Sinema ve televizyonda gerçekçilik kavramı her zaman alıştığımız gerçeklerden beslenmese de bir film ya da diziyi kendi gerçekliği içerisinde yani filmic diegesis‘te değerlendirmemiz gerekir. Ortak olduğumuz bu yeni dünyanın kendi kuralları, kendi döngüsü ve kendi dillerinin olması yaratılan yeni düzeni kendi içerisinde tutarlı kılmaya yarayan unsurlar olarak öne çıkar.

Game of Thrones’ta konuşulan Dothraki dilininin yaratıcısı David Paterson bu konuyla ilgili olarak, kullanılan dillerin o bölüm ya da sahneler için yeni bir sistem yaratmaktansa tamamen uydurulabileceğini ancak herhangi bir izleyici sahneyi durdurup notlar almaya başladığında ve kullanılan dilin kendi içerisinde tutarsız olduğunu gördüğünde yapılan işe bir önem atfetmenin çok fazla mümkün olmayacağını dolayısıyla yapımın inandırıcılıktan uzaklaşacağını söylüyor.

En nihayetinde her anına bu denli emek harcanan bir dizinin temelsiz bir dil kullanması izleyicide hayal kırıklığı yaratabilirdi. Bu sebeple David Paterson, bir işe başlarken öncelikle bu dili kimlerin konuştuğuna, bu insanların yaşam koşullarına, doğru ve yanlışlarına önem verdiğini, dili de buna göre şekillendirdiğini söylüyor. Sıcak bir iklimde yaşayan insanların dil yapısına kar ile ilgili onlarca kelime eklemek ne denli tuhaf kaçacaksa Dothrakilerin savaşçı yapısına kulağa yumuşak gelen bir dil yapısı kurgulamak da o denli tuhaf kaçacaktır. Bu sebeple Dothrakilerin vurguları, keskin ve güçlü olması bakımından göze çarpıyor. Yanı sıra Game of Thrones’ta konuşulan bir diğer dil olan High Valyrian Latince, Rusça, Estonca dillerinin tınısından beslenir gibidir. Dothrakiler kadar sert ve vurgulu bir dil olmayan Valyrian’da diğer dillerden farklı olarak “ü” sesi ön plana çıkar. Üretilen yeni dillerdeki aksanlar üzerine bir inceleme çalışması yapan Erik Singer “ü” sesinin kullanımı ile ilgili Fransızcayı örnek gösterir elbette bu örneğe Türkçeyi de eklemeliyiz.

Na’vi, Sindarin, Klingon ve Yeni Bir Dil Oluşturma Teknikleri

Film ve diziler için üretilen diller elbette bunlarla sınırlı değil, Harry Potter serisinin Parseltongue’u yani çataldili J.K. Rowling’in eserinde yer alsa da bir dil olarak kelime ve kurallara dökülmesi durumu film ile gerçekleşiyor. Avatar’ın Na’vi dilini, Yüzüklerin Efendisi’nden Sindarin dillerini de unutmamak gerek. Sindarin aynı zamanda bir dilbilimci de olan J. R. R. Tolkien tarafından yaratılsa da, dilin mevcut durumu diyaloga geçmek adına yeterli değilmiş; bu noktada film için David Salo, Sindarin üzerinde dili geliştirecek çalışmalarda bulunmuş. Dünya’dan git gide uzaklaştığımıza göre dünya dışı bir dil olan Star Trek’ten Klingon ile devam edebiliriz. Klingon, dünya dışı varlıkların konuştuğu bir dil olması sebebiyle, dilin yaratıcısı Marc Okrand öncelikli olarak insanların konuşma pratiklerinden uzaklaşmayı tercih ettiğini anlatıyor. Özellikle cümlenin ögelerinin diziliminin 6 farklı kombinasyona sahip olduğunu ve bunlardan en az kullanılanını tercih ettiğini açıklıyor. Yani Türkçeden fazlasıyla tanıdık bir örnekle açıklamak gerekirse “Ali ata bak” gibi bir dizilimin yerine “Ata Ali bak” gibi bir dizilimi tercih etme yoluna gittiğinden bahsediyor. Yanı sıra, sıklıkla kullanılan seslerden kaçındığını bunun yerine t-d, f-v gibi farklı ancak yakın seslerin bir kombinasyonunu kullanma yoluna gittiğini belirtiyor.

Tüm bu anlatılanlarda öne çıkan detay ise elbette, o dili konuşanların yaşam pratiklerinin nasıl olduğunu temel mesele hâline getirebilmek. Savaşçı bir toplumun tanımlayıcı kelimelerinin savaş ve çatışmaya yönelik olması, sevgi sözcüklerinin dahi benzer bir mantıktan türemesi ya da göçebe bir toplumun sevgi sözcüğü olarak “güneşim ve yıldızlarım” tanımlamasını kullanması o toplumun öncelikleri ve alışkanlıklarına dair önemli ipuçları vermeli.

Aşağıda 1. sezon 10. bölüm olan Fire and Blood’dan Khal Drogo’nun ölüm sahnesinden Daenerys’in Dothraki dilinde söylediği cümlelere göz atabilirsiniz.

Daenerys: Shekh ma shieraki anni! Güneşim ve yıldızlarım!

Daenerys: Hash yer vineseri dothrakh ataki kishi, zhey shekh ma shieraki anni? At sürdüğümüz ilk günü hatırlıyor musun, güneşim ve yıldızlarım?

Daenerys: Hash yer laz chari anna; hash yer ray vos o, attihas anna. Eğer hâla oradaysan, eğer hâla uzaklaşmadıysan göster bana.

Daenerys: Yer lajak. Yer ayyeyoon lajakoon. Anha zigerek yeroon lajat ajjin. Sen bir savaşçısın, her zaman da öyle oldun.  Şimde de savaşmana ihtiyacım var.

Daenerys: Affin shekh yola she jimma ma drivoe she titha…Arrek yer ajadi save, shekh ma shieraki anni. Ne zamanki güneş Batı’dan doğup Doğu’dan batacak o zaman sen bana geri döneceksin, güneşim ve yıldızlarım.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi