Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, tek isteği biraz süt ve kurabiye olan beş yaşındaki bir kızın hissettiklerini zarif bir hikâye anlatıcılığıyla sunan Milk and Cookies var.

Hepimizin çocukken fazlasıyla haşır neşir olduğu, farklı türden iletişim kurduğu eşyalar, yiyecekler vardır. Kimimiz bir oyuncağına diğerlerinden daha fazla anlam yükleyip onu gittiği her yere götürürken, kimimiz de belirli bir yiyecek ya da içeceğe düştüklük geliştirebilir. Milk and Cookies isimli kısa filmin merkezinde yer alan beş yaşındaki Grace için ise bu, birkaç kurabiye ve bir bardak da süt. Yetişkinlerin dünyasında karşılığını bulamayan bu isteğin küçük kız üzerinde yarattığı etkiyi ve bu etkiyle başa çıkma biçimini ele alıyor film de özetle. Patrick Mulvey ve Andrew Scott Ramsay’in birlikte yönettikleri Milk and Cookies, neredeyse film olamayacak kadar küçük bir detayın, başarılı bir hikâye anlatıcılığı sayesinde ne denli zarif bir sonuca varabileceğine dair bir kanıt sunuyor.

Milk and Cookies: Biraz Kurabiye, Biraz Süt; Hepsi Bu…

Filmin açılışında Grace’i okulunun önünde, kendisini almaya gelecek annesini beklerken görüyoruz geniş bir planda. Bu görüntünün üzerine onun düşüncelerini film boyunca seyircilerle paylaşacak olan dış ses duyuluyor. Aklında tek şey olduğundan ama zihnini meşgul etmek için İspanyolca birden ona kadar saymaya çalışacağından bahsediyor. Ama bu girişim de pek olumlu sonuç vermiyor. Grace üçten dörde geçerken takıldığında fark ediyoruz ki tüm film boyunca bu beş yaşındaki kızın aklındaki yegane şey, bu izleme deneyiminin rehberliğini yapacak. Annesinin telefonda tutuştuğu tartışma da, televizyonda izlediği çizgi film de, akşam yemeği esnasında annesiyle ettiği sohbet de onun aklını kurabiye ve sütten uzaklaştırmaya yetmiyor. Yönetmen ikilisi Mulvey ve Ramsay, bu süreci anlatırken küçük kızın etrafına bütünlük bir dünya inşa etmeyi de ihmal etmiyorlar. Her geçen dakika küçük kızın dünyası genişlerken, tüm anlatı sanki daha büyük bir sırrın açığa çıkacağı bir noktaya evrilecekmiş gibi bir hisse kapılmamak neredeyse olanaksız hâle geliyor. Fakat anlatıya rehberlik eden Grace’in isteği, seyirci konumundaki bizlerin daha önceki izleme deneyimlerimizden devşirdiklerimize dahi baskın gelecek kadar güçlü. İşte böylesi küçük ama güçlü bir detayı öyle şık bir noktadan ele alıyor ki yönetmenler, neredeyse “hiçbir şey” anlatmayan 7 dakikadan yoğun bir duygu yaratmayı çocuk oyuncu Grace Worthington’ın da yardımıyla başarıyorlar.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information