1949’da yayımlanan ünlü kitabı Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nda Joseph Campbell, kurgusal edebi eserler için bir kahraman arketipi ortaya koyar. Buna göre esas karakterimiz, zorlukla dolu bir yola çıktıktan sonra eski yaşamına değişmiş olarak geri dönmekte, yani bir nevi büyümektedir. Edebiyata paralel olarak sinemada da benzer bir formülün işlediğini söyleyebiliriz. Hatta pek sevgili Utku Ögetürk, pek çok filmin aslında ülkemizdeki ismiyle büyüme hikâyesi, ya da nam-ı diğer coming-of-age janrında sayılabileceğini söyler. Bu bir bakıma da doğrudur aslında fakat güncel konjonktürde, ergenlikten ilk gençliğine ya da ergenliği yeni yeni tatmaya başlayan karakterlerin ele alındığı filmlerin, coming-of-age olarak kayıtlara geçtiğini görürüz. Bildiğimiz anlamdaki örneklerine yakın duran Les 400 Coups – 400 Darbe ve American Graffiti – Gençlik Yılları gibi yapımların ardından John Hughes’un 80’lerde çektiği filmlerle zirvesini gören bu tür, 90’larda düşüşe geçse bile özellikle son 10 yıllık dönemde gelen Juno, Saksı Olmanın Faydaları – The Perks of Being a Wallflower ve Ben, Earl ve Ölen Kız – Me and Earl and the Dying Girl gibi türün başarılı örnekleri sayesinde yeniden büyük ilgi gören bir konuma erişmiş durumda.

Sinema tarihinde bu denli yer tutan büyüme hikâyeleri, doğal olarak zaman içerisinde televizyonda da kendisini gösterir ancak Freaks and Geeks ve Glee gibi nispeten bilinen örneklerine karşın zirvesini Stranger Things’le yaşadı hiç kuşkusuz. 2016’da ekrana gelmesiyle birlikte bir anda küresel bir fenomene dönüşen dizi, başta Netflix olmak üzere pek çok yapımcı şirketin benzer tarzda işler kotarmasına önayak oldu. Bu kapsamda ortaya çıktığını söyleyebileceğimiz 13 Reasons Why, The End of the F***ing World, Riverdale gibi yapımlar çokça ilgi gördü.

Gelgelelim büyüme hikâyelerinin hem sinema hem de televizyon ya da yayın platformlarındaki örnekleri, genellikle deyim yerindeyse “suya sabuna pek dokunmayan” nitelikteydi. Derinlemesine karakter çalışmaları izlediğimiz çoğu büyüme hikâyesi, kahramanlarının cinsel kimliğini genelde bir kenara bırakma eğiliminde. Düşündüğümüzde ergenliğe ya da liseden üniversiteye adım atmakta olan karakterlerin, kendilerini keşfettiği dönemde cinsel kimliklerinin tamamen dışarıda bırakılması bir bakıma absürt.

Ancak, sinemada azınlıkta kalan kesimin son dönemde daha görünür hâle gelmesinin bir sonucu olarak, son yıllarda bir değişime tanıklık etmeye başladık. Kuir karakterleri konu edinen Beni Adınla Çağır – Call Me by Your Name, Love, Simon ve Alex Strangelove gibi işler karşımıza çıkmaya başlarken böylece tür bir nevi kabuk değiştirmeye başladı. Kim bilir, belki de Beni Adınla Çağır’daki grafik seks sahneleri, bir dönemin başlangıcı niteliğindedir.

2019’da yayınlanan iki dizi, Sex Education ve Euphoria, ise benzer bir değişimi dizilerde de görebileceğimizi işaret ediyor. Son yıllarda çok daha fazla yatırım alan dizilerin, artık izleyiciyi yalnızca ekran karşısında tutmak amacıyla değil, aynı zamanda senarist ve yönetmenlerin kendi kreatif vizyonlarını yansıtabilmesi gayesiyle çekildiği aşikar. Dolayısıyla git gide genişleyen bir özgürlük alanından bahsedebiliyoruz. Bu sürecin doğal sonucu olarak bir saatlik dizi bölümünde neler görebileceğimizi kestirmek artık çok daha güç. David Lynch’in Twin Peaks ile Nicolas Winding Refn’in ise Too Old To Die Young ile yaptıkları da bunun bir göstergesi aslında. Ancak Sex Education ve Euphoria, başka türlü bir değişimin habercisi.

Euphoria ve Sex Education: Cinselliğin İşlevselliği

Yıl içerisinde sırasıyla Netflix ve HBO’nun katkılarıyla önümüze gelen bu işlerde, cinselliğin ve cinsel kimliğin hiç olmadığı kadar cesurca konu edildiğine tanıklık ediyoruz. Seks sahneleri ya da çıplaklık, dizi tarihine yeni girmiş kavramlar değil elbette ki ya da gençlik dizilerinde bunları ilk kez görmüyoruz. Ve hatta cinselliğin sansasyonellik bakımından Game of Thrones ile birlikte zirve yaptığına hepimiz şahit olduk. Keza Blue Mountain State ve Glee gibi çok izlenen gençlik dizileri de bu yönleriyle öne çıktı. Gelgelelim buradaki anahtar kelime “işlevsellik”. Hem Sex Education hem de Euphoria’nın farklı bölümlerinde karşımıza çıkan cinsel ögelerin, seyircinin ilgisini çekmek ya da sansasyon yaratmaktan ziyade esas olarak hikâyenin akışına hizmet ettiğini görüyoruz.

Hem özgüven hem de cinsel açıdan yetersiz bir çocuk olan Otis’in, seks terapisti annesinden öğrendikleri aracılığıyla okulundaki öğrencilerin cinsel sorunlarına çözüm aradığı seanslar düzenlemeye başlamasını konu edinen Sex Education, aynı zamanda kendi bedenlerini keşfetmenin eşiğindeki bir grup çocuğun da hikâyesi. Bu çocuklar içerisinde belki de en ilgi çekici öyküye sahip olanı ise okul müdürünün oğlu Adam. Dizinin henüz ilk dakikalarında karşımıza çıkan seks sahnesinde bu tecrübeden zevk almadığını gördüğümüz, dahası partnerini kandırmak için sahte bir orgazm yaşayan Adam; babasının kendi üzerindeki iktidarından tam anlamıyla bunalmış, dahası penisi hakkında çıkan dedikodulardan dolayı cinsel hayatındaki iktidarı da kaybetmiş durumda. İlerleyen bölümlerde ise Otis’in tavsiyesini tamamen yanlış algılayan Adam’ın, tüm okulun karşısında penisini göstererek en azından cinselliğinin üzerindeki baskıyı üzerinden attığını görüyoruz. Dolayısıyla Adam özelindeki cinsel ögelerin kullanımının, karakterin derinleşmesi ve üç boyutlu bir hâl alması amacıyla yapıldığını görüyoruz. Ancak bu durum, tek bir karakter ya da olayla sınırlı değil tabii ki. Dizide, yer yer Will Gluck’ın Adı Çıkmış – Easy A’ini hatırlatırcasına, kulaktan kulağa telefondan telefona bir vajina resminin dolaştığına tanık oluyoruz. Bölüm ilerleyip fotoğrafın aslında kime ait olduğuna dair dedikoduların ayyuka çıkması ve olaya okul müdürünün de dâhil olmasıyla birlikte ortaya ikonik “It’s My Vagina” sahnesi çıkıyor.

Günümüzde body shaming olarak da adlandırılan bu durumun bir benzerini de Euphoria’da görüyoruz. Kat isimli karakterin, bir parti sırasında yaşadığı cinsel ilişkiye ait görüntülerin öğrenciler arasında dolaşıma girmesinin ardından, kilosu nedeniyle okların direkt olarak ona dönmesi, bu durumun daha da belirgin bir örneği belki de. Dahası Kat’in, bu olay yaşanmasa belki de asla girmeyeceği, nispeten “karanlık” yollara yöneldiğini ve yaşananlardan karakterin doğrudan doğruya etkilendiğine tanıklık ediyoruz. Bilginin en büyük güç olarak addedildiği şu günlerde, özellikle kadın vücudu üzerinden yapılan şantaj ve manipülasyonların, kişi üzerinde nasıl etkiler bırakabileceğine ya da nelere sebebiyet vereceğine dair örnekler gördüğümüz bu iki farklı durumda Euphoria, Sex Education’a kıyasla, daha kötümser bir tablo resmediyor. Kendi türlerinin bir yansıması olarak değerlendirebileceğimiz bu duruma paralel olarak, yine bir lisedeki farklı karakterlerin derinlemesine incelendiğini gördüğümüz Euphoria’da, cinselliğin aslında daha provokatif ve hatta yer yer izleyiciyi rahatsız edecek şekilde kullanıldığını görüyoruz.  Yakın zamanda, özellikle ABD sınırları içerisinde ses getiren Assassination Nation’ın senarist ve yönetmeni Barry Levinson’ın yaratıcılığını yaptığı HBO dizisi, yüksek dozda uyuşturucu almasının ardından önce hastaneye kaldırılıp ardından terapi gören Rue’nun anlatıcılığında vuku buluyor. Uyuşturucu, seks ve şiddetin iç içe geçtiği ekstrem bir çevreyi ele alan dizi, erkek penisini televizyon tarihinde belki de hiç olmadığı kadar fazla kullanmasıyla dikkat çekiyor. Örneğin, Amerikan futbolu oynayan bir grup erkeğin soyunma odasında tamamen çıplak olarak göründüğü sahne, babası tarafından erken yaşlardan bu yana gerek fiziksel gerekse de mental olarak tam bir “erkek” gibi yetiştirilen Nate’in çevresini saran ataerkil yapının toksikliğini simgeliyor.

Özetlemek gerekirse son dönemde bir değişim içerisine giren coming-of-age türündeki filmler gibi gençlik dizilerinde cinselliğin artık daha görünür bir hâle gelmeye başladığını, bu durumun oluşmasında Euphoria ve Sex Education’ın cinselliği bir amaç olarak değil de, amaca giden bir araç olarak kullanmasının bir başlangıç noktası olabileceğini söylemek pekâlâ mümkün.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi