Chicago Bulls’ta Michael Jordan ile birlikte forma giyen Horace Grant, The Last Dance belgeselinin Jordan’ı iyi gösterecek şekilde kurgulandığını ve gerçekleri yansıtmadığını iddia etti.

1990’larda NBA’de sekiz yılda altı şampiyonluk kazanarak tekrarlanması zor bir başarıya imza atan Chicago Bulls takımının uzun süre unutulmayacak başarı hikâyesi, ESPN ve Netflix ortaklığında hazırlanan The Last Dance belgeseliyle ekranlara taşındı.

Michael Jordan‘ın Chicago Bulls’ta geçirdiği son sezon olan 1997-1998 sezonuna odaklanan 10 bölümlük belgesel dizisi, izleyiciler tarafından ilgiyle karşılandı. 1997-98 sezonu boyunca yaşananları kayda almasına izin verilen kamera ekibinin elde ettiği 500 saati aşkın görüntü kullanılarak hazırlanan belgesel, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden övgü toplarken, Netflix’te en çok izlenen yapımlar arasına girmeyi başardı.

Son yılların en beğenilen belgesel dizilerinden biri olan The Last Dance, 17 Mayıs’ta yayınlanan son iki bölümüyle ekranlardaki yolculuğunu tamamlarken, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 1990’lı yıllarda forma giydiği Chicago Bulls’ta Michael Jordan ile birlikte üç şampiyonluk kazanan Horace Grant, belgeselin gerçekleri yansıtmadığını iddia etti.

ESPN’e konuşan Grant, belgeselin Jordan’ı iyi gösterecek şekilde kurgulandığını ifade etti. Grant, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Belgeselin eğlenceli olduğunu söyleyebilirim, ama o dönemde orada olan takım arkadaşları olarak neredeyse yüzde 90’ının palavra olduğunu biliyoruz. Gerçek değildi, çünkü Jordan’ın bazı takım arkadaşlarına söylediği pek çok şeye takım arkadaşları da karşılık verdi. Ama tüm bunlar belgeselden çıkarılmıştı, eğer buna bir belgesel diyebilirseniz tabii.”

Grant, kazanmaktan başka hiçbir şeyi umursamadığı The Last Dance’te de gözler önüne serilen Jordan’ın bu uğurda yaptığı bazı şeylerin ne kadar yanlış olduğuna dikkat çekiyor:

“Beni domine edebileceğini düşündü ama ne yazık ki yanılıyordu. Çünkü ne zaman üstüme gelse ben de onun üzerine gittim. Ama söz konusu Will Perdue, Steve Kerr ve genç Scott Burrell olduğunda, bunu izlemek çok üzücüydü. Bir adamın, bir liderin bu adamların üzerine o şekilde gittiğini görmek. Antremanda orada burada itip kakmak zorunda olduğunu anlıyorum ama takım arkadaşlarını düpedüz yumruklamak gibi şeyler yapmak, onlara hakaretler etmek, bunlara gerek yoktu.”

Horace Grant: “Bu Bir Belgesel Değil Çünkü Bir Sürü Şey Kesildi, Kurguda Atıldı. Bu Yüzden Buna Sözde Belgesel Diyorum.”

Belgesel dizisinde Jordan, kendisini bazı noktalarda kötü gösteren The Jordan Rules kitabı için içerinden bilgi veren isimlerden birinin de Horace Grant olduğunu iddia ediyor. Bunun bir yalan olduğunu söyleyen Grant ise Jordan’ın ona karşı hâlâ kin beslediği için böyle bir şey söylediğini savunuyor:

“Yalan, yalan, yalan… Eğer MJ’in benimle bir garezi varsa bunu erkek gibi halledelim. Bunun hakkında konuşalım. Ya da başka bir şekilde de halledebiliriz. Ama yine de hâlâ gidip The Jordan Rules’un kaynağının ben olduğum yalanını ortaya atıyor. Sam Smith (kitabın yazarı) ile her zaman iyi arkadaş olduk. Hâlâ iyi arkadaşız. Ama o soyunma odasının kutsallığı, kişisel hiçbir şeyi dışarı yansıtmazdım.”

“Bu sadece kin dostum. Sana söylüyorum bu sadece kin. Ve bu sözde belgeselde bunu kanıtladığını düşünüyorum. Onun hakkında bir şey söylerseniz, sizi ekarte eder, karakterinizi yerle bir etmeye çalışır.”

Belgeselden pek de memnun olmadığı konuşulan Scottie Pippen‘a da değinen Grant, belgeselin Pippen’ı kötü yansıttığını düşünüyor: “Scottie Pippen kadar başarılı bir ‘ikinci adam’ın bu kadar kötü yansıtıldığını hiç görmemiştim.”

Kendisi de röportajlarıyla belgeselde yer alan Grant, günün sonunda Jordan’a odaklanan bu belgeselin hazırlanma şekliyle Jordan’a yaşananlar hakkında son sözü söyleme fırsatı tanıdığını düşünüyor. Jordan’ın yapım şirketi olan Jump 23’nin belgeselin yapımcıları arasında yer almasını da eleştiriyor.

“Bu sözde belgesel temelde bir kişi hakkında ve neyin dışarıya yansıtılacağı konusunda son söze o sahip olduğunda… bu bir belgesel olmuyor. Bu ‘son dans’ta ne yaşandığı hakkında onun bakış açısı. Bu bir belgesel değil çünkü bir sürü şey kesildi, kurguda atıldı. Bu yüzden buna sözde belgesel diyorum.”

Kaynak: The Guardian

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information