Martin Scorsese’nin beğeniyle karşılanan son filmi The Irishman’i izleme şansı yakalayan Guillermo del Toro, kaçırılmaması gereken bir film olarak tanımladığı The Irishman hakkında görüşlerini paylaştı.

Gerek Martin Scorsese imzası taşıması gerekse Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci ve Harvey Keitel gibi usta isimleri oyuncu kadrosunda barındırmasıyla bu yılın en heyecan verici filmleri arasında yer alan The Irishman, geçtiğimiz günlerde sinemaseverler ile buluştu. Dünya prömiyerini 57. New York Film Festivali’nde yapan film, sinemaseverler ve eleştirmenler tarafından beğeniyle karşılandı. Birçok eleştirmen tarafından modern bir başyapıt olarak nitelendirilen filmin Rotten Tomatoes’taki notu %100 olarak kalmaya devam ediyor.

International Brotherhood of Teamsters adlı işçi sendikasında memur ve aynı zamanda mafya suikastçısı olan Frank Sheeran‘ın hayatını anlatan The Irishman’den bir hayli etkilenen sinemaseverler arasında başarılı yönetmen Guillermo del Toro da yer alıyor. Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla Scorsese’nin son filmini değerlendiren del Toro, övgü dolu sözlerle bahsettiği The Irishman’i kaçırılmaması gereken bir yapım olarak nitelendirdi.

Guillermo del Toro’nun The Irishman hakkında paylaştığı yorumlardan bazıları şöyle:

“İlk olarak film Barry Lyndon’ın mezar kitabelerini andıran doğasıyla bağ kuruyor. Tüm çalkantıları, tüm dramları ve şiddeti ve gürültüsü ve kaybıyla gelip geçen hayatlarla ilgili… Ve nasıl sonunda hepimiz gibi onların da nasıl solup gittiğiyle.”

“Bu film bir mitler mozolesi. Altında duran kemikleri ezmek için yapılmış bir cenaze anıtı. Granit ayakta kalır ama içindeki bizler yine de toza dönüşürüz.”

“Dünyadaki her gangster düğününde çalan My Way (Benim Yolum)’in tam tersi. Pişmanlık duydukları şeyler hiç de az değil. İzlediğiniz yol geri alınamaz ve hepimiz sonundaki dengeyle yüzleşmek zorundayız. Filmdeki dış seste bile De Niro anlamsız homurdanmalara doğru kayıyor.”

“Bir belgeselde Rick Rubin’in, (yaşayan ve kaybeden ve cehenneme gidip geri dönen) Johnny Cash’in Hurt’ü söylerken şarkıya -o zamanlar genç olan- Trent Reznor’un sesinde asla duyamayacağınız bir boyut kazandırdığını açıkladığını hatırlıyorum. İşte bu film de öyle.”

“Scorsese ve (Paul) Schrader ile birlikte Bresson’ı arayan genç adamlar olarak başladılar. Bu film gangster filmlerindeki tüm mitlerin şeklini değiştirerek pişmanlığa çeviriyor. Bu filmi yaşıyorsunuz. Hiç bir zaman seksinin veya şiddetin peşinden gitmiyor. Asla gösteriş adına bir şey yapmıyor. Ama yine de göz alıcı şekilde sinematik.”

“Bir gün Jimmy Hoffa’yı destekleyeceğim bir film izleyeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi, ama izledim, çünkü belki de Kennedyler gibi o da savaş sonrası Amerika’daki görkemli duruşu temsil ediyordu.”

“Pesci mükemmel bir şekilde minimalist. Usta işi. Gezegenleri çeken bir kara delik, karanlık madde gibi. De Niro boyunu ve zekasını aşan işlere giren karakterleri canlandırdığında hep hayranlığımı kazanmıştır. Jackie Brown’daki rolünü de bu yüzden çok seviyorum.”

“Hayattaki günahlarımızla hayatımızın -her şeyin açıklık kazandığı- son üç dakikasında neler hissettiğimizi karşılaştırdığımızda çok şey elde edeceğimize inanıyorum… Bu film de bende öyle bir his yarattı.”

“Bu film zamana ihtiyaç duyuyor, gerçek bir yas tutma gibi işlenmeli. Aşamalar hâlinde meydana çıkacak. Asıl gücünün zamanla anlaşılacağına inanıyorum ve gerçek bir farkındalık yaratacağına. Bir başyapıt. Goodfellas ve Casino’nun kusursuz neticesi.”

“İzleyin. Bir sinema salonunda. Bu film stüdyonun raflarında o kadar uzun süre bekledi ki… şimdi burada olması bir mucize. Bu arada sinemadaki en hızlı geçen üç saat. Kaçırmayın.”

Beğeniyle Karşılanan The Irishman, 27 Kasım’da Netflix’te Yayınlanacak

JFK suikasti ile Teamsters işçi sendikasının lideri Jimmy Hoffa‘nın öldürülmesi konularına da değinen The Irishman, Charles Brandt‘ın I Heard You Paint Houses kitabından uyarlandı. Robert De Niro ve Al Pacino gibi oyuncuları gençleştirmek için pek çok sahnede CGI teknolojisinin kullanıldığı filmin senaryosunu Schindler’s List, Gangs of New York ve American Gangster gibi filmlerin senaristi olan Steve Zaillian kaleme aldı.

Filmin oyuncu kadrosunda Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci ve Harvey Keitel’a Bobby Cannavale, Ray Romano, Jesse Plemons, Anna Paquin, Stephen Graham ve Jack Huston gibi önemli isimler eşlik ediyor.

Gerek kamera önünde gerekse kamera arkasında etkileyici bir ekibi bir araya getiren The Irishman’in bu yıl Oscar yarışında oldukça etkili olması bekleniyor. Netflix’in de film için belirlediği yayın stratejisini ödül sezonunda şansını artıracak şekilde planladığı görülüyor. Dünya prömiyerini New York Film Festivali’nde yaptıktan sonra Londra Film Festivali’ni de ziyaret edecek olan film, 27 Kasım’da, yani ABD’de vizyona girdikten 27 gün sonra Netflix’te yayınlanacak.

Kaynak: Collider

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi