Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta Leo Verrier’in, soyut dışavurumcu ressam Jackson Pollock’a bir saygı duruşu niteliğinde çektiği Dripped filmini sizler için seçtik.

Kimilerine göre sanatın belli başlı kodları vardır, kimilerine göre ise sanat kural tanımazdır. Bu daima tartışılagelmiş bir konudur. Bunun en iyi örneklerinden bir tanesi ise 20. yüzyılın en büyük ressamlarından biri olan soyut dışavurumcu Jackson Pollock‘un eserleridir. Jackson Pollock; çizgileri, şekli ve şemaili belli kompozisyonlar veya fırça kullanmak gibi bilindik uygulamaları bir kenara bırakarak yere serdiği dev boyutlardaki bezlerin üzerinde hareket ederek boya damlatma ve fırlatma gibi uygulamalarla eserlerini yaratır. Bu tekniğinden dolayı kendisine esprili bir şekilde Jack the Dripper lakabı bile verilmiştir. Fransız yönetmen Leo Verrier, yönetmenliğini üstlendiği Dripped filminde izleyiciyi; bir karakter üzerinden önce sanat tarihinin arasında, ardından Jackson Pollock’a bir saygı duruşu niteliğinde sanatın sınır tanımaz sularında gezintiye çıkarıyor.

Dripped: Bazen Bir Tabloya Yalnızca Bakmak Yeterli Değildir

Film, Jack adında bir sanat hırsızının müzeden bir tablo çalmasıyla başlıyor. Fakat Jack, sıradan bir sanat hırsızı gibi bunların ticaretini veya koleksiyonunu yapmak için çalmıyor. Jack, onları yemek için çalıyor. Pablo Picasso‘dan Vincent van Gogh‘a, Edvard Munch‘dan Paul Gauguin‘e kadar birçok ünlü ressamın sanat eserlerini yemesinin sebebi sanatçıların çizgilerine ve anlatımlarına bürünebilmesidir. Jack; ressamların üsluplarını, çizgilerini tam anlamıyla dışa vurarak gerçek bir deneyim yaşamaktadır.

Fransız yönetmen Leo Verrier; filmde hırsızlık, kovalamaca vb. suç türüne uygun kodlar kullanmasına rağmen esas olarak sanata ve sanatın birey üzerindeki etkilerine odaklanıyor ve bunu harika bir animatik dünyayla izleyiciye aktarıyor. Jack karakterinin birçok ünlü ressamın tablosunu yiyerek sanatçının üslubuna göre başkalaşım geçirmesi tam anlamıyla bir görsel şölen. Jack karakterinin bu başkalaşımları Verrier’in ustalara saygı kuşağı tadında bir anlatımı gibi görünse de aslında filmin temeline konumlandırdığı Jackson Pollock’un dışavurumcu üslubunu kendince yorumlaması diyebiliriz.

Katıldığı birçok festivalden ödülle dönen 2011 yapımı Dripped ile sizleri baş başa bırakalım. Film sonrasında Jackson Pollock’un eserlerine de bir göz atmanızı öneririm. İyi seyirler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi