Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, Miami’de çalışan Çinli bir manikürcünün yaşadığı iletişim problemi üzerinden kimlik ve yabancı olmak konuları hakkında dokunaklı çıkarımlar yapan animasyon Agua Viva var.

Usta İtalyan yönetmen Federico Fellini şöyle der: “Farklı bir dil, farklı bir hayat vizyonudur.” Alexa Lim Haas’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ikinci animasyonu Agua Viva, tam olarak bu konudan bahsediyor aslında. Yönetmenin Bernardo Britto ile birlikte yönettiği, 1965’ten beri uzayda süzülen bir eldivene odaklanan Glove’un ardından imza attığı animasyonun merkezinde Amerika’nın Miami kentinde yaşayan Çinli bir kadın yer alıyor. Ülkesinden ayrılarak, yeni bir ortamda yaşamaya başlayan genç kadının hayatındaki en büyük problem dil. Zira dilin, kişinin çevresiyle iletişim kurmasında kullanacağı birincil aygıt olması sebebiyle hayata da doğrudan etki ettiğini söyleyebiliriz. Alexa Lim Haas da filmini bu temel üzerine inşa ederek, dilin toplumun içinde yabancı olmak üzerine nahif çıkarımlar yapıyor.

Agua Viva: Dilin Ördüğü Duvar

Nahif ve kırılgan bir üslup yaratmakta gösterdiği hüner yönetmenin filmdeki en büyük başarısı belki de. Anlatının merkezindeki karakterin dilin ördüğü duvarlar arasındaki kaybolup gittikçe kendi dünyasına çekilmesinin yarattığı ruh hâlini animasyonun görsel dilinde karşılık bulması, Agua Viva’yı oldukça kıymetli bir hâle getiriyor. Zira filmin adı kadının kendi güzellik salonunun adından geliyor ve bu dükkân kadının “kendi” dünyası. Sadece orada yalnız olduğu saatlerde kendini iyi ve özgür hissediyor. Oraya müşteri gelmeye başladığı anda, kendisiyle dış dünya arasında dilin ördüğü duvarlar belirmeye başlıyor. Bu bağlamda film tüm anlatısını, doğrudan ana karakterinin dünyasını yansıtmanın da ötesinde, bu fikir üzerine kuruyor ve Agua Viva’nın tamamını karakterinin dünyasına eşlemeyi başarıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information