Franz Kafka, edebiyat tarihinin en büyük yazarlarından biri şüphesiz. İnsan bilincinin karanlık taraflarına girerken absürtlükten doğan ironiyi elden bırakmadan, bireyin toplum içindeki yerini sorgulayan edebi yaklaşımı o kadar özgündür ki, onun yazdıklarını tanımlamak adına hemen hemen tüm dillere girmiş “Kafkaesk” terimi üretilmiştir. Kafka’nın yoğun metinleri görsel çağrışım anlamında da son derece zengindir ama bu çağrışımları sinema perdesine yansıtmak pek de kolay sayılmaz. Zira onun metinlerinin çağrıştırdığı, imgeler insan bilincinin süzgecinden geçerek dışa vurulur. Bu zor işin altından başarıyla kalkmış, aralarında Orson Welles ve Michael Haneke gibi önemli yönetmenlerin de eserlerinin bulunduğu, Franz Kafka’nın absürt ve karanlık dünyasını başarıyla yansıtan 6 çarpıcı uyarlama listesini sizin için derledik.

Franz Kafka’nın Absürt ve Karanlık Dünyasını Başarıyla Yansıtan 6 Çarpıcı Uyarlama

Le procès – Dava (1962)

Belki de tüm sinema tarihi içinde Franz Kafka’nın eserlerini beyazperdeye yansıtma konusunda başarılı olma potansiyeli en yüksek yönetmenlerden biri Orson Welles. Bu iki dehanın buluşmasının ürünü olan Le procès, bu konudaki düşünceleri kesinlikle boşa çıkarmıyor. Kafka’nın yazdığı en güçlü eserlerden biri olan Dava’yı okurken okuyucunun zihninde canlanan imgelerin neredeyse tamamının karşılığını bulmayı başarıyor usta yönetmen. Genel itibarıyla bir bilinmezlik üzerinden ilerleyen romanın anlatısı, Welles’in imgeleriyle birleşince tavizsiz bir klostrofobi hissiyatı yaşatıyor. Anthony Perkins’i romanın kahramanı Josef K. rolünde izlediğimiz film, sadece Kafka özelinde değil, sinema tarihinin en iyi roman uyarlamaları arasında da kendine yer bulabilecek güçte.

Die Verwandlung – Dönüşüm (1975)

Franz Kafka’nın kaleme aldığı en bilinen metin olduğunu söyleyebileceğimiz Dönüşüm, yapısı itibarıyla sinemaya uyarlanması oldukça zor bir eser. Bir sabah uyandığında kendini devcileğin bir böcek olarak bulan Gregor Samsa’nın yaşadıklarına ve buna bağlı olarak ruh hâline odaklanan bu edebiyat başyapıtını sinemaya uyarlamanın, özellikle ana karakterin fiziksel temsilini yapmak noktasında çok riskli olduğunu söyleyebiliriz. Fakat, daha çok Çek Yeni Dalgası’nın en önemli yönetmenlerinden biri olarak bilinen Jan Nemec’in bu konuda parlak bir fikri var: Yönetmen bu 55 dakikalık televizyon filminin tamamını Samsa’nın bakış açısından çekiyor. Bu görsel tercih sonucu seyirci kendini bir anda Samsa’nın pozisyonunda buluyor ve Die Verwandlung, edebiyat tarihinin en özgün karakterlerinden birinin hislerini ve gördüklerini seyircinin durumuyla eşleştiriyor. Ortaya çıkan sonuç ise öykünün sunduğuna yakın -olumlu anlamda- tuhaf ve hazmı zor bir deneyim vadediyor.

Klassenverhältnisse – Sınıf İlişkileri (1984)

Merkezine yabancılaşma kavramını alan, Kafka’nın bitiremediği romanı “Amerika”dan uyarlanan film, tam manasıyla metnin merkezindeki kavramın sinematik karşılığını bulmak üzerine kurulu; mizansenlerinden oyunculuk yönetimine kadar… Modern Avrupa sinemasının en önemli yönetmenleri arasında sayabileceğimiz Danièle Huillet ve Jean-Marie Straub çiftinin kariyerleri boyunca edebi -ya da değil- metinlerin sinematik yansımalarının peşinden koştuğunu düşünürsek, Klassenverhältnisse tüm zamanların en büyük yazarlarından birinin uyarlaması olması sebebiyle bile fazlasıyla ilgi çekici. Ama ortaya çıkan sonucun sunduğu sinema hazzının bunun çok ötesinde olduğunu da belirtmekte fayda var.

Das Schloß – Şato (1997)

Michael Haneke’nin Avrupa medeniyetiyle olan derdinin izlerini tüm filmlerinde bulabilmek mümkün. Benzer şekilde Franz Kafka’nın yükselmekte olan medeniyetin bir yansıması olarak eserlerinde yer alan bürokrasi mevhumu, anlatılarında önemli bir yer tutar. Hâl böyleyken, bürokrasi eleştirisi konusununda kusursuz bir başyapıt olan Şato romanının Haneke imzalı uyarlaması daha fikir aşamasından itibaren heyecan verici oluyor. Yönetmenin kariyerinin ilk bölümünde birçoğuna imza attığı televizyon filmlerinin sonuncusu olma özelliğini de taşıyan Das Schloß, Funny Games’le hemen hemen aynı dönemde ve aynı oyuncu kadrosuyla hayata geçirilmiş bir yapım. Kafka’nın hem oyunbaz hem karanlık romanıyla, Haneke’nin gerçeklik hissinden taviz vermeyen sinemasının buluşması, hem sinema hem de edebiyatseverler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir film.

The Hunger Artist – Açlık Sanatçısı (2002)

Kafka’nın ölümü öncesinde yazdığı son öykü olma özelliğini taşıyan Açlık Sanatçısı’nın stop-motion animasyon uyarlamasının altında Tom Gibbons’ın imzası var. Yazarın, otobiyografik ögelerce belki de en zengin metinlerinden biri olan öykü, sanatçı ve toplum arasındaki bıçak sırtı ilişkiyi merkezine alıyor. Öyküde; Kafka, aç kalmanın bir sanat dalı olarak kabul edildiği bir dünya tasvir eder. Daha kuruluşundan itibaren garip olan bu dünyayı, deforme figürlerle stop-motion formunda perdeye yansıtmak Gibbons’ın filminin en büyük başarılarından biri. Zira Kafka’nın zihnindeki düşüncelerin gerçek dünyada birebir karşılığını bulmak zor; animasyon teknikleri de bu noktada devreye girerek başarılı Kafka uyarlamalarının yolunu açıyor.

Kafuka: Inaka isha – Bir Köy Hekimi (2007)

Yazarın henüz hayattayken yayınladığı öykülerinden biri olan Bir Köy Hekimi’nin uyarlaması olan bu film, aslında yaklaşık yirmi dakikalık bir animasyon. 2003’te En İyi Kısa Animasyon dalında Oscar’a aday gösterilen Atama-yama’nın da yönetmeni olan Koji Yamamura’nın imzasını taşıyan Kafuka: Inaka isha Japonya yapımı olmasına rağmen, teknik anlamda alışılageldik animelerin çok uzağında. İnsanların, mekânların, hayvanların sabit bir şeklinin olmadığı, sürekli deforme oldukları bir görsellik sunuyor yönetmen Yamamura. Bu biçimsel tercihler, Kafuka: Inaka isha’nın Franz Kafka dünyasının çok başarılı bir temsilini sunma konusunda son derece etkili. Roman ve öykülerinde absürtün ve karanlık bir dokunuşun etkisiyle gerçekliği eğip bükmeyi çok seven Kafka’nın dünyasına böyle bir yorum getirmek gerçekten takdire şayan bir durum. Uyarlandığı öykünün olanaklarını da başarıyla kullanan bu filmin, yer yer ürpertici olmayı da başaran dış ses kullanımı ve müzikal anlarla zenginleşen işitsel boyutunu da atlamamak gerek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi