Mr. Gaga, dünyanın en önemli çağdaş dansçılarından biri olan Ohad Naharin’in hikâyesi olmaktan çok daha fazlası. Ohad ve çevresinin, Ohad’ı Mr. Gaga kılan her şeyin; birlikte çalıştığı tüm dansçıların, tüm koreografilerin, çıktığı her sahnenin, kendisini bıraktığı her zeminin ve daha bir sürü şeyin hikâyesi. Filmin adının tam hâlindeki (A True Story of Love and Dance) gibi bir hikâye, bir bireyden çok, aşkın ve dansın hikâyesi.

Tomer Heymann‘ın 2015 tarihli filmi, Ohad Naharin’in çocukluğundan 2015’te sahnelediği Last Work – Son iş adlı eserine kadar uzanıyor. Film arşiv görüntüleri ile bezeli bir yolculuk gibi. Filmin kredilerine baktığımızda hem İsrail’den hem uluslararası birçok platformdan kaynak arşiv görüntülerinin alındığını görüyoruz. Heymann bize Ohad’ı kendi gözünden olduğu kadar başkaların gözünden de sunuyor. Film, kaynaklarının çokluğu doğrultusunda objesine bütüncül bir yaklaşımda bulunuyor. Heymann arşiv görüntüleri ile Ohad’ın çeşitli temsillerini kapsıyor. Beyazperdede gösterilmesi akıllardan muhtemelen hiç geçmemiş olan 8 mm filme çekilmiş çocukluk görüntüleri, Ohad’a dair televizyon haberleriyle iç içe geçiyor; askerdeyken sunduğu gösteriler, New York’taki ilk dans temsilleriyle harmanlanıyor; eşi Mari’nin dans resitalleri en iyi arkadaşlarının röportajları ile birlikte sunuluyor… Filmin görüntü katmanı materyal çeşitliliğini uzay-zamansal devamlılık gibi kalıplarla kısıtlanmadan bize ulaşıyor. 2015 ile 1979 yan yana, 1983 ile 2003 ardı ardına kurgulanıyor. Böylece film her ne kadar dış ses sebebiyle yarı kronolojik bir mertebeye ulaşsa da, Ohad Naharin’e dair doğdu – büyüdü – yaşadı düzleminde klasik bir anlatı izlemenin ötesine geçmiş oluyoruz. Filmin aralıksız gerçekleştirdiği zamansal ve mekânlar anlatılar, Ohad’ı ve sanatını neredeyse zamansızlaştırıyor ve Mr. Gaga mitinin kuvvetlenmesine katkı sağlıyor.

Sanatçıyı Mitleştirmek

Ohad’ın ve sanatının zamansızlaşması ve Mr. Gaga olarak mitleşmesi, yönetmenin Ohad’a duyduğu hayranlığı saklayamamasına sebep oluyor. Filmi izlerken Heymann’ın motivasyonu kendini açık ediyor. Çağdaş dansla ilgilenenler Ohad Naharin’i tanıyor olabilir ama Heymann, onu dans ile hiç alakası olmayan izleyicinin de tanımasını, hem de Mr. Gaga mitiyle birlikte tanımasını ve ona hayranlık duymasını istiyor. Kendi hayranlığını bize aktarma çabası güdüyor. Filmin hızlı kurgusu, bu gayede en fazla fayda sağlayan unsurlardan biri. Herhangi bir planda durduğumuz ortalama süreler 5-10 saniye arasında. Görüntü aynı mekânda aynı kişileri içerirken dahi jump-cut ile zamanda atlama yapıyor. Aksiyon ve aksiyon ve aksiyon. Hızlı kurgusuna rağmen film bir koşturmaca hâlinde hissettirmiyor. Ohad’ın dış ses aracılığıyla sunulan çok narin ses tonuyla sakince kendi hikâyesini anlatması, filmin görüntü katmanın hızlılığıyla kontrast yaparken, film boyunca icra edilmesi sebebiyle ve genel ses tasarımıyla desteklenmiş olması sebebiyle anlatımı bir dengeye oturtuyor.

Dış ses anlatısı, Ohad’ın varlığını en yoğun hissettiğimiz unsurlardan biri. Ohad’ı film boyunca çok az sefer yakın planda görüyoruz. Ohad, Heymann’ın kamerasına film boyunca asla konuşmuyor. Arşiv görüntülerinde kameraya röportaj verdiği sefer sayısı ise oldukça az. Buna karşın dış ses anlatısı direkt izleyiciye yönelik bir anlatı şeklinde süre gelen tek unsur olarak filmde yer alıyor. Ohad’ın kendisini açık etmeyen ancak başkaları tarafından sürekli açık edilen konumu, Mr. Gaga’nın kamuya mal olmuş bir figür olduğu hissini kuvvetlendiriyor. Heymann, filmde yeniden kurduğu mit ve kamusallık üzerinden öznesini sürekli teşhir ediyor. Ohad’a dair röportajlar, Ohad’dan direkt bize yönelik olan tek anlatı olan dış ses anlatısından çok daha fazla bilgiyi taşıyor. Röportajlar bilgilendirici olduğu kadar yorumlayıcı nitelikte de. Ohad’ın yakınları, dansçıları, arkadaşları Ohad ile birlikte vakit geçirme deneyiminden doğan hislerini ve Ohad’ın onlar üzerindeki etkisini bizlerle paylaşıyorlar.

Dans, insan vücudunun en çok ön plana çıktığı sanat disiplini. Gönül rahatlığıyla bir dans belgeseli diyebileceğimiz Mr. Gaga, Ohad Naharin’in gençliğindeki dans serüvenini, koreograf olarak çalışmaya başlamasını, ABD’de çalışma sürecini ve İsrail’i geri dönüşünü, nihayetinde kendi dans disiplini  / dili olan Gaga’yı ortaya çıkarmasını kapsıyor. Dolayısıyla, vücutlar filmde çok önemli bir yer teşkil ediyor. Fiziksel hareketin cezbedici güzelliği ve insan fiziğinin hareketi icra sınırlarının genişletilmesi izleyiciyi büyülüyor. Film, vücudu metalaştırmadan estetize ederek sunmayı başarıyor. Asla kayda alınan performansın yaratmak istediği duygu durumunun ötesine geçen herhangi bir erotik yönelim çabası hissedilmiyor. Aksine vücudun, tenin gerçekliği, sunduğu imkânlar ve sınırları sosyal ya da bireysel olmaktan çok daha insanlığın kendisine dair bir söz söylüyor. Her şeyin ortasında ise Mr. Gaga, tüm vücutlarla birlikte hareket eden; onları yöneten, eğiten, mümkün olan uç noktaya ulaştırmaya çalışan bir dans gurusu gibi. Heymann’ın genelde diz, boy ve geniş planlar kullanması, her zaman öznesine mesafe koyarak öznesini kayda alması, Ohad’ı sürekli etrafında hareket eden onlarca vücut ile birlikte ele alması bize sürekli dans kumpanyalarının topluluk hissini sunuyor. Sanki Heymann bir adım daha yaklaşıp dokunup bozacağı bir büyü varmış gibi hissediyoruz. Tüm bu büyünün çıkış kaynağı olan ana öznemiz Ohad Naharin ise, dansçıları olmadan asla var olamıyor. Dans bir topluluk işi ve Ohad’da sürekli topluluklarla birlikte. Ohad toplulukları koreografileri ile tanımlarken, topluluklar da onu ve dans yöntemini tanımlıyor.

Mr. Gaga ya da Ohad Naharin, dünya sanat camiasına mal olmuş bir dansçı. Heymann ise öznesine duyduğu hayranlığı aşılamakta oldukça başarılı. Kamusal alana mal olmuş bir dansçıyı, kamusal alandan topladığı materyallerle anlatıyor. Bunun yanı sıra, Ohad’ın dış sesteki varlığı kamusal alanın demir soğuğunu kuruyor ve Mr. Gaga’yı sıcacık esprili bir filme çeviriyor. Hem Yidişçe hem İngilizce izlediğimiz bu çift dilli film Ohad’ın hem kökenlerini hem de dünyaya açıklığını izleyicisine sunuyor. Mr. Gaga dansçılarıyla, dansçıları sayesinde, dans için var olmuş bir koreograf. Onu, onu tanıyan, seven; onunla çalışan, vakit geçirmiş olan; ondan öğrenmiş olan, ona öğretmiş olan hiç kimseden ayırmak mümkün değil. O tanıdığı herkesin ortak paydası.  O tanıdığı herkes sayesinde var olmuş, tanıdığı herkesin var oluşuna etki etmiş birisi. O, Mr. Gaga: bir topluluğun bir parçası, üreticisi. O bir mit.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information