Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, kendi aralarında özel bir dil geliştiren bir çiftin üzerinden belgesel sinemanın doğasına ve imkânlarına dair sorular soran (SHn(y)o͞of) var.

Kendi imkânlarıyla hijyenik ped üretimine başlayan Hintli kadınların öyküsüne odaklanan Period. End of Sentence. ile En İyi Kısa Belgesel dalında Oscar kazanan Rayka Zehtabchi ve bu filmde birlikte çalıştığı Sam Davis’in imzasını taşıyor (SHn(y)o͞of). Amerika’nın California eyaletinde hayatlarına devam eden yaşlı bir çifti odağına alan bu yapım, başta kendi aralarında özel olarak geliştirdikleri bir dili konuşan iki insanı takip eden bir belgesel gibi başlıyor. Bu noktadan bakınca Jean-Pierre Gorin’in 1986 tarihli belgeseli Poto and Cabengo‘ya çok yakın sularda seyreder görünen yapım, son bölümünde ciddi bir kırılmaya uğrayarak belgesel formunu ve seyircinin belgesel ile kurduğu ilişkiyi tartışmaya açıyor.

(SHn(y)o͞of): Belgeselin Sınırları

Kameraya bakarak konuşan, kendi geliştirdikleri ve adına “Martince” dedikleri lisanı nasıl oluşturduklarını anlatan, bu dilde yazdıkları şiirleri kameraya doğru okuyan Bill ve Tonya Martin çiftini gördüğümüz sahnlerin etkisiyle izlediğimizi doğrudan bir belgesel olarak kodlama eğilimi gösteriyor beynimiz. Bu kısa filmin başında herhangi bir jeneriğe yer vermeyen Rayka Zehtabchi ve Sam Davis, bunun kurmaca ya da belgesel olduğuna dair yönlendirici bir done de sunmuyor. Ama görüp duyduklarımız bunun bir belgesel olduğuna dair güçlü çağrışımlar yapıyor. Zaman zaman ekrana yansıyan ve eski bir video kamerayla çelişmiş görüntüler de bu hissiyatı destekliyor. Lakin son kertede bunun bir belgesel olmadığı, Bill ve Tonya’nın oyuncular tarafından canlandırılan kurmaca karakterler olduğunu görüyoruz. Yönetmen ikilisinin bu minvaldeki tercihinin oldukça riskli olduğu söyleyebilir. Zira izlediğimizin tam olarak kurmaca bir anlatı olduğuna ancak kapanış jeneriğinde oyuncuların isimlerini gördüğümüzde emin olabiliyoruz. Fakat bu tercih yine de “belgesel gibi” çekilmiş her şeyin, hatta doğrudan belgesel olduğunu, dolayısıyla gerçeği anlattığını iddia eden her yapımın kolaylıkla yalan söyleyebileceğini de seyircinin yüzüne vuruyor. Yakın dönemde imza attığı bir belgeselle Oscar kazanan iki sinemacının, kısa zaman sonra böyle bir işe kalkışmları dahi başlı başına ilgi çekici.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi