Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, bir gencin ergenlik buhranı ile doğaüstü güçleri arasında paralellik kuran fantastik film Fire var.

Doğaüstü güçlere sahip insanların hikâyelerine odaklanan ya da daha özelleştirerek söylersek başta Marvel filmleri olmak üzere çizgiroman uyarlamaları son yıllarda ana akım sinemanın hayat damarı olmuş durumda. Bu yapımların özellikle gişede gösterdikleri başarı, benzer içeriklere sahip filmler görme sıklığımızı da doğrudan arttırıyor ister istemez. Fakat odağımızı Hollywood’un “görkemli” anlatılarından bağımsız ya da arthouse sinemaya çevirdiğimizde, benzer içeriklerin daha derinlikli anlatılara açılabileceğini de görebiliyoruz. Bunun en bariz örneklerinden birinin Joachim Trier imzalı Thelma olduğu söylenebilir. Psikokinetik güçlere sahip genç bir kadının bu güçleri keşfetme sürecine odaklanan yapımın, son yılların en iyi süper kahraman filmi olduğuna dair yakıştırmalar dahi yapılmıştı. Chris Andrews’ün yönettiği, 2015 yapımı kısa film Fire’ın da benzer bir damardan beslendiği söylenebilir. Bir tür fantastik büyüme hikâyesi olarak da tanımlanabilecek Fire, ergenlik çağındaki ana karakterin yaşadığı öfke anlarına, ellerinde oluşan ateşlerle fiziksel bir karşılık bulmasıyla dikkat çekiyor.

Fire: Fantastik Bir Büyüme Hikâyesi

Chris Andrews’ün ikinci kısa metraj filmi Fire’ın biçimsel tercihlerine baktığımızda ilk olarak 4:3 görüntü oranıyla çekilmiş olması öne çıkıyor. Neredeyse tamamı dış mekânlarda geçen filmin, başkarakterinin içinde bulunduğu ruhsal sıkışmışlığı yansıtma noktasında bu oldukça yerinde bir tercih ve Fire’ın özellikle görüntüler üzerinden anlam yaratmak konusunda özenilmiş bir film olduğunu düşünürsek çok işlevsel. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi ana karakterin hissettiği öfke, ellerinde oluşan ateşlerle kendini belli ediyor. İngiltere’nin arka sokaklarında, alt sınıfa mensup bir gencin yaşadığı dönüşüme odaklanan bu filmin, ateş imgesi üzerinden karakterinin öfkesini dışa vurma açından da iyi bir fikre sahip olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu türden doğaüstü güçlerin, dünyayı kurtarmak gibi artık sıkıcılaşan bir amaç doğrultusunda kullanıldığını düşünürsek yönetmen Chris Andrews, anlatmak istediği “gerçekçi” hikâye ile fantastik olan arasında güçlü bir bağ kuruyor diyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi