İster sanatsal ister eğlence odaklı bir çerçeveden bakalım, sinema erken döneminden bu yana, yıldız sistemine dayalı bir mecra. Kendi yıldızlarını yaratmış sessiz sinema döneminden itibaren öncelikle oyunculuk ve bunu takiben yönetmenlik ya da senaristlik yapan kişiler, bu sanat dalının lokomotifi konumunda olmuşlardır; bu alandaki üretimler bu pozisyonlar üzerinden ele alınmışlardır sıklıkla. Kamera önündeki kişilerin ya da bir filmin doğrudan yaratıcısı konumundaki kişilere böylesi bir önem atfedilmesi tabii ki anlaşılabilir bir durum; lakin hele ki günümüzdeki üretim pratikleri üzerinden düşünürsek sinema filmleri çok kalabalık grubun kolektif emeği ile oluşan eserler. Sette farklı görevlerle bulunan sinema emekçilerinin haklarını teslim ettikten sonra ekranda izlenen anlatının seyirci üzerinde yarattığı etkinin şekil ya da miktarında filmde kullanılan müziklerin bestecilerinin de yadsınamaz bir katkısı var elbette. Filmlerde müziğe vermemek de elbette bir yönetmen tercihidir, fakat şayet yaratım sürecinde, çoğu yapımda olduğu gibi müzik kullanılması yönünde bir karar verilmiş ise müzik o filmin yarattığı anlam dünyasının vazgeçilmez bir parçası olmuştur artık. Farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse, bir filmin yarattığı duygu ve anlamda bestecinin müthiş bir katkısı, hatta bunun da ötesinde önemi vardır.

Film Müziğinin Ustaları

Filmler, dolayısıyla sinemanın üzerinde bu kadar etkisi olan film müziği bestecilerini teker teker düşünmek, tekil olarak heyecan verici eserlerle karşılaşma olanağı sağladığı gibi daha bütüncül bir perspektiften bakıldığında sinema tarihinde yapılacak bir gezintinin de kapılarını aralar. Sinemanın gördüğü en büyük yönetmenlerden Alfred Hitchcock’un sayısız başyapıtını, Taksi Şoförü – Taxi Driver ve Yurttaş Kane – Citizen Kane gibi filmlerinde müziklerinde de imzası olan Bernard Herrmann’ın müzikleriyle de hatırlarız örneğin. Jaws ya da Star Wars gibi popüler kültüründe önemli unsurları arasına girmiş yapımlar, bu konumlarını John Williams’ın unutulmaz melodilerine de borçludur büyük ölçüde. Tek tek filmlere bakmaya ara verdiğimizde karşımıza spagetti western türünün işitsel boyutunu yaratan Ennio Morricone gibi bir isim çıkarken; odağımızı dünya sinemasına çevirdiğimizde ise Fransız Yeni Dalgası filmlerinin müziklerinde büyük payı olan, Georges Delerue ve Michel Legrand’ı veyahut Avrupa sanat sinemasının en önemli yönetmenlerinden Béla Tarr’ın Mihály Vig adını anmadan geçmek olmaz. Clint Mansell, Hans Zimmer ya da Danny Elfman gibi çağdaş ustalar da cabası…

Bu haftaki Spotify listemizde, dünyanın çeşitli coğrafyalarından, farklı anlayışlardan eserlerde bestelerini duyduğumuz film müziğinin ustalarından bir seçki eşliğinde sinema tarihinde işitsel bir yolculuğa çıkalım istedik. Keyifli dinlemeler!


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information