Tokyo’da geçen, büyük kısmını ana karakterin Oscar’ın bakış açısından izlediğimiz bir anlatı… Filmin görselliğinin ötesinde; tipografiye dahi hakim olan baskın neon ışın kullanımı… Fakat en nihayetinde Enter the Void, içinde uyuşturucu, Budist felsefe, reenkarnasyon içeren, izleyiciyi neredeyse oyunsal bir deneyimin içine sokan bir film ya da tüm bu karmaşık tanımlama çabasını bir kenara bırakıp yönetmen Gaspar Noé’ye kulak verirsek “saykodelik melodrama”. Ezber bozan bir deneyim sunan Enter the Void hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik.

Derleyen: Ekin Usumi

Enter the Void Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Doğaçlama diyaloglar

Filmdeki diyalogların çoğu oyuncular tarafından doğaçlama olarak oluşturulmuştur. Gaspar Noé’nin İngilizcesinin çok iyi olmamasından dolayı oyuncuların diyaloglarını denetleyebilmesi için çekimler esnasında sette bir tercüman bulunmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Cannes Film Festivali

Cannes Film Festivali’nde beğenilen filmlerin seyirciler tarafından alkışlanması gibi bir gelenek olduğunu biliyoruz. Enter the Void da, Cannes’daki gösteriminin ardından tam 15 dakika boyunca alkışlanmıştır.

 

2001: A Space Odyssey 

Gaspar Noé, Enter the Void filminin görsel dilini oluştururken Stanley Kubrick’in 2001: A Space Odyssey filminden ilham almıştır. Ayrıca filmin çekimlerinde uyuşturucu madde kullanan insanın hissettiklerini yansıtacak bir atmosfer yaratmak için ise Norveçli video sanatçısı Glennwiz’in (Glenn Jacobsen) videolarından biri kullanılmıştır.

Açılış ve Kapanış Jenerikleri

Filmin dünya prömiyeri 2009 Cannes Film Festivali’nin ancak sonunda gerçekleştirilebilmiştir. Çünkü film, festivalin başlamasına kısa bir süre kala, ancak tamamlanabilmiştir. Son günlerde yaklaşık 50 tane grafik sanatçısı filmi bitirmek için çalışmıştır. Bu sıkışık program yüzünden film, festivalde açılış ve kapanış jeneriği olmadan gösterilmiş. Film “Enter” yazısı ile başlamış “The Void” ile bitmiş ve filmin ismi de buradan gelmiştir.

Bakış Açısı

Noé, Robert Montgomery’nin Lady in the Lake filmini izlediğinde 23 yaşındaydı. Bu deneysel kara film, ana karakterine odaklıdır ve onun bakış açısından çekilmişti. Enter the Void filminde Noé, aynı yöntemi kullanmıştır. Ana karakter Oscar, filmde yalnızca iki kere görülmektedir; birisi karakterin aynadaki yansıması; öbürü DMT kullandığı sahne. Bu tercihin ilham kaynakları arasında Kathryn Bigelow’un Strange Days (1995) filminin açılış sahnesi ve yönetmenliğini Jonas Akerlund’un yaptığı, The Prodigy’nin Smack My Bitch Up video klibi de yer alır.

Filmin Türü

Enter the Void anlatı yapısı ve kullanılan teknikler itibarıyla herhangi bir türe dahil edilmesi oldukça zor bir filmdir. Lakin Gaspar Noé filmini “saykodelik melodram” olarak tarif ediyor.

Daft Punk

Filmin müzikleri Daft Punk grubundan Thomas Bangalter’in mevcut müzik ve ses kayıtlarından toparlanarak elde edilmiştir. Fakat Noé çok istese de grup filmin için orijinal müzik besteleyememiştir. Zira grup o esnada Disney’in Tron filminin müziklerini yapıyordu.

Filmin Eksiksiz Hâli

Cannes Film Festivali’nden sonra prodüksiyon ekibi, filmin eksiklerini gidermek için 2009 yılının sonlarına kadar çalışmaya devam etti. Duyusal, görsel ve işitsel unsurların üzerinde duruldu. Filmin eksiksiz hâli ilk defa 2010 yılının Ocak ayında Sundance Film Festivalinde gösterildi.

Yansıma

Filmin ilk 15 dakikalık bölümünde tuvalette geçen sahnede izleyiciler Oscar’ın yüzünü net olarak görebiliyor. Ana karakterin aynaya baktığı ve yüzünü yıkadığı sahnede elinde görünen yüzük, aynadaki yansımada gözükmemektedir.

“I Want 2 Die”

Filmde Oscar’ın ruhu, terk edilmiş bir tünelde arkadaşı Alex’i ziyaret ediyor. Alex’i bir kağıda “I want 2 live” yazısını yazarken gördükten sonra kameranın bakış açısı değişiyor ve kelimeler “I want 2 die”a dönüşüyor.

Final

Gaspar Noé, filmin finalindeki doğum sahnesinde görünen kişinin Linda değil; Oscar’ın annesi olduğunu belirtmiştir.

Tibet’in Ölüler Kitabı

Noé, görsel araştırma için DMT tecrübesi yaşadığını ve kitabın ana konusunu, insan ruhunun ölümden tekrar doğacağı ana kadar içinde bulunacağı durumları ve bu esnada geçireceği bilinç hâllerini anlatan “Tibet’in Ölüler Kitabı”nı baz alarak oluşturduğunu söylemiştir.

DMT

Filmde “Void” isimli barın tuvaletinde Japon bir polis tarafından vurulan Oscar’ın pis bir tuvalette kan kaybederken görüntüsü yer alır. Karakterin o sırada öldü mü, yoksa uyuşturucu etkisinde mi olduğumu anlaşılmaz. Alex, daha sonra bu durumla ilgili net bir bağlantı kurarak DMT denen maddenin sadece ölüm anında salgılandığını vurguluyor.

Love Oteli

Love Oteli isimli mekan Enter the Void filminde defalarca görülmüştür. Gaspar Noé’nin 2015 yılında yayınlanan Love filmindeki Murphy karakterinde de bu otelin maketi dikkat çekmektedir.

Kutsal Kitap

Filmdeki bir diyalogda; Oscar’a Tibet’in kutsal kitabı olan “Tibet’in Ölüler Kitabı”nı okuyup okumadığını soran Alex’in, yaşamdan sonraki görüşleri ile ilgili bir konuşmaları yer. Bu, filmdeki en uzun diyalogdur ve bu konuşmanın filmin konusu hakkında izleyiciye bilgi verildiğini söyleyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi