Çin’in entrikalarla ve iç çekişmelerle dolu Üç Krallık dönemine dair birçok film üretti şimdiye dek Zhang Yimou. 2002 yılında çektiği başyapıtı Kahraman - Ying xiong, onu takip eden leziz filmi Parlayan Hançerler - Shi mian mai fu bunlardan sadece ikisiydi. Gölge Savaşçı - Ying, yine Üç Krallık döneminde geçen ve Yimou’ya dair umutlarımızı her şeye rağmen taze tutmamızı sağlayabilecek türden bir film. Zira Yimou’nun son 15 yılı güzel fotoğrafların devasa Çin film endüstrisinin nimetleriyle birleştiği, derinlikten ve manadan uzak filmler üreterek geçirdiğini ve hayranlarında hayal kırıklığı yarattığını söylemek mümkün. Gölge Savaşçı'ysa ayakları nispeten yere daha sağlam basan bir yapım. Film, başta da değindiğimiz Üç Krallık döneminde geçiyor ve ismini de bu döneme dair bir kavramdan alıyor. Mevzu bahis dönemde Çin krallarının en büyük korkusu rakiplerinin düzenlediği bir suikasta kurban gitmek olduğundan, krallar kendilerine kimsenin tanımadığı, bilmediği, neredeyse görünmez gibi yaşayan korumalar tutarmış. Bu kişilerin ismiyse Gölge olurmuş. “Gölge”ler kimsesiz insanlardan seçilir, kral öldükten ve görevleri sona erdikten sonra da kayıplara karışırlar, akıbetlerini kimse bilmezmiş. Gölge Savaşçı: Yimou'nun Gölgesi Yimou filmde baş kaldıran bir Gölge’nin hikâyesini konu ediyor temelde. İki krallık arasındaki toprak ve iktidar rekabetinde kilit rol oynayan General Jing, hizmet ettiği gizemli ustası, onun himayesindeki Madam ve iktidarını korumak için her şeyi mübah gören kral Pei’nin yer yer kanlı bir dövüşe dönüşen, yer yer de satranç hamlelerini andıran mücadelesini izliyoruz film boyunca. Yimou’nun, geleneksel Çin kaligrafi sanatlarından yoğun biçimde etkilendiği bir görsel yapı sunduğu filmde renk paletinin yüzde 99’u gri ve daha da gri tonlardan mürekkep. Nefis bir görsellik vaat eden filmin, fena işlemeyen bir hikâye ve karakterler arası gerilim de ortaya koyabildiği muhakkak. Ağır çekimlerin ve Hong Kong’a has tel tekniğinin alışılageldik Yimou tarzında kullanıldığı dövüş sahnelerinden bazıları yine nefis görüntülere gebe. Ayrıca filmin savaş sahnelerinde ilginç, görülmedik kimi tekniklere de şahitlik etmeniz olası. Filmin esaslı iki karakteri Jing ve Madam arasındaki nahif hikâyenin bir yere varmamakla beraber, filmi katmanlandırdığını, Yimou’nun evvelki filmlerine nazaran ortada daha güçlü bir karakter çözümlemesi olduğunu iddia etmek abes olmaz ki bunlar normal şartlarda Yimou’nun gözü kapalı yapabileceği işler. Her ne kadar filmde eski Yimou’nun “gölgesi” kendisini gösteriyorsa da filmin tam anlamıyla Yimou için bir başarı olduğunu söylemek ne yazık ki namümkün. Filmde de bahsi geçtiği üzere “Bir şeyin kendisi ortada yoksa, gölgesi de yok hükmündedir.” diyebiliriz hatta. Zira yukarıda saydığımız meziyetlerinin yanı sıra, bir noktadan sonra şirazesini kaybeden senaryosu sağ olsun, evvelki filmlerinin aksine Çin’in bugününe dair bir kelam edemeyen ve oyuncuların abartılı performanslarının da büyük zarar verdiği bir film aynı zamanda Gölge Savaşçı. Bilhassa Pei rolündeki Ryan Zheng’in performansı akıllara zarar ve izlerken zaman zaman göz devirmelere, hatta kendisi adına utanmalara sebebiyet verecek düzeyde abartılı. Senaryonun entrikaya sırtını dayayan final aksınınsa tam anlamıyla işlediğini söylemek zor. Yine de Gölge Savaşçı, Yimou hayranlarını belirli ölçüde memnun edebilecek, yüreğine biraz olsun su serpecek anlara sahip. Ayrıyeten Zhang Yimou’nun 2019 yapımı filmi Yi miao zhong - One Second’ın Berlin Film Festivali’nden son anda “teknik sebeplerle” çekildiğini, yönetmenin de filmin de festivale katılamadığını belirtmek gerek. 1966-1976 arasındaki döneme, Mao yıllarına odaklanan filmin Çin’deki sansür kurulundan…
Puan - 55%

55%

Her ne kadar filmde eski Yimou’nun “gölgesi” kendisini gösteriyorsa da filmin tam anlamıyla Yimou için bir başarı olduğunu söylemek ne yazık ki namümkün. Filmde de bahsi geçtiği üzere “Bir şeyin kendisi ortada yoksa, gölgesi de yok hükmündedir.” diyebiliriz hatta.

Kullanıcı Puanları: 3.71 ( 4 votes)
55

Çin’in entrikalarla ve iç çekişmelerle dolu Üç Krallık dönemine dair birçok film üretti şimdiye dek Zhang Yimou. 2002 yılında çektiği başyapıtı Kahraman – Ying xiong, onu takip eden leziz filmi Parlayan Hançerler – Shi mian mai fu bunlardan sadece ikisiydi. Gölge Savaşçı – Ying, yine Üç Krallık döneminde geçen ve Yimou’ya dair umutlarımızı her şeye rağmen taze tutmamızı sağlayabilecek türden bir film. Zira Yimou’nun son 15 yılı güzel fotoğrafların devasa Çin film endüstrisinin nimetleriyle birleştiği, derinlikten ve manadan uzak filmler üreterek geçirdiğini ve hayranlarında hayal kırıklığı yarattığını söylemek mümkün.

Gölge Savaşçı’ysa ayakları nispeten yere daha sağlam basan bir yapım. Film, başta da değindiğimiz Üç Krallık döneminde geçiyor ve ismini de bu döneme dair bir kavramdan alıyor. Mevzu bahis dönemde Çin krallarının en büyük korkusu rakiplerinin düzenlediği bir suikasta kurban gitmek olduğundan, krallar kendilerine kimsenin tanımadığı, bilmediği, neredeyse görünmez gibi yaşayan korumalar tutarmış. Bu kişilerin ismiyse Gölge olurmuş. “Gölge”ler kimsesiz insanlardan seçilir, kral öldükten ve görevleri sona erdikten sonra da kayıplara karışırlar, akıbetlerini kimse bilmezmiş.

Gölge Savaşçı: Yimou’nun Gölgesi

Yimou filmde baş kaldıran bir Gölge’nin hikâyesini konu ediyor temelde. İki krallık arasındaki toprak ve iktidar rekabetinde kilit rol oynayan General Jing, hizmet ettiği gizemli ustası, onun himayesindeki Madam ve iktidarını korumak için her şeyi mübah gören kral Pei’nin yer yer kanlı bir dövüşe dönüşen, yer yer de satranç hamlelerini andıran mücadelesini izliyoruz film boyunca. Yimou’nun, geleneksel Çin kaligrafi sanatlarından yoğun biçimde etkilendiği bir görsel yapı sunduğu filmde renk paletinin yüzde 99’u gri ve daha da gri tonlardan mürekkep. Nefis bir görsellik vaat eden filmin, fena işlemeyen bir hikâye ve karakterler arası gerilim de ortaya koyabildiği muhakkak. Ağır çekimlerin ve Hong Kong’a has tel tekniğinin alışılageldik Yimou tarzında kullanıldığı dövüş sahnelerinden bazıları yine nefis görüntülere gebe. Ayrıca filmin savaş sahnelerinde ilginç, görülmedik kimi tekniklere de şahitlik etmeniz olası. Filmin esaslı iki karakteri Jing ve Madam arasındaki nahif hikâyenin bir yere varmamakla beraber, filmi katmanlandırdığını, Yimou’nun evvelki filmlerine nazaran ortada daha güçlü bir karakter çözümlemesi olduğunu iddia etmek abes olmaz ki bunlar normal şartlarda Yimou’nun gözü kapalı yapabileceği işler. Her ne kadar filmde eski Yimou’nun “gölgesi” kendisini gösteriyorsa da filmin tam anlamıyla Yimou için bir başarı olduğunu söylemek ne yazık ki namümkün. Filmde de bahsi geçtiği üzere “Bir şeyin kendisi ortada yoksa, gölgesi de yok hükmündedir.” diyebiliriz hatta. Zira yukarıda saydığımız meziyetlerinin yanı sıra, bir noktadan sonra şirazesini kaybeden senaryosu sağ olsun, evvelki filmlerinin aksine Çin’in bugününe dair bir kelam edemeyen ve oyuncuların abartılı performanslarının da büyük zarar verdiği bir film aynı zamanda Gölge Savaşçı. Bilhassa Pei rolündeki Ryan Zheng’in performansı akıllara zarar ve izlerken zaman zaman göz devirmelere, hatta kendisi adına utanmalara sebebiyet verecek düzeyde abartılı. Senaryonun entrikaya sırtını dayayan final aksınınsa tam anlamıyla işlediğini söylemek zor. Yine de Gölge Savaşçı, Yimou hayranlarını belirli ölçüde memnun edebilecek, yüreğine biraz olsun su serpecek anlara sahip.

Ayrıyeten Zhang Yimou’nun 2019 yapımı filmi Yi miao zhong – One Second’ın Berlin Film Festivali’nden son anda “teknik sebeplerle” çekildiğini, yönetmenin de filmin de festivale katılamadığını belirtmek gerek. 1966-1976 arasındaki döneme, Mao yıllarına odaklanan filmin Çin’deki sansür kurulundan geçemediği söyleniyor; ki bu da filmle ilgili merakımızı daha da artırıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi