VTxslTHKsIE

Gerek teknik, gerekse tematik anlamda sınırları zorlayarak görkemli bir filmografi inşa eden Christopher Nolan’ın ilk filmi Following’in diğer yapıtları üzerindeki etkisini inceleyen çarpıcı bir video yayınlandı.

Christopher Nolan deyince akıllarda canlanan en önemli unsurlardan biri teknik kusursuzluk. Seyirciyi uzayın derinliklerine yolculuğa çıkarırken de, tarihin önemli dönemeçlerine bakarken de, bir süper kahraman hikâyesi anlatırken de görsel yetkinlik Nolan’ın en önem verdiği ögelerden biridir. Özellikle son dönemde çektiği çok büyük bütçeli dev yapımlara baktığımızda bu konudaki ustalığını daha net görebilmekteyiz. Ama yönetmenin kariyerinin başına gittiğimizde ise, çok daha farklı üslupta çekilmiş bir filmle karşılaşıyoruz. 16 mm olarak siyah beyaz çekilmiş, küçük bir hikâye anlatan Following’in yönetmenin filmografisindeki ayrıksı durumuna rağmen, Nolan’ın anlatı yöntemleri açısından çok şey söylüyor. Thomas Flight‘ın YouTube kanalında yayınlanan bir video, Christopher Nolan’ın ilk filmi Following’den bu yana kullandığı teknikleri ve sinemasının değişmeyen özelliklerini inceliyor.

Following’den Dunkirk’e Nolan Sinemasının Değişmeyen Özellikleri

Teknik anlamda kendini zorlamak, Nolan sinemasının olmazsa olmazlarından biri. Bu mücadele durumunu son filmi Dunkirk’te, Inception’da ya da Batman filmlerinde görsel efektlerin yenilikçi kullanımında görsek de, Following’in yapılış şeklini de bundan bağımsız düşünemeyiz. Yönetmenin ilk uzun metrajlısı, neredeyse sıfır bütçeyle, yönetmenin yakın çevresindeki insanların desteğiyle çekilmiş bir filmdir. Dış çekimlerin gerilla usulüyle el kamerasıyla yapıldığını ve ortada görsel olarak tutarlı bir renkli film çekebilecek bütçe olmadığından siyah beyazın tercih edildiğini düşünürsek, Following’in de teknik olarak zorlu bir sürecin ardından tamamlandığını görebiliriz.

Nolan’ın filmlerinin en belirgin özelliklerinden biri de yönetmenin zamanla olan ilişkisi ve doğrusal olmayan zaman akışıdır. Hikâyesini zamanda tamamıyla geriye doğru akıtarak anlatan Memento’da zirve yapan bu yaklaşım kendini, Inception’da da Dunkirk’te de Interstellar’da da gösterir. Ama bu yöntemin temelleri, üç farklı zaman aralığının filmin başında aktarılmasından sonra, bu üç zaman diliminin birbiri içine geçmesiyle oluşan bir anlatı sunan Following’le atılmıştır. Following’le başlayan ve diğer filmlerinde devam eden, ritmik seslerin kullanımını ve karakterizasyon yöntemlerini de düşünürsek Nolan’ın ilk filminden bu yana sinemasını benzer etmenler üzerinde şekillendirdiğini söyleyebiliriz. Ya da daha geniş perspektiften bakıldığında görülecektir ki; sinema okuluna gitmeyen bir isim olan Nolan’ın, ilk filmini çekerken işi mutfağında öğrenmiş oluşu bu çarpıcı filmografinin detaylarından sızar.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi