Hakan: Muhafız, Netflix’in Türkiye’deki ilk orijinal yapımı olmasıyla, başarılı bir kadroyu bir araya getirmesiyle tarihi ve fantastik olanı harmanlayan yapısıyla yenilikçi bir adım olarak görülebilse de, anlattığı hikâyeyi risk almadan ve Gılgamış’tan bu yana bildiğimiz ve hikâye anlatmanın en etkin yolu olarak kabul gören bir biçimde izleyicisine sunmayı seçiyor. İşleyeceği kesin olan formüllerin dezavantajı ise ne yazık ki her bir aşamasını adımız gibi biliyor oluşumuz.

Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adlı kitabında belirli aşamalardan bahseder. Kahraman başlangıçta “ordinary” yani sıradan, normal yaşantısının içindedir ancak hayatını değiştirecek bir çağrı gerçekleşir. Kahraman bu çağrıyı öncelikle reddeder ancak hayatına giren bir akıl hocası sayesinde bu çağrıya en nihayetinde olumlu yanıt verir. 12 adımdan oluşan kahramanın yolculuğu Gılgamış’ta nasıl kurgulandıysa verilebilecek belki de en tuhaf örnek olan Bruce Almighty filmine kadar benzer kalıplarla ilerlediği görülebilir. Nitekim, Hakan: Muhafız da aynı adımları takip ederek bizlere hikâyesini oldukça tanıdık bir biçimde anlatıyor. Elbette Yüzüklerin Efendisi gibi kitleleri etkisi altına alan başarılı seriler, filmler de benzer yolları izledi ancak bu noktada da bu aşamaların etrafını saran olay örgüsünün gücünden, evrenlerin büyüklüğünden ve yaratılan evrene kendi yaratıcısının da inanmasının gerekliliğinden bahsetmek gerekiyor. Öyleyse “Kahramanın Yolculuğunu” da dışarıda bırakmadan Hakan: Muhafız dizisini incelemeye başlayalım.

Hakan: Muhafız 1. Sezon Değerlendirmesi: Ya Seyirci Anlamazsa?

Hakan, kendisini “Kapalı Çarşı çocuğu” olarak tanımlayan, 20’li yaşlarında bir karakter. Yer yer esprili, hayatı boyunca çok şey görmüş, deneyimlemiş ancak kendisini tatmin edecek bir noktaya kanalize olamamış bir hâli var. Kahramanın çıkacağı yolculukta ilk olarak sıradan dünyayı tanımak ve karakterle aynı şartlarda yaşadığımızı görerek özdeşim kurmamız yararlı olacaktır. Çünkü direkt olarak bir “muhafız” oluşuyla tanıyacağımız Hakan karakteriyle ortak noktalar bulmakta zorluk çekebiliriz. Ancak hayat Hakan’a da bize olduğu kadar, belki az belki çok, adil davranmamış. Öyleyse derin bir nefes alabiliriz, Hakan ve biz, benziyoruz! Hakan’ın hayatı, iş başvurusundan eli boş dönmesi ve arkadaşının biriktirdikleri parayı kumarda kaybetmesiyle git gide dibe vurur. Bu sırada, bir kadının aradığı gömlek hem Hakan’ın hem de babasının hayatını değiştirecektir. Bu gömlek Hakan için bir nevi maceraya çağrıdır. Babasının vurulmasıyla gittikleri Akın Eczanesi’nde Hakan, hayatının yeni evrenine dahil olur. Maceraya çağrının ardından Hakan, bu yeni gerçekliği ilk olarak reddeder -dizinin ilerleyen bölümlerinde de bu kafa karışıklığı ve reddetme durumunu yer yer görecek olsak da Hakan’ın görevini oldukça hızlı ve kolay bir biçimde benimsediğini söylemek mümkün- ancak akıl hocası ya da hocaları Hakan’a yol gösterecektir. Hakan, sıradan dünyanın güvenilir sınırlarından ayrılır ve yepyeni bir maceranın içine atılır. Artık ulaşması gereken zorlu görevler, İstanbul’u korumak için bir araya getirmesi gereken tılsımlı nesneler vardır. Hepsi bir araya geldiğinde Ölümsüz’ü devre dışı bırakmak ve İstanbul’u kurtarmakla yükümlüdür.

Hakan: Muhafız’ın olay örgüsü böyle ilerliyor ve bütün bilinen donelerine rağmen tarihi ve fantastik olanı iç içe geçirmesi ve oyunculuklarıyla dizinin, sürükleyici bir seyre dönüşmesi oldukça mümkün. Ancak Hakan: Muhafız’ın en büyük problemi, senaryosu aracılığıyla, yaratılan evreni sürekli olarak izleyiciye anlatma ve anlaşıldığından emin olma çabası. Hayatı boyunca Sadık Olanlar olarak kendini Muhafız’ın geleceği güne hazırlayan ve bu şekilde yaşayan karakterlerin birbirine “İstanbul’u korumak için Muhafız’a ihtiyacımız var” türevi cümleler kurması, karakterlerin o evrende birbiriyle konuştuğunu değil izleyiciye bir şeyler anlatma çabasında olduğunu gösteriyor ve fazlasıyla yapay görünüyor. Mütemadiyen bu tür diyalogların olması, izleyiciyi bir hayli uzaklaştıracak eksiler. Zira hem kurulan cümleler çeviri kokuyor, karakterlerin ağzına tam olarak oturmuyor hem de diyalogların gerçekçi yazılamadığını gözler önüne seriyor, dahası oyuncular da bu durumun farkında olarak oyun veriyor adeta.

Çağatay Ulusoy, Hazar Ergüçlü ve Mehmet Yılmaz Ak dizide oyunculuklarıyla en ön plana çıkan isimler. Çağatay Ulusoy’un rolün altından başarıyla kalktığını belirtmekle beraber Hazar Ergüçlü’nün canlandırdığı Zeynep karakterinin, duygusal olarak fazla derinlikli görünmese de ciddi bir fiziksel çalışma gerektirdiği aşikâr. Karakterin derinliğinin yeterli derecede oluşturulamaması/oluşturulmaması Hazar Ergüçlü’nün cevherini sınırlayacak bir tercih olsa da karakter için çizilen güçlü, inatçı kişilik ve ustaca dövüşmesi gibi noktalar, Ergüçlü’ye fiziksel anlamda bambaşka bir yolun kapısını aralıyor. Mehmet Yılmaz Ak ise, son dönemde Çukur dizisiyle de sık sık gündeme gelirken Hakan: Muhafız’da canlandırdığı büyük işler çevirmeye çalışan küçük bir adama olabilecek en başarılı şekilde hayat veriyor. Dizinin arka planda kalan rollerinden biri olsa da oyuncunun başarısının altını çizmek gerek.

İlk sezonu 10 bölümden oluşan Hakan: Muhafız’ın ilk üç bölümünü Can Evrenol devam eden üç bölümü Umut Aral, ardından ise Gönenç Uyanık yönetirken sezonun final bölümünde yine Can Evrenol’un adını görüyoruz. Dizinin ilk altı bölümünü izlemiş olmam sebebiyle Gönenç Uyanık’ın yönetimiyle ilgili fikir beyan edemesem de Umut Aral’ın oyuncu yönetimi de dahil olmak üzere daha başarılı bir iş ortaya koyduğunu söylemek mümkün. Yanı sıra, Hakan: Muhafız’ın, Netflix’in farklı ülkelerde de ortaya koyduğu orijinallerinden birkaç adım geride olduğunu söylemek gerek. Bu sonuçta elbette diziye ayrılan bütçenin nispeten daha az olmasının da etkisi var elbette. Zira daha yüksek bir bütçeyle farklı zamanlara yolculuğun da katmanlandırdığı bambaşka bir anlatının keyfini yaşamak da mümkün olabilirdi. Sonuçta Hakan’ın babasının döneminden ilk Muhafız’a, Osmanlı’yı da içine alan geniş bir zaman diliminden bahsediyoruz. Bu manada zaman zaman geçişler yaşasak da, bunların oldukça kısıtlı kalması ne anlatıya hizmet edebiliyor ne de hikâyeye yeni bir boyut getirebiliyor.

Elbette her şey bir kenara, Hakan: Muhafız kendini izletebilen ve süresini etkin kullanan bir dizi, ilerleyen bölümlerinde ve duyurulan 2. sezonunda senaryonun ve en önemlisi diyalog yazımının geliştirilmesini ve güzel bir fırsatın nasıl kaçırıldığına bölüm bölüm üzülmemeyi diliyorum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi