine yöneltilen suçlamalar ortaya çıktıktan sonra bile yeni projelere adını yazdırmaya devam etti. Hollywood’un Singer ile yollarını ayırması için suçlamaların göz ardı edilemeyecek kadar çok sayıya ulaşması gerekti. Üstelik bugün bile Singer’ın bir gün Hollywood’a dönüp yeni filmlere imza atması imkânsız diyemeyiz. Benzer örneklerin sayısı korkutucu derecede fazla.

#MeToo, #TimesUp ve benzeri hareketlerin yarattığı değişim rüzgarının etkisi yadsınamaz. Ancak bu hareketlerin çabalarının kayda değer sonuçlar doğurabilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması ve sistematik değişikliklerin gerçekleşmesi şart ve Harvey Weinstein davası bir kez daha gösterdi ki tüm dünyanın bu yolda daha çok yol katetmesi gerekiyor.

Kaynak: IndieWire, BBC

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information