Advertisement

Haftanın Kısa Filmi köşemizde bu hafta, ölümcül bir asit yağmurundan kaçan ailenin yaşadıklarına odaklanırken yarattığı tedirgin edici atmosferle öne çıkan Acide var.

Klasik döneminde canavar, vampirler, mumyalar gibi mitik varlıkların merkezinde yer aldığı filmlerle kendini var etmiştir korku türü. Alfred Hithcock’un Sapık – Psycho, Micheal Powell’ın Kadın Katili – Peeping Tom ya da Georges Franju’nun Çehresiz Gözler – Les yeux sans visage gibi 60’larda orta çıkan başyapıtlar ise bu türü, o döneme değin süregelen, “doğaüstünün” yarattığı korkunun boyunduruğundan kurtararak, kişisel travmaları, toplumsal ya da bireysel geçmişin izlerini, toplumsal baskıları bu türün kodlarına işler. Bu janranın son dönemde yaşadığı dönüşüm de bu damarın devamını andırır büyük ölçüde. Zaman zaman Karabasan – The Babadook ya da Peşimdeki Şeytan – It Follow gibi örneklerde olduğu gibi doğaüstünün varyasyonları günümüzde de kendini gösterse de bu filmlerin yarattığı korku ya da gerilim hissi kökenini daha ziyade gündeliğin parçası olan unsurlardan alır. Fransız yönetmen Just Philippot’nun imzasını taşıyan Acide’nin de bu geleneğin bir parçası olduğu söylenebilir.

Acide: Kaçınılmaz Yağmur

Acide son derece çarpıcı bir sekans ile açılıyor. Filmin anlatısındaki tehdit unsurunu teşkil eden asit yağmurunun etkilerini bir otoyol üzerindende gözler önüne serer bu sekans, yaşanmakta olan felaket sebebiyle modern hayatın ne denli büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu açıkça gösteriyor. Bunun hemen ardından bu kez anne, baba ve küçük bir çocuktan oluşan bir çekirdek aileyi takip etmeye başlıyor hikâye. İlk başta yağmurun dinmesinin ardından gelen “felaket sonrası” süreci deneyimlediğimizi düşündüren anlar yerini, tehdidin hâlâ sürdüğünü fark etmemizle kesiliyor. İşte bu noktadan sonra Acide, temas ettiği her yüze kısa süre içinde yakan bir yağmurun yarattığı korkuyu ve devasa belirsizliği aile olmanın, yetişkin olmanın getirdiği kaçınılmaz sorumluluklarla çarpıştırırken, yanına zorlu bir hayatta kalma mücadelesi ekliyor. Bunu yaparken de bizzat yönetmenin ifade ettiği gibi, başta Elem Klimov’un II. Dünya Savaşı temalı başyapıtı Gel ve Gör – Idi i smotri başta olmak üzere, Paul Verhoeven ve David Cronenberg sinemasından ödünç aldıklarıyla filmin içeriğini zenginleştiriyor. Bu birleşimden ortaya çıkan yüksek tansiyonla birlikte Acide her saniyesi yoğun bir seyir zevki sunan bir 18 dakika vaadediyor seyirciye.

Ayrıca yönetmen Just Philippot’un ilk uzun metrajlı filmi The Swarm ya da orijinal adıyla La nuée’nün Cannes Film Festivali’nin paralel seçkilerinden Eleştirmenler Haftası’nın 2020 edisyonunda yer aldığını da belirtelim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information