Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta Filipinli yönetmen Dean Colin Marcial’ın gerçek olaylara dayanan ve Tarantinovari bir üsluba sahip Manila Death Squad filmini sizler için seçtik.

Filipinler‘in Davao şehrinde suç oranını azaltmak adına adli şüphelileri, uyuşturucu tacirlerini yargısız infaz eden Davao Ölüm Mangası isimli yasa dışı bir örgüt, Filipinler’de 1998-2008 yılları arasında sayısı binleri aşan cinayetlerin faili oldu. Bu örgütün devlet destekli olduğu ve o dönemin belediye başkanı Rodrigo Duterte‘nin örgütün liderliğini yaptığı iddiaları ortaya atılmıştı. Olayın şehrin güvenliğini sağlamak adına yasa dışı örgüt kurmak ve şiddete başvurmak suçlarından İnsan Hakları Mahkemesince incelenmesine ve bazı örgüt üyelerinin onu suçlayan itiraflarına rağmen Duterte, 2016 yılında Filipinler’in başbakanı oldu. Önceleri Belediye Başkanı sıfatıyla yönettiği bu ölüm mangaları, böylece devletin boyunduruğu altında sokaklarda kol gezmeye başladı. Filipinler’e korku salan Davao Ölüm Mangası ve başbakan Duterte ile ilgili haberler özetle bu şekildeydi. Sea Devil ve Consciousness gibi önceki kısa filmlerinde de politik veya kültürel olayları tuhaf alegorilerle ele alan Filipinli yönetmen Dean Colin Marcial, Manila Death Squad filminde bu sefer ülkesine korku salan örgütü ve örgütün saçtığı dehşeti ele alıyor.

Manila Death Squad: Her Şey Karanlığa Bürünene Kadar Çok Eğlenceli!

Filipin kökenli Amerikalı bir gazeteci olan Olivia, köhne bir bara girer ve masada içki içip oyun oynayan bir çetenin yanına gider. Kadının Amerikalı bir gazeteci olduğunu öğrenen çete lideri, Olivia’ya defolup gitmesini söyler fakat Olivia ısrarcı olur. Çete, masada oynanan içki oyununa dahil olması şartıyla Olivia’nın kalmasına izin verir. Olivia, bir yandan oyun oynarken bir yandan çete liderinin ağzından laflar almaya çalışır ve oyun giderek daha gerilimli ve karanlık bir hâl alır.

Filmin 90’lar Amerikan sitcom dizilerine benzer jeneriğinin, Tarantino sinemasından izler taşıyan bol efektli ve hızlı geçişlere sahip kurgusunun, gerçekten yaşanmış böylesine derin ve ciddi bir konu için fazlasıyla radikal seçimler olduğunu söyleyebiliriz. Yönetmen Marcial’ın bu tercihinin nedeni, şiddetin temel noktası olan bu gerçekleri daha yumuşak bir hâle getirerek aktarmak istemesi olarak yorumlanabilir. Filmin neon ışıkların yoğun olduğu görsel temasının da filmin seyrini epey keyifli bir hâle getirdiğini de ekleyebiliriz. Özellikle içki oyununda karakterlerin  tekerleme yarışına girdiği sahne muhteşem!

Filmin hikâyesine gelince Marcial, sinematografide gösterdiği ustalığını burada da konuşturuyor. Karakterlerin oynadığı içki oyununda bahsi geçen isimlerin Filipinler tarihinde eli kana bulaşmış gerçek politikacılar ve muhalifler olması, çete liderinin devletle olan ilişkisi, espriyle karışık da olsa kan dondurucu öldürme teknikleriyle bu örgütün azılı bir katil olduğu gerçeği izleyiciye başarılı bir şekilde aktarılıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi