Kemal Tahir’in aynı adlı romanından uyarlanan Yorgun Savaşçı, 1980 yılında Halit Refiğ tarafından TRT için çekilmiş 8 bölümlük bir diziydi. Güçlü oyuncu kadrosu, 2,5 yıl süren çekimleri ve 1 doların 35 lira olduğu dönemin koşullarında rekor denilebilecek büyüklükteki 40 milyon TL bütçesiyle oldukça iddialı bir yapım olarak daha ilk günden çok konuşulan bir projeye dönüşmüştü.

Çekimlere başlandıktan bir süre sonra Sine-Sen ve TRT arasındaki anlaşmazlık sebebiyle aksayan Yorgun Savaşçı’nın askeri yardım olmadan yürümeyeceği anlaşılmıştı. Aradan geçen zaman içerisinde TRT çekimleri devam ettirebilmek için türlü uğraşlar gösterse de bu kez de 12 Eylül askeri darbesi gerçekleşti. Başladıktan birkaç ay sonra engellenen, yaşanan gecikmenin ardından çekimlerine devam edilebilen ancak bu kez de zorlu hava şartları sebebiyle sekteye uğrayan Yorgun Savaşçı’nın akıbeti bir türlü istenildiği gibi gidememişti. Çekimlerin gerçekleştirilmesi önemliydi çünkü yapım Atatürk’ün 100. doğum yılına yetiştirilmek isteniyordu. Yanı sıra, o dönemde yüzü batıya dönen TRT için de Yorgun Savaşçı’nın başarılı olması demek Aşk-ı Memnu’nun ardından bütçenin git gide daha fazla yerli yapımlara dönmesini sağlayacak bir eşik anlamı taşıyordu. Düzenli ordunun Kurtuluş Savaşı’nda oynadığı rolü konu alan romanın uyarlamasının oyuncu kadrosu da Can Gürzap, Meral Orhonsay, Atilla Tokatlı, Hulusi Kentmen olmak üzere oldukça zengindi.

Yorgun Savaşçı Dizisinin Yakılarak İmha Edilmesi

Dizi filmin yapımcısı olan Ömer Serim o dönem yaşananları şöyle açıklamıştı “Bu filmi askerlerin gözetimi ve yardımı altında çektik. Fakat darbe olunca Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptığı ilk işlerden biri filmin yakılmasına karar vermek oldu. Bir yıl geçtikten sonra filmin yakıldığı ortaya çıktı. Yakılmasını da o sırada TRT Genel Müdürü olan Macit Akman üstlendi ve ‘Ben yaktırdım’ dedi. Ortalık çok karıştı. Bu film yakıldıktan 2 yıl sonra filmin bir komisyon tarafından yakıldığı anlaşıldı. Filmin Genelkurmay Başkanlığı matbaasına götürüldüğü, oradaki fırınlarda komisyon üyelerinin denetimi altında kül edildiği öğrenildi. Filmin aslı, müzik ve dublaj bantları yakıldı. Sadece bir negatif kopyası saklandı. O da negatif olduğu için asla bastırılamaz.” Yine o dönem Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak görev yapan ve kararı veren komisyonda yer alan Turgut Özakman ise durumu şöyle özetlemişti: “Bu işe devlet memuru olarak görevlendirildim. Ne yazık ki kuruldan önce filmin yakılma kararı verilmişti. Bunun çok ayıp olduğunu, yapılamayacağımı söylesem de bir işe yaramadı. O komisyonda imzamın olması büyük bir talihsizlik. Yakılmasına gereksiz korku ve kaygıdan ortalığı telaşa veren adamlar tarafından karar verilmişti. Filmin tamamının yok edilmemesi için 2 kişi emek verdi. Bunlardan biri bendim. Diğeri de komisyonda bulunmayan Kerim Aydın Erdem’di. Bizim yoğun çabamızla filmin bir nüshasını korumayı başardık. Zaten Kerim Aydın Erdem daha sonra TRT Genel Müdürü oldu ve kasasından bu film çıktı. Eksiksiz olarak da yayınlandı. Ben kendimi bununla akladım.” Yapımın yakılmasıyla ilgili olarak yapılan açıklamada Atatürk’ü ve milli mücadeleyi kötü gösterme temel neden olarak belirtiliyordu. Halit Refiğ’in kendi çalışmasının yakıldığını ise gazeteden öğrendiği bahsi geçen detaylar arasında. Haklı, haksız savlar, dönemin koşulları, ruhu hepsi bir yana bir eserin yakılarak imha edilmesi elbette geriye dönüp baktığımızda geçmişimizle bir kez daha yüzleşmemize sebep olması gereken talihsiz bir durum. 

Kaynak

Vikipedi

Turknostalji

Radikal

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi