Geride bıraktığımız haftanın sinema ve televizyon dünyasında öne çıkan haberlerini sizler için derledik.

Bu haftaki içeriğimizde 91. Akademi Ödülleri’nin yankıları ve gelecek yılki Oscarlar’a dair tartışmaların şimdiden başlaması, 38. İstanbul Film Festivali’nden yeni haberler, haftanın fragmanları ve çok daha fazlası yer alıyor.

91. Akademi Ödülleri Sahiplerini Buldu

Geçtiğimiz pazarı pazartesiye bağlayan gece, bu seneki Oscarlar sahiplerini buldu. En İyi Film Ödülü’nü kucaklayan Green Book, bu kategorinin son yıllardaki en kötü galibi olarak nitelendirilirken Bohemian Rhapsody ise muhtemelen Oscar tarihinin eleştirmenler tarafından pek beğenilmemesine rağmen en çok ödül kazanan filmi oldu. Töreni kasıp kavurmasını beklediğimiz Roma ise üç ödülde kaldı.

Öte yandan bu yılki Akademi Ödülleri’nin en dikkat çekici yanlarından bir tanesi çeşitlilikti. Alfonso Cuarón’un En İyi Yönetmen Oscarı’nı kazanmasıyla ödül, son 6 yılda 5 kez Three Amigos’a gitmiş olurken böylelikle 2010’larda yalnızca tek bir Amerika doğumlu yönetmen, Damien Chazelle, bu kategoride ödül kazanmış oldu. Bununla birlikte hem yedi siyahi adayın Oscar’a ulaşması hem de kadınların törende daha görünür hâle gelmesi, bu senenin pozitif taraflarından diğer ikisiydi.

Törenle ilgili bir diğer dikkat çeken nokta seyirci sayısıydı kuşkusuz. Akademi’nin sayıyı artırmak için pek çok hamle denemeye yeltendiği ancak gelen tepkiler üzerine geri çekmesiyle durum daha da ilginç bir hâle geldi. Sunucusuz olarak gerçekleşen tören, seyirci sayısında geçtiğimiz yıla oranla 11.5%’luk bir artış sağladı. Gelgelelim kimilerine göre Black Panther, Bohemian Rhapsody ve A Star is Born gibi gişe canavarı filmlerin En İyi Film Oscarı için yarıştığı gecede bu kadar artış sağlanması gayet doğal. Dolayısıyla törenin istenen albeniye yeniden kavuşamadığı tezinin hâlen güncel olduğu söyleyebiliriz.

Haftanın Fragmanları

Haftanın en dikkat çekici fragmanlarından bir tanesi Pokémon Detective Pikachu idi kuşkusuz. Sesiyle başrolde yer alan Ryan Reynolds’ın hazırlık sürecini oldukça eğlenceli bir videoyla anlattığı Pokémon Detective Pikachu, bir Pokémon’la bir gencin sıra dışı macerasını konu ediniyor. Çocukluğu 90’lı yıllara denk gelmiş pek çoklarının merakla beklediği film, 10 Mayıs’ta vizyonda olacak.

Başrolde David Harbour’ın yer aldığı Hellboy’dan da yeni bir fragman yayınlandı. Oldukça kötü görünen ilkinin ardından yeni fragman, daha umut verici olsa da şahsen filmle ilgili düşük beklentilere sahip olduğumu belirtmeliyim. Film, 12 Nisan’da vizyonda olacak.

Başrolde Ethan Hawke’un yer aldığı Stockholm’den fragman yayınlandı. Stockholm Sendromu olarak adlandırılan durumun ortaya çıkmasına önayak olan 1973 yılındaki gerçek bir olayı anlatan filmin yönetmeni ise Hawke’la daha önce Born to be Blue’da çalışan Robert Budreau.

Gelelim dizi tarafına. İlk sezonuyla yerel eleştirmenler tarafından pek beğenilmese bile dünya çapında önemli izleyici sayısına ulaştığı söylenen Hakan: Muhafız’ın 2. sezonundan tanıtım fragmanı yayınlandı. Oyuncu kadrosunda Cüneyt Arkın’ın da yer almasının ihtimal dahilinde olduğu yeni sezonun nisan ayı içerisinde yayınlanabileceği konuşuluyor.

Brit Marling ve Zal Batmanglij’in yaratıcılığını yapıp oyuncu kadrosunda yer aldığı OA’in 2. sezon fragmanı yayınlandı. İlk sezonuyla kendisine küçük ama sadık bir hayran kitlesi yaratan dizi, yeni sezonuyla, iki yıllık aranın ardından, bu ay geri dönüyor.

Son dönemin en merak edilen dizilerinden biri olan Fosse/Verdon’dan ilk uzun soluklu fragman yayınlandı. Broadway’in gelmiş geçmiş en iyi dansçılarından birisi olarak gösterilen Gwen Verdon’la Cabaret ve All That Jazz gibi Oscar ödüllü filmlerin yönetmeni olup aynı zamanda pek çok müzikalin yönetmeni ve koreografı olan Bob Fosse’nin hayat hikâyesini anlatan dizinin başrollerinde ise Michelle Williams ve Sam Rockwell yer alıyor.

Idris Elba’nın başrolde yer aldığı Turn Up Charlie ise haftanın dikkat çeken son fragmanına sahip. Ünlü dostunun 11 yaşındaki haşarı kızına dadılık yaparken müzik kariyerini yeniden inşa etme planları kuran başarısız bir DJ’i konu alan dizi, fragmanı itibarıyla oldukça eğlenceli olacakmış gibi görünüyor.

Rotten Tomatoes, Kullanıcıların Filmlerin Vizyona Girmesinden Önce Yorum Yapmasını Engelledi

IMDb’yle birlikte oldukça fazla kullanılan film platformlarından bir tanesi olan Rotten Tomatoes, kullanıcılarının filmlerin vizyona girmesinden önce eleştiri ve yorum yapmasını engelledi. Son olarak, şu ana kadar yalnızca sınırlı sayıda basın mensubuna gösterilen Captain Marvel’ın sitedeki sayfasına pek çok olumsuz ve seksist yorum gelmiş olması gündeme gelmişti. Böylelikle Rotten Tomatoes, internet trollüğü‘nün önüne geçmek için önemli bir adım atmış oldu. Benzer konu, daha önce IMDb’nin de gündemine gelmiş ve site yönetimi gerekli adımları atmıştı.

72. Cannes Film Festivali’nin Jüri Başkanlığını Alejandro G. Iñárritu Yapacak

Meksika sinemasının yükselişi devam ediyor. En İyi Yönetmen Oscarı’nı son 6 yılda 5 kez kucaklayan Three Amigos, Alejandro G. Iñárritu, Alfonso Cuarón ve Guillermo del Toro, bir süre daha sahneden inmeyecek gibi görünüyor. 2016’da Altın Aslan’ı kucaklayan Guillermo del Toro, geçtiğimiz sene Venedik Film Festivali’nin başkanlığını yapmışken sinema dünyasının prestijli bir diğer festivali olan Cannes’ın jüri başkanlığını ise Alejandro G. Iñárritu’nun yapacağı açıklandı. 72. Cannes Film Festivali, 14-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek.

51. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri Sahiplerini Buldu

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen SİYAD 2018 Türkiye Sineması Ödülleri sahiplerini bulurken Nuri Bilge Ceylan imzalı Ahlat Ağacı, En İyi Film de dahil olmak üzere toplamda 6 ödül kazandı. Emre Erdoğdu’nun yönettiği Kar ise kazandığı iki ödülle dikkat çekti.

Cem Yılmaz’ın Yeni Filmi Karakomik Filmler, 18 Ekim’de Vizyona Girecek

CGV Mars Entertainment ile film yapımcıları arasındaki tartışmalar nedeniyle vizyon tarihi ertelenen Cem Yılmaz imzalı Karakomik Filmler 1; 18 Ekim’de, Karakomik Filmler 2 ise 17 Ocak 2020’de vizyona girecek. Tartışmaların sona ermesiyle birlikte Organize İşler Sazan Sarmalı hemen vizyona girerken ertelenen diğer filmlerin, yasanın resmi olarak yürürlüğe gireceği 1 Temmuz’dan sonra seyirciyle buluşacağı kesinleşmiş oldu. Ancak bunun neticesinde Türkiye sineması, bu sene seyirci bazında önemli bir düşüş yaşayabilir. Keza şu sıralarda seyirci sayısı son yılların en düşük seviyesinde.

Netflix, The Irishman’i Yaygın Dağıtıma Sokmaya Hazırlanıyor

Her ne kadar resmi bir açıklama olmasa ve Alfonso Cuarón aksi yönde düşünse de kimilerine göre Roma’nın, En İyi Film Oscarı’na kavuşamamasının en büyük nedeni Akademi’nin Netflix’in yayın taktiğini ödüllendirmek istememesiydi. Keza ismini vermeyen birkaç Akademi üyesinin açıklamaları da bu yönde. Diğer yandan Netflix, bir sonraki Oscarlar için çalışmaya 24 Şubat gecesi The Irishman fragmanı yayınlayarak başlamıştı. Ancak gelen haberler şirketin bu sene Roma’dan da fazla çalışarak The Irishman’e En İyi Film Ödülü’nü aldırmaya çalışacağını gösteriyor. Bu kapsamda şirketin en çok eleştirilen yönlerinden bir tanesi olan yayın politikasında daha da fazla değişime gideceği ve Martin Scorsese imzalı film için daha geniş ve daha uzun bir vizyon planı hazırladığı konuşuluyor. Netflix’in ayrıca 92. Akademi Ödülleri’nde ciddi ödül şansı olabilecek The Laundromat, The King, The Last Thing He Wanted, The Pope ve Noah Baumbach’ın yeni filmi için de benzer stratejiler üzerinde durduğu da konuşuluyor.

38. İstanbul Film Festivali’nden Haberler

Bu haftanın bizim adımıza en sevindirici gelişmelerinden bir tanesi, 38. İstanbul Film Festivali’nin jüri başkanlığını Lynne Ramsay’in yapacağının açıklanmasıydı. We Need to Talk About Kevin ve You Were Never Really Here gibi filmlerin yönetmeni olan Ramsay’i İstanbul’da görmek elbette ki eşsiz olacak. Öte yandan festivalin programı da yavaş yavaş açıklanmaya başladı. Buna göre festivalin Musikişinas bölümünde A Dog Called Money, Piazzolla: The Years of the Shark, Saz – The Key of Trust, Performance, I Used to Be Normal: A Boyband Fangirl Story ve Leyla Gencer: La Diva Turca yer alacak. 38. İstanbul Film Festivali, 5-16 Nisan 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Steven Spielberg, Netflix’in Oscar İçin Yarışmasını İstemiyor

Netflix, sinema sektöründeki yerini her geçen gün sağlamlaştırırken sektör içerisinde şirkete destek verip Netflix filmleri çekenler de var, ona tamamen karşı çıkanlar da. Steven Spielberg, şirketi pek sevmeyenlerden. Geçtiğimiz yıl Netflix filmlerinin Oscar için değil, Emmy için yarışması gerektiğini söyleyen Spielberg, hâlâ da aynı fikirde. Oscar’dan önceki hafta gerçekleşen CAS Ödülleri sırasında, filmciler olarak izleyicilere sağlayabilecekleri en büyük katkının “sinema deneyimi” olduğunu söyleyen ve bununla birlikte En İyi Film Oscarı için Green Book’u desteklediğini açıkça belirten usta yönetmenin, önümüzdeki dönemde gerçekleşecek olan Akademi toplantısında Netflix karşıtı bir kampanya yürüteceği belirtiliyor.

Bu kapsamda Akademi’nin, Spielberg’ün de çabalarıyla, aday olabilecek filmlere farklı kıstaslar getirebileceği konuşuluyor. Bunlardan bir tanesi filmlere, online olarak yayınlanmadan önce en az 4 haftalık bir vizyon kısıtlaması getirilmesi. Roma için hâlihazırda 3 haftalık bir vizyon takvimi sağlayan Netflix, bunu 4 haftaya çıkarmak konusunda sorun yaşamayacaktır, keza yukarıda belirttiğimiz gibi bunun ilk sinyalleri de verilmiş durumda. Gelgelelim Netflix’in yayın politikasının filmden filme değişmesi, box office verilerinin açıklanmaması ve filmlerin vizyon tarihiyle online yayın tarihi arasına 90 günlük süre koyulmaması gibi detaylar da Akademi içerisinde rahatsızlık yaratmakta ve bu rahatsızlıkların bazılarının bile kural hâline gelmesi Netflix’i oldukça zora sokabilir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi