Fransız Yeni Dalgası’nın hangi filmle başladığına dair o tartışmayı bir kenara bırakıp bu akımın ilk kıvılcımının, geçtiğimiz Mart ayı içinde kaybettiğimiz efsanevi sinemacı Agnès Varda’nın 1955 tarihli Paralel Yaşamlar – La Pointe-Courte’uyla çakıldığını kabul edelim. Kurmaca film ve belgesel arasındaki sınırı yok ederek sinemayı çekim stüdyolarının dört duvarının dışarı çıkaran, farklı, dinamik, daha önce benzeri görülmemiş bir anlayış yarattı Fransız genç sinemacılar. Varda’nın açtığı bu yoldan, François Truffaut, Jean-Luc Godard, Éric Rohmer, Claude Chabrol, Jacques Rivette ve Jacques Demy gibi başka usta yönetmenler geçti. Bundan sonra artık sinemada hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Fransa’da 1960’larla birlikte hissedilmeye başlayan ve İngiltere’den Japonya’ya kadar etkisini hissettiren bu yenilik dalgasını sadece sinemayla sınırlamak da mümkün değil elbet. Zira bu yenilik ateşi sokak hareketlerinden pop kültüre kadar genişçe bir alanda etkili olmuştur. 1968 Paris’indeki sokak olayları Sinematek yöneticisi Henri Langlois’nın görevden alınması sonucu ivmelenmiştir örneğin. Ya da Jean-Luc Godard’ın ilham perisi, Yeni Dalga’nın unutulmaz figürlerinden biri olan Anna Karina, bugün yani internet çağında bir pop ikonu hâline gelmiş durumda.

Fransız Yeni Dalgası Deyince Aklımızda Canlanan Şarkılar

Toplumsal ya da kültürel dönüşümlerle doğrudan ilişkili bir sanat olan müziğin de Fransız Yeni Dalgası’nın bu geniş etki alanından uzak kalması düşünülemezdi elbette. Bu akıma dâhil edebileceğimiz başyapıt seviyesindeki birçok eserde Michel Legrand, Georges Delerue, Jean Costantin gibi önemli müzisyenlerin bestelediği, bu filmlerin ilham verici ruhuna çok güçlü katkılar yapan müzikler duyabiliyoruz. Sanatsal ve toplumsal alanda bu denli büyük etki yapmış olan akımın, müzikteki etkisini sadece filmlerde kulağımıza gelen ezgilerle sınırlamak eksik kalacaktır. Fransız Yeni Dalgası’nın müzik alanındaki en önemi karşılıklarından biri şüphesiz ki Nouvelle Vague. Fransız müzisyenler Marc Collin ve Olivier Libaux’nun ortaklığından doğan grup, punk, new wave ve post-punk gibi türlerin enerjik ruhunu Bossa Nova’nın yer yer dingin yer yer neşeli ruhuyla birleştiriyor. Joy Division’dan Depeche Mode’a, The Clash’ten The Smiths’e birçok efsanevi grup ve sanatçının şarkılarını kendi süzgeçlerinde geçirerek yeniden yorumlayan tavrı ile Yeni Dalga akımının temsilcisi olan yönetmenlerin kendilerine ilham veren filmlerin ruhunu başka bir sinema anlayışıyla yeniden yaratmaları arasında ciddi bir benzerlik olduğundan pekâlâ söz edebiliriz.

Nouvelle Vague’ın 28 ve 29 Kasım’da, Very Very French Festival XXF kapsamında Babylon’da gerçekleştireceği performansları heyecanla beklerken Yeni Dalga filmlerinden ilham verici müzikleri ve grubun en sevilen şarkılarından bazılarını bir araya getirdik. Keyifli dinlemeler!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi