Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, iki arkadaşın oyunlarla dolu dünyasının bir anda büyük bir dramın sahnesine dönüşümüne odaklanan, Oscar adayı Fauve var.

Kanadalı sinemacı Jérémy Comte’nin yazıp yönettiği ve kurgusunu yaptığı Fauve, son birkaç yılın en dikkat çekici kısa filmlerinden biri. Toplam 187 festivalin seçkisine girmesi ve 90’dan fazla ödül kazanmasının yanında Sundance Film Festivali gibi önemli bir organizasyonun kısa film dalında Jüri Özel Ödülü’ne uzanan, En İyi Kısa Film Oscarı’na aday gösterilmiş bir yapım Fauve.

Bu bol ödüllü kısa film, 10’lu yaşlarındaki iki arkadaşın dünyasına götürüyor seyirciyi. Hayatta her şeyi bir oyunmuşçasına yaşayan, her şeyi şakaya vuran bu iki arkadaşın “neşeli” ruh hâli, karşılarına çıkan bir madende hayatlarının tehlike düşmesiyle değişirken yönetmen Comte, bu değişimi çok olgun bir sinema diliyle yansıtmayı başarıyor.

Fauve: Kırılan Bir İllüzyonun Ardından

Filmin henüz başında iki arkadaşı terk edilmiş, hatta çürümeye yüz tutmuş bir trenin içinde ve çevresinde şakalaşırken izliyoruz. Arkadaşlar trenden uzaklaşıp sağda solda aylaklık etmeye devam ederlerken karşılarına herhangi başka bir insan çıkmıyor. Hâl böyleyken Fauve neredeyse post-apokaliptik bir anlatı hissiyatı kazanıyor. Fakat bu seyir ikilinin yine terk edilmiş bir madene gelmeleriyle farklı bir yöne giriyor. Zira onlar bu madenin çeşitli kısımlarında daha önceki davranışlarına benzer oyunbaz bir tutum sergilerken, dünyaları bir kamyonun oraya gelmesiyle tabiri caizse orta yerinden yırtılıyor. Çünkü iki arkadaşın birlikte yarattıkları “kendilerine ait bir dünya” illüzyonu bu olaydan sonra dağılıyor; içinde bulundukları dünya bir hayal diyarı olmaktan uzaklaşıyor, Kanada’nın en büyük şehirlerinden Quebec’in çeperlerindeki bir mekâna, yani gerçeğe dönüşüyor. Bu andan itibaren de Fauve’nin atmosferi, ba iki ana karakterin hâl ve tavırlarından ileri gelen, başlangıçtaki uçarılığını kaybediyor yavaş yavaş. Kamyondan kaçışları, kendilerini bu madenin çevresindeki bir bataklıkta bulmalarıyla sonuçlanınca da artık film, bir hayatta kalma anlatısına doğru evrilmiş oluyor.

Fauve filminde yönetmen Jérémy Comte’nin en büyük başarısı, karakterlerin ruh hâllerindeki dönüşümü sinema diline yansıtabilmesi. Arkadaşlar kendi aralarından yarattıkları illüzyonun tadını türlü oyunlarla, şakalarla çıkarırlarken onları çok yakından takip eden, seyirciyi adeta bu oyunları bir parçası gibi konumlayan kamera, hikâyenin gidişatı bir hayatta kalma mücadelesine doğru seyredince sabit kalmaya başlıyor. Böylelikle filmin tonu da daha dramatik bir boyut kazanıyor her geçen dakika. Bu dönüşümde genç oyuncular Félix Grenier ve Alexandre Perreault’nun da ciddi bir pay sahibi olduğunu, filmin unutulmaz finaline giderken sergiledikleri performansların Comte’nin rejisine güç kattıklarını da ekleyelim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information