Şu an 88 yaşındaki Frederic Wiseman’in filmlerinin bayağı uzun olduğu malum. Ana yarışmada yer aldığı Venedik’ten FIPRESCI ödülüyle dönen Ex Libris: New York Halk Kütüphanesi de farklı değil. 200 dakikaya yaklaşan süresi gözünüzü korkutmasın. Zaten yönetmenin sinemasına aşinaysanız, korkutmayacaktır da. Yaşayan en büyük belgesel ustalarından Wiseman, günümüz belgeselcilerinin birçoğu gibi filmine dramatik bir ark aramıyor, duygusallık peşinde koşmuyor, stilize bir yapıdan medet ummuyor. En saf hâliyle dokümanter sinema yapıyor. İzliyor, kaydediyor, müdahale etmiyor, aktarıyor. Ve bir an bile ilginizi kaybetmiyor. Çünkü kamerasını yine önemli bir sahaya çeviriyor. Wiseman’ın yakın dönem filmleri At Berkeley (2013) ve National Gallery (2014) izlediyseniz ya da haklarında fikriniz varsa, Ex Libris de benzer bir proje aslında. Bu kez konumuz, New York’un Halk Kütüphanesi ağı. Sadece bir kütüphaneler zinciri değil; eğitim ve meslek programları, danışmanlık servisleri, söyleşi ve etkinlikleriyle yaşayan bir organizma. Dijital çağa da ayak uydurmaya çalışıyorlar elbette. Wiseman bizi yönetim kurulu toplantılarından yüz küsur yıllık yayımların dijitale aktarılma süreçlerine, meslek edinmek için kuruma gelenlerden bazen de sadece halka açık bir Elvis Costello söyleşisine, şehrin tüm kütüphanelerinde gezdiriyor. Sadece kütüphanelerin işleyişini, mekanizmalarını anlatmıyor; bundan faydalanan insanları ve bu sistemin hayatlarına nasıl dokunduğunu da idrak etmemizi sağlıyor. Ex Libris: Muhafaza Neydi? Muhafaza Emekti Ve sadece izleyen bir göz olarak bu süreçlere şahit olmamızdan bile totalde bir anlam doğuyor. O da bilginin eğilip bükülmeden, yorumlanmadan, olduğu gibi aktarılmasının önemi. Kültür veya tarih, hepsi neticede bundan ibaret değil mi? Bilginin olduğu gibi aktarılması ve halklara ulaşmaya devam etmesi için çalışan insanlar, kültürün taşıyıcı kolonları, yapı taşları… Wiseman’ın filmi bizi kimi çok değerli anlara tanık ederek, kendisi de o bilgi zincirinin ve kültürün bir parçası hâline geliyor. Siyah bir anne, devlet tarafından basılmış ve müfredata sokulan yeni tarih kitaplarında, siyahların Afrika’dan Amerika kıtasına iş bulmak amacıyla kendi rızalarıyla geldiğinin yazıldığını fark etmiş mesela. Muktedirin tarihi yeniden yazma çabası bize de hiç yabancı değil. Bu siyah anne isyan ediyor. “Benim çocuklarım bunları mı okuyacak?!” New York Halk Kütüphaneleri gibi kurumlar, tarihin çarpıtılmasına, yeni nesillerin yalanlarla beslenerek büyümesine karşı da bir önlem mekanizması işlevi görüyorlar. (Bizim açımızdan, benzer bir kurumun ülkemizde yokluğuna şiddetle hayıflanmamız ve kendimizi iyice çaresiz hissetmemiz gibi ekstra bir katmanı daha var işin ne yazık ki.) Ex Libris, bu mekanizmanın bütün kayıtlarını, dökümanlarını dijital teknolojiye aktararak koruma sürecini sadece filme çekmekle kalmıyor; bu film sayesinde o sürecin 197 dakikalık bir parçası hâline de geliyor. Bütün bu sebeplerden önemli bir yapım Ex Libris. Frederick Wiseman cephesinde yeni bir şey yok, filmlerinden birini izleyince hepsini izlemiş kadar oldum zaten diye düşünebilirsiniz belki ama o zaman ben de yönetmenin başardıklarının hafife alınmaması gerektiği, öneminin de zaman içinde çok daha iyi anlaşılacağı noktasında ısrarcı olmak zorundayım.

Yazar Puanı

Puan - 85%

85%

Ex Libris, bu mekanizmanın bütün kayıtlarını, dökümanlarını dijital teknolojiye aktararak koruma sürecini sadece filme çekmekle kalmıyor; bu film sayesinde o sürecin 197 dakikalık bir parçası haline de geliyor.

Kullanıcı Puanları: 4.8 ( 1 votes)
85

Şu an 88 yaşındaki Frederic Wiseman’in filmlerinin bayağı uzun olduğu malum. Ana yarışmada yer aldığı Venedik’ten FIPRESCI ödülüyle dönen Ex Libris: New York Halk Kütüphanesi de farklı değil. 200 dakikaya yaklaşan süresi gözünüzü korkutmasın. Zaten yönetmenin sinemasına aşinaysanız, korkutmayacaktır da. Yaşayan en büyük belgesel ustalarından Wiseman, günümüz belgeselcilerinin birçoğu gibi filmine dramatik bir ark aramıyor, duygusallık peşinde koşmuyor, stilize bir yapıdan medet ummuyor. En saf hâliyle dokümanter sinema yapıyor. İzliyor, kaydediyor, müdahale etmiyor, aktarıyor. Ve bir an bile ilginizi kaybetmiyor. Çünkü kamerasını yine önemli bir sahaya çeviriyor.

Wiseman’ın yakın dönem filmleri At Berkeley (2013) ve National Gallery (2014) izlediyseniz ya da haklarında fikriniz varsa, Ex Libris de benzer bir proje aslında. Bu kez konumuz, New York’un Halk Kütüphanesi ağı. Sadece bir kütüphaneler zinciri değil; eğitim ve meslek programları, danışmanlık servisleri, söyleşi ve etkinlikleriyle yaşayan bir organizma. Dijital çağa da ayak uydurmaya çalışıyorlar elbette. Wiseman bizi yönetim kurulu toplantılarından yüz küsur yıllık yayımların dijitale aktarılma süreçlerine, meslek edinmek için kuruma gelenlerden bazen de sadece halka açık bir Elvis Costello söyleşisine, şehrin tüm kütüphanelerinde gezdiriyor. Sadece kütüphanelerin işleyişini, mekanizmalarını anlatmıyor; bundan faydalanan insanları ve bu sistemin hayatlarına nasıl dokunduğunu da idrak etmemizi sağlıyor.

Ex Libris: Muhafaza Neydi? Muhafaza Emekti

Ve sadece izleyen bir göz olarak bu süreçlere şahit olmamızdan bile totalde bir anlam doğuyor. O da bilginin eğilip bükülmeden, yorumlanmadan, olduğu gibi aktarılmasının önemi. Kültür veya tarih, hepsi neticede bundan ibaret değil mi? Bilginin olduğu gibi aktarılması ve halklara ulaşmaya devam etmesi için çalışan insanlar, kültürün taşıyıcı kolonları, yapı taşları…

Wiseman’ın filmi bizi kimi çok değerli anlara tanık ederek, kendisi de o bilgi zincirinin ve kültürün bir parçası hâline geliyor. Siyah bir anne, devlet tarafından basılmış ve müfredata sokulan yeni tarih kitaplarında, siyahların Afrika’dan Amerika kıtasına iş bulmak amacıyla kendi rızalarıyla geldiğinin yazıldığını fark etmiş mesela. Muktedirin tarihi yeniden yazma çabası bize de hiç yabancı değil. Bu siyah anne isyan ediyor. “Benim çocuklarım bunları mı okuyacak?!” New York Halk Kütüphaneleri gibi kurumlar, tarihin çarpıtılmasına, yeni nesillerin yalanlarla beslenerek büyümesine karşı da bir önlem mekanizması işlevi görüyorlar. (Bizim açımızdan, benzer bir kurumun ülkemizde yokluğuna şiddetle hayıflanmamız ve kendimizi iyice çaresiz hissetmemiz gibi ekstra bir katmanı daha var işin ne yazık ki.) Ex Libris, bu mekanizmanın bütün kayıtlarını, dökümanlarını dijital teknolojiye aktararak koruma sürecini sadece filme çekmekle kalmıyor; bu film sayesinde o sürecin 197 dakikalık bir parçası hâline de geliyor.

Bütün bu sebeplerden önemli bir yapım Ex Libris. Frederick Wiseman cephesinde yeni bir şey yok, filmlerinden birini izleyince hepsini izlemiş kadar oldum zaten diye düşünebilirsiniz belki ama o zaman ben de yönetmenin başardıklarının hafife alınmaması gerektiği, öneminin de zaman içinde çok daha iyi anlaşılacağı noktasında ısrarcı olmak zorundayım.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi