Masum, Sahipli, 7Yüz ve Sıfır Bir-Bir Zamanlar Adana’da gibi projelerle sevilen bir dijital televizyon platformu haline gelen BluTV’nin yeni projesi Dudullu Postası, 5. bölüm itibariyle keskin dönüşüme girdi. Leyla ile Mecnun, Ben de Özledim gibi kült dizilerin ve Sen Aydınlatırsın Geceyi, İtirazım Var ile Polis gibi çok sevilen filmlerin yönetmeni Onur Ünlü’nün merakla beklenen yeni dizisi Dudullu Postası 5 haftadır her Cuma yeni bölümüyle BluTv ekranlarında izleyiciyle buluşuyordu.

Penguen çizeri Serkan Yılmaz’ın yarattığı Dudullu Postası karikatür serisinden ilham alınarak hazırlanan projede, başrolleri Hazar Ergüçlü, Taner Ölmez, Erkan Can, Bülent Şakrak, Güven Kıraç, Ahmet Rıfat Şungar, Ayda Aksel, Levent Tülek, Aslı Bekiroğlu ve Özgür Emre Yıldırım paylaşıyor. Bugüne kadar izlediğimiz Dudullu Postası’nda karakterler belirli bir çizgiye oturtulmuş, hikâye Dudullu Postası adında bir gazetenin çıkarılmak istendiği Dudullu’da Tayfur ile Melis’in aşkı etrafında şekillendirilmişti. Melis’in abisinin, kız kardeşinin “namusuyla” adeta kafayı yemesi ve kendisine İffet Team adında bir takım kurarak olaylara müdahale etmesi, yanı sıra tiki, zengin bir kız ile fakir bir delikanlının uyuşamayan hikâyesi bir noktada elbette yer yer gülümsetebilse de seyirci tarafında uzun vadede izleyecek güdülenmeyi tam anlamıyla sağlayamıyordu. Büyük umutlarla başlanan ve oldukça ses getiren Dudullu Postası’nı izlediğinizde elinizde yer yer eğlendiren ama damağınızda herhangi bir tat, kalbinizde herhangi bir ağırlık bırakmayan bir yapıya sahip olduğunu görebilirdiniz. Dizinin yönetmenliğini üstlenen ve senaryoya bazı ufak dokunuşlarda bulunduğu belli olan Onur Ünlü, Dudullu Postası’nın gidişatından belli başlı noktalarda memnun olmamış ya da bambaşka bir şey denemek istemiş olacak ki, 5. bölümün sonunda dizinin bütün kilit karakterlerini tek bir kurşunla öldürüyor. Olaylar da tam bu noktada geri dönülemez biçimde bir değişime uğruyor.

Mükerrem Abi Paradoksu ve Dudullu Postası’nın Eksik Parçası

5. bölümün sonunda bütün önemli karakterlerin ölmesinin ardından yeni bölümde karakterlerin arafta sıkışıp kaldığını görüyoruz. Onur Ünlü’nün senaryoyu devralması, Dudullu Postası’nı taban tabana değiştiriyor. Çok daha yoğun, çok daha karanlık, çok daha derinden gelen sert bir tona bürünüyor dizi. İnsan ile ilgili ve insandan kaynaklı sorgulamalara, Shakespeare alıntılarına, türlü paradokslara ve varoluşun ikircikli yanına değiniyor. 6. bölümde birden karakterler öyle bir derinleşiyor ve hikâyeyle öyle bir bütünleşiyor ki, Onur Ünlü’yü Onur Ünlü yapan esas nosyonların ne olduğunu adeta kanlı canlı bir biçimde karşınızda görebiliyorsunuz. Bu noktada Dudullu Postası’nın ilk bölümleri kötüydü gibi bir algıya sebep olmak istemem. Dudullu Postası’nın ilk bölümleri soft bir komediydi, karakterleri bir evin içerisindeyse bir evin içerisindeydi, neyse oydu ve ne olmak istemediği, ne olabileceği üzerinden bir derinlik atfedilmemişti. Bu yüzden şuan Dudullu Postası’nın bambaşka janrda bambaşka bir projeye dönüştüğünü söylemek mümkün.

Tayfur’un dizide bahsi geçen Mükerrem abi paradoksuna göre eksik parçasını bularak tamamlanma güdüsü ve ancak bu yolla araftan kurtulabileceği gerçeği, dizinin eksik kalmış gibi görünen çatışmasını net bir biçimde doyuma ulaştırıyor. Çok daha net bir çatışma ile kurulan bir anlatıda karakterlerin bu kadar kaybolmuş olması ise bu karşıtlığın bambaşka bir tat doğurmasına sebep oluyor. Tayfur eksik parçasını ararken bu eksik parçayı farklı biçimlerde tanımlıyor; eksik parça bazen aşk, bazen anneyle yüzleşme, bazense inanılan yalanların karşısında kendimizi ne denli küçük düşürebildiğimiz ve bazı şeyleri içten içe biliyor olmamızla ilgili. Mükerrem abiden, avcılığı ve aynı zamanda hayvanları çok seven bir veteriner olarak avlanmaya çıkan ama vurduğu hayvanları sonradan tedavi ederek bütün bakımını üstlenen ve hatta onlarla yaşayan bir karakter olarak bahsediliyor dizide. Bölüm de tam anlamıyla yaşamın bu çelişki dolu yanından ve bu çelişkiye katlanabilmek için çelişkinin bizzat kendisi olunması gerektiği savından yola çıkarak hikâyesini şekillendiriyor. Tayfur eksik parçasını arayarak tamamlanmaya çalışırken aslında Dudullu Postası’nın da eksik parçasını bulduğunu ve tamamlandığını görüyoruz. Mizahın dozunun bu bölüm itibariyle düştüğü bir gerçek ancak yine de dizinin absürd yapısından çok bir şey kaybettiğini söyleyemeyiz.

Onur Ünlü’nün senaryo aracılığıyla oyunculara daha fazla alan açtığını söylemek de mümkün. Özellikle 5 bölümdür kendi yeteneğinin çok altında kalan bir rolde dahi ışıldayabilen Hazar Ergüçlü’nün bu bölümde kendisini bulduğunu çok net hissedebiliyoruz. Aynı şekilde Taner Ölmez de tiradvari replikleriyle daha doygun ve daha içli bir performans sunuyor. Bu bölümde -elbette hikâyenin Taner Ölmez’in üzerinden şekillenmesiyle alakalı olarak, Erkan Can, Bülent Şakrak, Güven Kıraç, Ahmet Rıfat Şungar’ın rollerinin daha sınırlı bir hale büründüğünü söylemek mümkün ancak zannediyorum ki ilerleyen bölümlerde de eksik parçayı bulma motivasyonuyla diğer karakterlerin hikâyeleri derinleştirilecek ve izleyici başka kanallardan farklı sorgulamalara itilecek. Açıkçası Dudullu Postası bu âni değişimiyle oldukça iddialı bir eyleme dönüştü. Bundan sonrası neler gösterir bilinmez ancak bu değişimi kesinlikle deneyimlemek gerektiğini düşünüyorum.

Dudullu Postası’nda nelerin değiştiğini herkesi deneyimleyebilmesi adına BluTv, bu bölümü YouTube hesabına yükleyerek seyircisine ulaşmayı hedefliyor. Belki siz de her şeyden biraz uzaklaşıp Mükerrem abi paradoksunun ve yaşamın çelişkili yapısına kendinizi kaptırmak isteyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi