Suç hikâyeleri her zaman dikkat çekici olmuştur, özellikle de soygun temalı olanlar. Rififi (1955), The Killing (1956), The Italian Job (1969) gibi yapımlar, soygun temalı filmlerin öncülerinden olsa da, özellikle 1990 sonrası türün örneklerinde hem nicelik hem de nitelik olarak bir yükseliş olduğunu görürüz. Reservoir Dogs (1992), The Usual Suspects (1995), Inside Man (2000), Sexy Beast (2000), Heat (1995) ve gişede elde ettiği başarıyla dikkat çeken Ocean’s Eleven (2001) türün yükselişe geçtiği 90’lar sonrası öne çıkan kurmaca yapımlar diyebiliriz. Suç filmleri söz konusu olduğunda, öncelikli beklentimiz incelikli bir senaryo ve bu senaryonun peliküle aktarılmadan önce özenli bir kurgudan geçmesi oluyor. Nitekim, türün örneklerine baktığımızda filmlerin, çoğunlukla gerçek olaylara dayandırıldığını, direkt olarak spesifik bir olaydan yola çıkıldığını veya bir gazete kupüründen esinlenerek hayata geçirildiğini  görüyoruz. Bu noktada, suç türündeki kurmacalar bu denli popüler olmuşken-ki bu Mindhunter (2017) gibi farklı arayışları da beraberinde getiriyor-benzer olayları ele alan belge filmlerin popülerleşmesi de enteresan değil. Bu yazımıza konu olan Netflix belgeseli “Evil Genius: The True Story of America’s Most Diabolical Bank Heist” da, Amerika’nın en bilmeceli ve aynı en zamanda en dramatik soygunlarından birinin arka planda yer alan gerçeklerini gün yüzüne çıkartıyor.

2003 yılında Brian Wells isimli bir pizza kuryesi, Pensilvanya’nın Erie isimli şehrinde bir banka soygunu gerçekleştirir. Yaklaşık $250.000 istediği gişe görevlisinden yalnızca $8.000 alabilen Wells, bankadan çıktıktan kısa süre sonra polisler tarafından yakalanır. Lakin, birçok banka soygunundan aşina olduğumuz “rehin alma” meselesi Wells için biraz farklıdır. Boynuna bomba takılı olan Wells, soygunu yapan kişi olduğu gibi, rehinedir aynı zamanda. Olay yerinde bulunan polislere, parayı teslim etmediği takdirde ya da imha edilmemesi hâlinde bombanın patlayacağını anlatmaya çalışan Wells, bu konuda bir türlü başarı olamaz. Nitekim, bomba imha ekibi gelene kadar bomba patlar ve Wells hayatını kaybeder. Welss’in ölümü birçok soru işaretini de beraberinde getirir; Wells gerçekten kurban mıdır; yoksa tüm bunlar kendisinin de içinde bulunduğu bir soygunun parçası mıdır? Wells kurban ise, bu soygunun arkasında kim(ler) vardır; eğer Wells kurban değil suçlu ise, neden kendini öldürmeyi seçmiştir?

Evil Genius: The True Story of America's Most Diabolical Bank Heist

Evil Genius: The True Story of America’s Most Diabolical Bank Heist

Evil Genius’ta, yaşananları sadece soygun üzerinden değil, süreç boyunca hem yargı sürecine dahil olan tüm kişiler incelenerek hem de olayın arkasında ve çevresinde yaşanan diğer olaylarla birlikte irdelenerek katmanlı bir yapı oluşturuluyor. Bu noktada, belgeselin başladığı ilk andan itibaren birtakım sorular seyircinin önüne yem misali atılıyor;

-Soygunu kim planladı?

-Wells kurban mı, suçlu mu?

-Marjorie Diehl-Armstrong dâhi mi deli mi?

-Tüm bu olayların arkasındaki isim Bill Rothstein olabilir mi?

Tüm bu soruların cevaplarını, projenin arkasındaki isim olan ve bu olayı 14 sene boyunca araştıran Trey Borzillieri ile birlikte arıyoruz. Yer yer, polislerin fikirlerinin alınması ve konuyla ilgili araştırmalarına yer verilse de biz araştırmanın merkezinde Borzillieri’nin yaptığı çalışmaları görüyoruz. Bu, hem FBI ile yerel polis arasındaki anlamsız çekişmeyi hem de Borzillieri’nin konuyu ne denli özenli araştırdığını gözler önüne seriyor. Borzillieri, genel olarak beni yaşadıklarına kendinden bir şeyler katmadığı konusunda inandırmayı başardı diyebilirim açıkçası. Kurguda da herhangi bir zamansal kandırmaca kullanılmaması sebebiyle, tüm bu olayları doğrusal bir zaman düzleminde takip ediyoruz. Bu son derece sıra dışı ve merak konusu olan soygunun belgelendiği Evil Genius’ın türün başarılı örneklerinin yanında git gide sıradanlaşmasının sebebi ise ne yazık ki belgeselin kurgusunda ve Borzillieri’nin kendi fikirlerini seyirciye kabul ettirmek için ilk ândan itibaren gösterdiği gereksiz tavırdan kaynaklanıyor. Borzillieri, ortaya çıkan her yeni detayda şok olmamızı arzuluyor ancak bunu başaramıyor. Dizinin hemen hemen ilk dakikasında yarattığı “şeytani” karakter ile kimin masum, kimin suçlu olduğu konusunda manipüle ediyor.Marjorie Diehl-Armstrong’un dâhilik ile delilik arasında seyreden ruh hâli hakkındaki düşüncelerimizi yönlendirmeyi tercih ederek, karakter(ler)le yapacağımız olası bir empatinin önüne duvar örüyor. Bu durum, konuyu yakından takip eden ve soygun ile ilgili detayları önceden araştırmış kişilerin düşüncesi ya da beklentileri açısından herhangi bir değişikliğe yol açmıyor elbet lâkin, belgeselin hedef kitlesi için kurgunun yönlendirici, yaşanacakların ise tahmin edilebilir olması; çileği unutulmuş bir pastayı anımsatarak, tatsız bir deneyime dönüşüyor, adeta. Toplamda 4 bölümden -yaklaşık 200 dakika- oluşan bu belgesel, ilk bölümünde yarattığı beklentiyi uzunca bir süre karşılayamıyor, dağılıyor ancak son bölümünde konuya açıklık getirerek bu sıra dışı soygunun tüm detaylarını gözler önüne seriyor. Açıkçası bu durumda sormadan geçemiyorum; aralarda sarkan bölümler kısaltılarak 4 bölümlük bir mini dizi yerine, 100 dakikalık bir uzun metraj olarak kurgulansa, yukarıda bahsettiğim sorunlar göze batar mıydı; hiç sanmıyorum. Bu konuda, The Imposter (2012), The Cult of JT Leroy (2014) ve Death in Terminal (2016) gibi belgesellere baktığımız zaman, nasıl şaşırtıldığımızı ve bir kurmaca izletirmişçesine yaşanan olayların içine nasıl dahil ediliğimizi daha iyi anlıyoruz.

Evil Genius sona erdiğinde, aklımızda asla unutamayacağımız bir soygun ve keşkelerle hatırlayacağımız bir belgesel kalıyor. Her ne kadar, daha çok olumsuz bir tablo çizmiş gibi gözüksem de, son derece özenle hazırlandığını ve prodüksiyon olarak üst düzey bir iş çıkarıldığını da atlamamak gerekiyor. Nitekim, Netflix’in uzun metraj kurmacalarında ya da birçok dizisinde hayal kırıklığına uğrattığını söylesek de söz konusu belgesel olduğu zaman dizi ya da uzun metraj ayrımı yapmaksızın ciddi bir kalite tutturduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi