Anne Hathaway ve Rebel Wilson; varlıklı erkekleri en emin oldukları klişe, yani "hafife alınmak"tan faydalanarak dolandırmak için bir araya geliyor. Ne de olsa geleneksel toplum yapısı şemsiyesi altında kadınlar için taşıması en kolay rol, yetersizlik. Josephine Chesterfield (Hathaway) ve Penny Rust (Wilson) ise kabullenilmiş ataerkil kalıpları kullanıp paraya dönüştürerek, bu durumu kendi avantajlarına çeviriyor. Ancak Penny, Fransa’nın güneyindeki küçük bir şehirde çok daha varlıklı erkeklerin yaşadığını öğrendiğinde ve Josephine’in kurulu düzenine dâhil olmaya çalışıp dolandırıcılık ipinin üstündeki ikinci cambaz olmaya kalktığında işler karışıyor. Düzenbazlar, ilk kez duyduğumuz bir fikre sahip değil. Zira, 1964 yapımı Yatak Hikayesi - Bedtime Story'den 1988’de uyarlanan Kirli, Çürük ve Adi -Dirty Rotten Scoundrels’ta bu hikâyeyi Steve Martin ve Michael Caine üzerinden izlemiştik. Aynı şehirde hayatta kalmaya çalışan iki sahterkârın egosu şişkin kadınları hedef aldığı filmin hikâyesi, Düzenbazlar ile bu kez cinsiyetlerin değiştirilmesiyle Chris Addison’ın yönetmenliğinde tekrar karşımıza çıkıyor. Aksan değiştirme konusundaki yetenekleri, baştan çıkarıcı dış görünüşü ve birlikte çalıştığı polis arkadaşı ile Josephine Chesterfield, sahtekârlık dünyasının yıldızlarından bir tanesi iken; Penny Russ, telefon uygulamasında eşleştiği erkekleri kandırarak daha ufak çapta işler yapıyor. Ancak Penny, Josephine’in çalıştığı şehre gitmeye karar verip tren yolculuğu sırasında onunla tanıştığında işler değişmeye başlıyor. Çünkü Penny, Josephine tarafından eğitilmek ve beraber çalışmak istiyor; ancak Josephine'in isteği işlerine yalnız  devam etmek yönünde. Bir teknoloji bilyoneri Thomas Westerburg'ü (Alex Sharp) hedeflerine oturtup, bu işi bir iddia hâline getirdiklerinde ise olaylar beklenmedik bir yön alıyor. Düzenbazlar: Karşısındakini Hafife Alan Dolandırılır! Film; Penny’nin hayali ve geleneksel güzel kavramlarına uygun ikizini kullanarak gerçekleştirdiği küçük çaplı düzenbazlıkla başlayarak izleyicisini Josephine’in sahte İngiliz aksanıyla Fransa’nın küçük bir şehrinde kurduğu çok daha büyük çaplı düzene şahit ediyor. Her iki kadının da kendilerini daha akıllı zanneden erkekleri dolandırırken kullandırdıkları şey aynı: "Aptallık". Bu anlamda filmin radikal ve güçlü bir önerisi olduğunu düşünmek mümkün. Çünkü kendilerini en akıllı zannedip karşılarındakini hafife alanlar ve bunu özellikle de geleneksel kalıpların içerisinde düşünerek yapanlar, günün sonunda daima kaybederler. Film izleyicisine, Penny ve Josephine’in hafif alınmayı baz alarak kurdukları iş düzeninden kazandıkları büyük miktardaki paraları göstererek zaten bunu hatırlatıyor. Genellikle göğüs büyütme ameliyatı hayalini kullanarak nispeten küçük çaplı işler yapan Penny, daha abartılı ve salaş bir şekilde komikken; geleneksel anlamda "güzel" olan, dolayısıyla pek de akıllı olması beklenmeyen birine dönüşerek iş yapan Josephine ise çok daha sofistike ve zeki hâllerinde komedisini yansıtıyor. Kendilerini çok akıllı, başkalarını aptal görenlerle dalga geçerek oldukça güçlü bir çıkış noktasına sahip olan ve bu çıkış noktasından cinsiyetçilik karşıtı bir bakış açısıyla işleyen Düzenbazlar, genç bilyoner Thomas üzerinden bir diğer farklı tutumu hikâyesine ekliyor ve perspektifini genişletmeyi amaçlıyor. Türlü varsayımlarla hafife alınanların zekasını ve gerçek kapasitesini öne çıkarmayı hedefleyen filmin ilk ve ikinci perdeleri, Josephine ve Penny’i tanıtma biçimi ve bu iki düzenbazın birbirlerine karşı verdikleri savaş gibi durumlara eşlik eden başarılı oyunculuk performansları sayesinde eğlenceli, yumuşak ve komik geçiyor. Ancak filmin tamamı için aynı şeyleri söylemek pek de mümkün değil. Film, Penny ve Josephine’in girdikleri iddiadan sonra ivmesini hiç durmadan kaybetmeye başlıyor. Zaten en başta sunduğu, erkeklerin yaptığı en büyük aptallığın kadınları hafife almak olduğu önerisini Penny, hatta Josephine’in bile…

Yazar Puanı

Puan - 40%

40%

Düzenbazlar, izleyicisine kadınları kadın oldukları için dar görüşlü fikirlerin kalıplarına hapsedip hafife alanlarla dalga geçmeyi vadetse de, güncellenememiş, klişelerle dolu senaryosuyla karakterlerini en çok da kendisi hafife alıyor.

Kullanıcı Puanları: 3.25 ( 5 votes)
40

Anne Hathaway ve Rebel Wilson; varlıklı erkekleri en emin oldukları klişe, yani “hafife alınmak”tan faydalanarak dolandırmak için bir araya geliyor. Ne de olsa geleneksel toplum yapısı şemsiyesi altında kadınlar için taşıması en kolay rol, yetersizlik. Josephine Chesterfield (Hathaway) ve Penny Rust (Wilson) ise kabullenilmiş ataerkil kalıpları kullanıp paraya dönüştürerek, bu durumu kendi avantajlarına çeviriyor. Ancak Penny, Fransa’nın güneyindeki küçük bir şehirde çok daha varlıklı erkeklerin yaşadığını öğrendiğinde ve Josephine’in kurulu düzenine dâhil olmaya çalışıp dolandırıcılık ipinin üstündeki ikinci cambaz olmaya kalktığında işler karışıyor.

Düzenbazlar, ilk kez duyduğumuz bir fikre sahip değil. Zira, 1964 yapımı Yatak Hikayesi – Bedtime Story’den 1988’de uyarlanan Kirli, Çürük ve Adi -Dirty Rotten Scoundrels’ta bu hikâyeyi Steve Martin ve Michael Caine üzerinden izlemiştik. Aynı şehirde hayatta kalmaya çalışan iki sahterkârın egosu şişkin kadınları hedef aldığı filmin hikâyesi, Düzenbazlar ile bu kez cinsiyetlerin değiştirilmesiyle Chris Addison’ın yönetmenliğinde tekrar karşımıza çıkıyor. Aksan değiştirme konusundaki yetenekleri, baştan çıkarıcı dış görünüşü ve birlikte çalıştığı polis arkadaşı ile Josephine Chesterfield, sahtekârlık dünyasının yıldızlarından bir tanesi iken; Penny Russ, telefon uygulamasında eşleştiği erkekleri kandırarak daha ufak çapta işler yapıyor. Ancak Penny, Josephine’in çalıştığı şehre gitmeye karar verip tren yolculuğu sırasında onunla tanıştığında işler değişmeye başlıyor. Çünkü Penny, Josephine tarafından eğitilmek ve beraber çalışmak istiyor; ancak Josephine’in isteği işlerine yalnız  devam etmek yönünde. Bir teknoloji bilyoneri Thomas Westerburg’ü (Alex Sharp) hedeflerine oturtup, bu işi bir iddia hâline getirdiklerinde ise olaylar beklenmedik bir yön alıyor.

Düzenbazlar: Karşısındakini Hafife Alan Dolandırılır!

Film; Penny’nin hayali ve geleneksel güzel kavramlarına uygun ikizini kullanarak gerçekleştirdiği küçük çaplı düzenbazlıkla başlayarak izleyicisini Josephine’in sahte İngiliz aksanıyla Fransa’nın küçük bir şehrinde kurduğu çok daha büyük çaplı düzene şahit ediyor. Her iki kadının da kendilerini daha akıllı zanneden erkekleri dolandırırken kullandırdıkları şey aynı: “Aptallık”. Bu anlamda filmin radikal ve güçlü bir önerisi olduğunu düşünmek mümkün. Çünkü kendilerini en akıllı zannedip karşılarındakini hafife alanlar ve bunu özellikle de geleneksel kalıpların içerisinde düşünerek yapanlar, günün sonunda daima kaybederler. Film izleyicisine, Penny ve Josephine’in hafif alınmayı baz alarak kurdukları iş düzeninden kazandıkları büyük miktardaki paraları göstererek zaten bunu hatırlatıyor. Genellikle göğüs büyütme ameliyatı hayalini kullanarak nispeten küçük çaplı işler yapan Penny, daha abartılı ve salaş bir şekilde komikken; geleneksel anlamda “güzel” olan, dolayısıyla pek de akıllı olması beklenmeyen birine dönüşerek iş yapan Josephine ise çok daha sofistike ve zeki hâllerinde komedisini yansıtıyor. Kendilerini çok akıllı, başkalarını aptal görenlerle dalga geçerek oldukça güçlü bir çıkış noktasına sahip olan ve bu çıkış noktasından cinsiyetçilik karşıtı bir bakış açısıyla işleyen Düzenbazlar, genç bilyoner Thomas üzerinden bir diğer farklı tutumu hikâyesine ekliyor ve perspektifini genişletmeyi amaçlıyor. Türlü varsayımlarla hafife alınanların zekasını ve gerçek kapasitesini öne çıkarmayı hedefleyen filmin ilk ve ikinci perdeleri, Josephine ve Penny’i tanıtma biçimi ve bu iki düzenbazın birbirlerine karşı verdikleri savaş gibi durumlara eşlik eden başarılı oyunculuk performansları sayesinde eğlenceli, yumuşak ve komik geçiyor. Ancak filmin tamamı için aynı şeyleri söylemek pek de mümkün değil.

Film, Penny ve Josephine’in girdikleri iddiadan sonra ivmesini hiç durmadan kaybetmeye başlıyor. Zaten en başta sunduğu, erkeklerin yaptığı en büyük aptallığın kadınları hafife almak olduğu önerisini Penny, hatta Josephine’in bile planlarının basitliği sebebiyle bir türlü karşılayamayan filmin hikâyesi, heyecanını ve hiçbir zaman tam anlamıyla yükseltemediği hızını yitiriyor. Karakterlerin bağ kurulabilirliğiyle kazanılan komedi duygusu artık filmi taşıyamaz hâle geliyor. Josephine, kendisine bu iş ile bir krallık kurmuş bir iş insanı olarak resmediliyor, ancak film boyunca hayata geçirebildiği büyük planları kumarhanede bir polisle kargaşa yaratmak, varlıklı erkekleri evlilik öncesi Penny’nin canlandırdığı baş belası kız kardeşi ile korkutarak tek taş yüzükleri çalmak veya bir doktormuş gibi davranmaktan öteye gidemiyor. Penny ise değişik kıyafetleri ve abartılı hareketlerinde komedisini var ediyor ve bu şekilde ön plana çıkıyor. Anne Hathaway genel geçer anlamdaki güzellik kavramlarına uygun düşen vücut hatlarıyla daha seksi, daha ciddiye alınabilir karakteri canlandırırken Rebel Wilson, abartılı hareketleriyle komik ve daha kaba olan olarak resmediliyor. Film, karakterlerine yaklaşırken izlediği dış görünüşü ve beden ölçülerini kalıplaştıran, geleneksel anlayışların sınırlarından çıkamayan bu yaklaşımıyla aslında küçümsediği düşüncelerin devam ettirir hâle geliyor. Yani film, fıkra komikliğinden ileriye geçemeyen demode senaryosuyla hiçbir zaman güçlü ve modern önermesinin hakkını veremiyor. Bu oldukça zeki kadınlara, karmaşık ve iyi inşa edilmiş bir plan sunmuyor. Dolayısıyla bu anlamda hikayenin aksiyon kısmı izleyici için inanırlığını ve ciddiyetini yitiriyor. Filmin isminin Düzenbazlar olmasına ve başta bizlere hafife alınanların güçlü zekalarıyla başardıkları dolandırıcılık hikâyelerini sunmayı vadeden filmin izleyici için sadece komik diyalogları ve özellikle vücut ölçüleri sebebiyle zaten belli bir kalıba sokulmuş Penny’nin abartılı hareketleri ön planda kalıyor. Özellikle, hikâyeye ortak hedef Thomas dâhil olduğunda anlatının daha öteye gidemeyip kendisini tekrarlayacağını anladığımızda film, büyük ölçüde ivme ve güç kaybediyor. Günün sonunda Thomas, herkesten daha zeki çıkarak takıma dâhil olduğunda, filmin tek heyecan verici ters köşesini filmin anlatısına yeni bir bakış açısı katarak gerçekleştirse de, filmin kadınları ön plana çıkarmayı hedefleyen tavrı daha önceden zaten bu karakterleri yeterli planlarla güçlü seviyeye ulaştıramadığı ve temel önerisini bu ana dek sadece cinsiyet eşitsizliğine dayandırdığı için darbe alıyor. Hikâye tekrara düşerek kısır bir döngüye giriyor, daha da sıradanlaşıyor, klişeleşiyor.

Düzenbazlar, izleyicisine kadınları kadın oldukları için dar görüşlü fikirlerin kalıplarına hapsedip hafife alanlarla dalga geçmeyi vadetse de, günün sonunda güncellenememiş, klişelerle dolu senaryosuyla karakterlerini en çok kendisi hafife alıyor. Başarılı isimlerin güçlü performanslarına rağmen, hikâyesinin temelindeki güçlü ve aksiyon türü unsurları da barındıran önermesini karşılayamayıp, fıkra komedisinden öteye gidemeyen, basit planları, kolay formülleriyle akıllarda yer edemeyecek bir film Düzenbazlar.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi