Werner Herzog’un Alman göçmeni savaş pilotu Dengler Dieter üzerine yaptığı belgesel Küçük Dieter’in Uçma Tutkusu – Little Dieter Needs to Fly, izleyiciye çok derinden dokunuyor. Herzog’un canlandırmalara yer vermesine rağmen karikatürize etmeyen anlatımı, belgeselin anlatısını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak karşımızda. Dieter’ın Herzog’un ne yapmaya çalıştığını gerçekten çok iyi anladığını söyleyebiliriz. Belgesel boyunca Herzog’un öznesiyle kurduğu samimi ilişkiyi, hiç kamera önünde görmesek bile rahatlıkla fark edebiliyoruz. Vietnam Savaşı’nda yer almış bir savaş pilotunun çocukluğundan başlayarak pilot oluş hikâyesini, savaşta esir düştükten sonra yaşadıklarını ve günümüzdeki yaşantısını arşiv görüntüleri, röportajlar ve canlandırmalar ile birlikte ele alınıyor.

Dengler Dieter, belgesel sinema tarihinde anlatılmış en zor yaşantılardan birine sahip özne olabilir. II. Dünya Savaşı sırasında doğmuş, savaş sonrası sefalet içerisindeki Almanya’da yokluk ve açlık içinde büyümüş ve hep uçmak istemiş bir çocuk. Pilot olma umutlarıyla gittiği Amerika’da kendini bir anda savaşın içinde bulur. Savaşa girdiğinde ise kendisini bir anda tutsak bulur ve uzun süre tutsak kalır. En nihayetinde kaçıp kurtulduğunda ise Amerika’da ulusal kahraman ilan edilir ve erken emekliliğe ayrılır. Sonrasında da kendi nezdinde huzurlu ve rahat bir hayat yaşamaya başlar. Hayatının bu noktasında Dieter’ı izlemeye başlarız ve onun geçmişine doğru yolculuğa çıkarız. Belgeselin tamamına yayılan geçmişe yönelik anlatı Dieter’ın Herzog ile işbirliğinde bulunması sayesinde kurulur. Belgeselin ilk sahnesinde, Dieter sokakta olağan bir şekilde yürür ve bir dövme dükkanına girer, dövmeciyle selamlaşır ve hazırladığı dövmeye bakarak istediğinin tam olarak bu olmadığını söyler; aniden savaş tutsağı olduğu dönemde gördüğü bir halüsinasyonu tasvir etmeye başlar. Onun tasvirinde dövmede gözüktüğü gibi ölüm yoktur ancak melekler vardır; ölüm Dieter’ı istememiştir. Daha bu ilk sahne bize özne ile yönetmen arasındaki işbirliğini apaçık göstermektedir Bu sahne tartışma götürmez bir mizansen taşımaktadır.

Herzog Sinemasında Yeniden Canlandırma: Little Dieter Needs to Fly

Belgesele hem Herzog’un hem de Dieter’ın dış ses anlatısı eşlik etmektedir. Herzog’un kendi belgesellerinin anlatıcısı olması ve belgesel boyunca izleyicisine eşlik etmesi, yönetmenin sinemasında her ne kadar sıklıkla karşılaşılan bir uygulama olsa da Herzog’un belgeseline, o belgeselin öznesinin anlatısının eşlik etmesi bir o kadar nadir bir uygulamadır. Kimi noktalarda anlatıya, peş peşe dâhil oldukları dahi oluyor bu iki dış sesin. Böylece yönetmen ile öznenin anlatının kurulmasında aynı söz hakkına sahip olduğunu hissediyoruz. Tabii ki asıl kurucunun kurguda yer alan Herzog olduğunu varsayarsak, bu eşitlikçi duruşun aslında kurulmuş bir gerçeklik olduğunu anlamamız gerekiyor. Herzog çekimler sırasında Dieter’dan gördüğü uzlaşımcı yaklaşımın karşılığını, kurguda Dieter’i de kendi seviyesine çekerek ödüyor. Dieter tüm kabuslarını, kötü anılarını, ölümleri, yaşadığı ızdırabı dinginlikle anlatıyor. Paylaştığı anılarının bir savaşın karanlık tarihinin çıkarılması için değeri bakiyken, Dieter’ın sesi sanki bu bininci defa o anıları anlatışıymış gibi bir olağanlık taşıyor.

Little Dieter Needs to Fly üç ana bölümden oluşur, bu bölümler sırasıyla Dieter’ın geçmişinin ve bugünün tanıtılması, Vietnam’daki savaş ve tutsaklık anıları, Dieter’in kurtuluşu. Belgesel her üç bölümünde de anlatısını Dieter’ın canlandırmalarıyla zenginleştirir. Dieter’i hayatı boyunca meşgale ettiği her şeyin birer simülasyonunda tekrar görürürüz. Dieter küçükken demir dövmüştür; demircilik anılarını anlatırken demir döver. Deiter savaşta bir Skyraider uçağı sürmüştür; bir uçağın içinde oturmuş savaş sırasında nasıl uçağının vurulduğunu ve düştüğünü anlatır. Vietnamlılar tarafından kaçırılmıştır; kaçırılmasının tüm detayları dört kişilik eli silahlı bir grup Vietnamlı tarafından tekrar canlandırılır. Dieter özellikle Vietnam’daki canlandırmalar sırasında zorlansa dahi filmde kalır ve canlandırmalara devam eder. Aniden Dieter’in ulusal kahraman ilan edildiği zamanlarda çekilmiş üniformalı görüntülerine keseriz. Dieter tutsaklık anılarını tüm detaylarıyla paylaşmaktadır. Yine dingindir, yine suratında tamamlanmayan bir gülümseme vardır. Herzog’un 90’ların ortasında çekilmiş görüntüleri ile Dieter’ın 70’lerdeki görüntülerinin birlikte tamamlayıcı olarak kullanılması yeni bir anlam kapısını aralar. Dieter’in anıları sadece onun yaşadığı zorluklar olarak görülmemelidir. Dieter’in anıları, ABD’nin giriştiği en tartışmalı savaşlardan biri olan Vietnam Savaşı’nın paylaşılması zorunlu tarihsel gerçekliğinin sözlü tarih aracılığıyla aktarımıdır. Birlikte tutsak olarak tutulduğu bir grup askerden kurtulan ve ülkesine dönebilen tek kişi odur, paylaşma yükümlülüğü ondadır. Herzog çoğu zaman, dış ses anlatısında Dieter’in de yer almasına rağmen, Dieter yerine söz alır ve Dieter’in duygularını, hislerini, yaşadığı şeylerin ağırlığını seyircisiyle paylaşır. Herzog’un anlatı üzerindeki tahakkümü, belgesellerinde genel olarak vuku bulan bir konvansiyondur. Herzog, bizim için anlatılanları özetler, durumu açıklar, hikâyenin bileşenlerinden kendi sentezini açıklayıp sunar. Alışılmadık olan, nadir bir şekilde belgeselin öznesi de dış ses katmanında etkinken bunu yapmasıdır. İkisinin anlatısı ve belgeseldeki varlıkları birbirini tamamlar. Uzlaşı, anlatılması gerekenin tüm araçlarla en iyi şekilde anlatılmasıdır.

Belgesel, açıklayıcı (expository) ve katılımcı (participatory) modları eşgüdümlü bir biçimde kullanır. Belgeselde sık sık karşılaştığımız dış ses açıklayıcı modu direkt olarak kurarken, Dieter’in Herzog tarafından çeşitli ortamlara sokulması ve anlatısını bu ortamlarda çeşitli canlandırmalar uygularken icra etmesi belgeselin katılımcı modunu kurar. Belgesel sinemada birlikte görmeye pek alışık olmadığımız bu iki modun dengeli kullanımı, belgeselin çok katmanlı yapısının temelini oluşturur. Her iki mod da kendi yöntemlerince bir tezi savunma amacı güder. Açıklayıcı tanrının sesi ilkesini kullanarak, yönlendirici hatta manipüle edici bir etki sunar. Katılımcı ise film özelinde olaylar yaratarak objesini olaylara dâhil eder ve böylece argümanını güçlendirmeyi hedefler. Açıklayıcı ve katılımcı modlarının kullanımı Little Dieter Needs to Fly belgeselinde savaşın taraflarından herhangi birini haklı çıkarmak için kullanılmamıştır. Aksine, Dieter dâhil tarafların tamamını haksız ve aciz gösterme istenci belgeselin en çok yaklaştığı motivasyondur. Belgeselin tamamında ise bu iki mod tamamen bilgilendirici ve  artık mitleşmiş olan Vietnam Savaşı’nın gerçeklerini somutlaştırma gayesinde kullanılmıştır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information