Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta 92. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kısa Film dalında Oscar adayı olan Nefta Football Club var. Film, Fransız yönetmen Yves Piat’ın imzasını taşıyor.

2001 yılında çektiği Tempus fugit’le kariyerindeki ilk yönetmenlik deneyimini yaşayan ve bu film sonrasında yönetmen olarak herhangi bir film çalışmasında bulunmayan Yves Piat, sinemaya setlerdeki sanat yönetimi ekiplerinde çalışarak başlayan, deneyimli bir isim. Filmi Nefta Football Club dâhilinde, Fas-Cezayir sınırında dolaştıkları sırada, bir tesadüf sonucu kilolarca uyuşturucu bulan futbol meraklısı iki çocuğun ve bu uyuşturucuyu kaybeden iki adamın hikâyesini nahif bir biçimde anlatan Piat, filmi için yola çıkarken, Fas’ta yaşadığı dönemde yaptığı gözlemlerden yola çıktığını söylüyor. Dünyanın en prestijli kısa film festivallerinden biri olan Clermont-Ferrand’da İzleyici Ödülü kazanan, Avrupa ve ABD’de birçok festivalde gösterilen yapım, Oscar adayları arasında da kuvvetli bir konuma sahip.

Piat, çorak arazilerden görüntüler ve son derece sakin bir başlangıçla açtığı filminde bizleri önce birbirinden bağımsız dört karakterle tanıştırıyor. Bunlardan ilk ikisi, ıssız bir sınır bölgesinde ne aradıklarına tam da vakıf olamadığımız iki adam. Birbirlerinden ve durumdan sürekli şikayet eden, bir an önce aradıkları “şeyi” bulup, bir maça yetişmenin derdine düşen bu karakterlerin peşi sıra filmimizin asıl kahramanlarıyla, motosiklette Messi mi yoksa Mahrez mi daha iyi tartışmasına dalmış iki çocukla tanışıyoruz. Muhammed ve Abdallah adlı iki çocuktan biri, tuvalet molası verdikleri sırada buldukları başıboş bir eşekte, yüklü miktarda uyuşturucuya, başta tanıştığımız iki adamın arayıp da bulamadığı “şeye” denk geliyor. Abdallah’a nazaran yaşı daha büyük olan ve sınır bölgesinde böyle hadiselerin yaşandığını muhtemelen bilen Muhammed, bu olayı bir fırsat olarak görüyor. Sonrasındaysa hem çocukları hem de izleyiciyi şaşırtan, müthiş final karesine doğru ilerliyor Nefta Football Club. Film, gerek bölgeye, gerekse çocukların futbol sevgisine dair nahif bir yapıda ilerlerken, hafif bir suç filmi nüvesini de omzuna yükleniyor. Bununla beraber nahifliğini hiçbir noktada kaybetmiyor ve öyle de sona eriyor. Piat filmde, o kadar güçlü bir final karesi tasarlamış ki, tüm filmin o kare için çekildiği hissine kapılıyor ve bunca festivalin yanı sıra, Akademi’nin de filme kayıtsız kalamamış olmasını anlıyorsunuz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information