Haftanın kısa filmi köşemizde bu hafta, eşini kaybeden Cecile’in yas sürecini, yaşadığı melankoliyi ve agorafobiyi metaforik bir anlatımla ele alan In Full Bloom var. 

Eşinin kaybından sonra evinde özel bir köşe hazırlayıp budist ritüellerle onu yaşatmaya devam eden Cecile’in yaşadığı gerçeküstü ve ürkütücü olayların konu olduğu on dakikalık 2019 yapımı In Full Bloom, tek mekânda geçen filmler başlığına ait en gösterişli kısa film yapımlarından biri olmaya aday. Cecile, melankolik bir ruh hâliyle eşinin yasını tutarken, güneş ışığına bile çıkmayı reddederek evin içinde “vahşi bir doğa” yaratır. Bu vahşi doğa aslında başlarda Cecile’in huzurlu iç dünyasını yansıtan botanik bir uğraş ile şekillenmiş, çeşitli objeler ve çiçeklerle tasarlanmış bir iç mekân olarak karşımıza çıkıyor. Ancak filme de konu olan “dışardan” bir varlığın bu habitata gelmesi ile içerdeki düzen de bozuluyor, tehlikeli bir hâl alıyor.

In Full Bloom: İçine Çeken Melankoli

Agorafobiyle yaşamayı öğrenmiş olan Cecile’in, bir sipariş üzerine evine ulaşan bir tür solucanı ektiği özel türde bir çiçeğin toprağına yerleştirmesiyle olaylar gelişiyor. Yavaş yavaş evi istila eden solucanlar sonrasında Cecile’in yaşam alanında devasa bir solucan deliği açarak evdeki her şeyi yutmaya ve Cecile’in tüm düzenini bozmaya başlıyor. Metaforik anlatım üzerinden Cecile’in yas sürecindeki ruh hâlinin aynalandığı In Full Bloom’da adım adım ilerleyen ürkütcü atmosfer ile mekan üzerinden melankoliyi ve kar topu hızıyla büyüyen depresyonu sinematik bir anlatımla buluşturuyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi