1975 yapımı Hababam Sınıfı, Rıfat Ilgaz’ın edebiyat serisinden, usta sinemacı Ertem Eğilmez’in sinemaya uyarladığı, Kemal Sunal, Münir Özkul, Tarık Akan, Adile Naşit, Halit Akçatepe gibi birçok efsanenin rol aldığı, unutulmaz bir komedi klasiği. 

Dolmuş Dergisi’nde Stepne mahlasıyla yazdığı öykülerin bazılarını, 1957 yılında birleştirip romanlaştıran usta yazar Rıfat Ilgaz, yerli edebiyatımızın en ünlü eserlerinden birine imza atmayı başarmıştı. İlk kitap Hababam Sınıfı’nın ardından seri, on yıl sonra, 1972 yılında Hababam Sınıfı Baskında, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975) ve Hababam Sınıfı İcraatın İçinde (1987) adlı kitaplarla devam etti. Serinin ilk romanı Hababam Sınıfı’nın yayınlandığı yıllarda, Ertem Eğilmez de kurduğu yayınevinden çıkardığı cep kitapları serisiyle, Türkiye kitap dünyasında önemli bir hamle yapmıştı. Tüm bunların öncesinde, esnaflık, mizah dergiciliği gibi işler de yapan Eğilmez, 60’lı yılların başında sinema yapmaya başladı ve Arzu Film’i kurdu. Yapımcılık ve yönetmenlik yapan, genellikle de macera filmleri, komediler, melodramlar, edebiyat uyarlamaları çeken Eğilmez, bir süre sonra da aşk filmlerine yönelmişti. 70’li yıllara kadar Arzu Film dâhilinde ürettiği filmlerin eğilimi geneli itibariyle bu yöndeydi. 1972 yılında çektiği Tatlı Dillim ise, onun kariyerindeki kırılma noktalarından biri oldu. Bu film sonrasında, genellikle aynı kadroyla çalıştığı, Tarık Akan’ın, Zeki Alasya’nın, Metin Akpınar’ın, Şener Şen’in, Kemal Sunal’ın (ki kendisini Eğilmez Tatlı Dillim filminde keşfetmişti) Halit Akçatepe’nin, Münir Özkul’un eksik olmadığı, Sev  Kardeşim, Oh Olsun, Yalancı Yarim gibi filmler yaptı. Bu filmlerle, birkaç yıl boyunca fırtınalar estirecek komedi klasiklerinin sinyallerini verdi. Bu filmlerde sıradan insanların öykülerini anlatan ve mizahı her zaman ön planda tutan bir sinemacı olarak dikkat çekti Eğilmez. Filmlerinin en önemli başarısı senaryolarından ileri geliyordu. Oyuncu seçimleriyse her zaman mükemmeldi. Filmleri bu denli ilgi çekici kılan unsurların başında da bu geliyordu. Köyden İndim Şehire ve Mavi Boncuk gibi hit filmlerin peşinden, Eğilmez gerçek bombayı patlattı ve Hababam serisinin ikinci, üçüncü kitaplarının basıldığı 1975 yılında Hababam Sınıfı’nı çekti. 70’lerin başından itibaren çektiği müthiş duygusal-komedi filmlerindeki ekibin neredeyse tamamı bu filmde yer alıyordu. Aralarına bir de, her biri gazete ilanıyla bulunan Hababam Sınıfı öğrencileri katılmış, halkın çok sevdiği oyuncuların yanına, yine halktan simalar eklenmişti. Velhasıl 1975 yapımı film öyle sükse yaptı ki, henüz aynı yıl içinde hemen devamı geldi ve aynı ekip Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’ya imza attı. Seri daha sonra da devam edecekti, ancak ilk film, biraz ilk olmasından, biraz da Eğilmez imzalı orijinal serinin gidişatını belirlediğinden, zaman geçtikçe önemi tartışılmaz bir yapım hâline geldi…

Filmin senaryo yazarı Umur Bugay’dı. Ancak o dönem Arzu Film’de başlangıcı ve bitimi belirsiz buluşmalarla, oyuncuların, yazarların sürekli olarak senaryo konuştuğu, filmlerdeki unutulmaz tiplemelerin bu sohbetlerde yerine oturduğu, zaman zaman dönemi yaşayanlar tarafından ifade edilir… Hatta Kemal Sunal ve Halit Akçatepe’ye çoğu sahnede Ertem Eğilmez’in oyun bile vermediği, “kafalarına göre” takılmaları için onları serbest bıraktığı bile rivayet edilir.

Fakat Hababam Sınıfı’nın sinema versiyonuyla, romanı arasındaki fark da gözle görülür bir hâldeydi. Bu açıdan Umur Bugay’ın senaryosu, romandaki mizahi unsurları ve sınıfın kendi içindeki dostluğunu ön plana çıkarmış, romanın değindiği bazı meseleleriyse filme dâhil etmemişti. En belirgin farklılıklardan biriyse, kendisini  Kemal Sunal’ın canlandırdığı İnek Şaban karakterinde gösteriyordu. Okuyan herkesin bildiği gibi, romanda İnek Şaban karakteri aslında çalışkan ve etliye sütlüye karışmayan bir karakterdi. Fakat filmde bunun tam tersi şekilde yer alıyordu. Bu gibi değişiklikler, aslında filmleri Rıfat Ilgaz’ın eserinden yola çıkılarak yapılmış bir Ertem Eğilmez eseri hâline getirmişti desek sanıyoruz çok da yanlış olmaz. Hâliyle film olan ile romanı ayrı ayrı değerlendirmenin de, her ikisini ayrı ayrı sevmenin de kimseye bir zararı olmadığı açık. Bu değişiklikler haricinde, Bugay’ın yazdığı, Eğilmez’in yönetmenliği ve yapımcılığıyla buluşan senaryo, son derece başarılı bir matematiğe sahipti. Mizahın dozu, diyaloglarda kullanılan üslup ve dil, izleyiciyi yakaladı. Zeki ama tembel, haylaz ama erdemli, yaramaz ama iyi yürekli koca kazıklardan oluşan Çamlıca Lisesi öğrencilerinin hikâyesi, izleyiciyi sarıp sarmalayıverdi. İnek Şaban, Damat Ferit, Güdük Necmi, Tulum Hayri, Domdom ve okulun nice siması, bir daha asla geri gelmeyecek bir devrin simgesi haline geldi.

Filmin mizah unsurunu büyük ölçüde üzerinde taşıyansa, senaryoyu birer giysi gibi üzerlerine giyebilen oyuncularıydı. Kemal Sunal’ın ya da Halit Akçatepe’nin yerinde bir başkasını düşünmek neredeyse imkansızdı. Tam da bu nedenle, Ertem Eğilmez kadro seçimin inanılmaz bir başarı göstermiş, daha önceki filmlerinde yer alıyor olmalarına ve hatta Hababam Sınıfı’nın ilk tiyatro versiyonunda rol alıyor olmalarına rağmen, Zeki Alaysa ve Metin Akpınar’a filmde yer vermemişti. Çünkü kadro her şeyiyle oturmuş, mükemmel hâlini almıştı. Tuvalette sigara içerken yakalanan İnek Şaban’ın her seferinde aynı numarayı yemesi, yine onun bir türlü ortaya çıkmayan sevgilisi, ders anlatırken gaza gelen hocaları, bilgi yarışması ve müsamere sahneleriyle film gerçek bir klasik olup çıktıysa, bunda o inanılmaz kadronun da etkisi büyüktü.

Devam filmlerinden Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975), Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976), Hababam Sınıfı Tatilde (1977) ve Hababam Sınıfı Güle Güle (1981), Ertem Eğilmez’in çektiği filmlerdi. Özellikle ilk dört film unutulmazlar arasındaki yerini çoktan aldı. Eğilmez seriyi bıraktıktan sonra Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor (1978) adlı bir filmi Kartal Tibet yönetti. 1987 yılında Rıfat Ilgaz, Hababam Sınıfı İcraatın İçinde adlı bir kitapla, seriye belirli bir politik bakış açısı getirmişse de, bu durum filmlere yansımadı. Serinin sonrasında Hababam esintili, Kızlar Sınıfı serisi, Hababam Taburu, Afacanlar Sınıfı, Bitirimler Sınıfı gibi filmler de yapıldı.

2000’li yıllardaysa serinin yeni versiyonları geldi. Hababam Sınıfı Merhaba (2003), Hababam Sınıfı Askerde (2004) ve Hababam Sınıfı 3.5 modern filmlerdi ve maalesef hiçbiri, orijinal serinin pırıltısıyla uzaktan yakından alakası olmayan filmlerdi. İşin ilginci, hemen her izleyenin bunu düşünmesi fakat yine de akın akın gidip filmleri izlemesiydi. Hababam’ın ismi, salonu doldurmaya yetmişti…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information