RA_nqJ3I_L0

Dekadraj’ın bu bölümünde modernite ve beraberinde gelen tüm kavramlarla sorunu olan, Avrupa sinemasının adı saklı kalmış ustalarından Marco Ferreri’nin yenilikçi ve kural bozan sinemasına odaklandık.

İçerik: Güvenç Atsüren
Kurgu: Övgü Avcıer

Maalesef ki bildiğimiz, sevdiğimiz hâliyle artık gerçekleştirilemeyecek olan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’ne 2011 yılında, sinema tarihinin en nevi şahsına münhasır yönetmenlerinden Alejandro Jodorowsky konuk olmuştu. Festival kapsamında gerçekleştirilen söyleşide usta yönetmen; sinema tarihinin yazılış biçiminden, film festivallerinin işleyişinden şikayet ediyordu. Ona göre, hiçbir zaman önemli festivallerinden ödül alamamasının nedeni, filmlerinin ya da daha genel anlamıyla sinemasının herhangi bir ülkeye ait olmaması, daha bireysel özellikler taşımasıydı. Bu yorum yönetmenin her zaman uçlarda gezinen görüşlerinden esintiler taşısa da haklılık payı yok değil. Zira kendisi Şilili olan Alejandro Jodorowsky, onu dünyaca tanınır hâle getiren ilk filmlerini Meksika’da çekmiş, kariyerinin devamında -kendisi The Rainbow Thief filmini yok saysa da- yolu Hollywood’a dahi düşmüş bir isim. Bir sinemacının böylesine “göçebe” bir kariyere sahip olması, onun sınıflandırılmasını, sinemasının algılanma biçimini pekâlâ zorlaştıran bir durum.

Sınırlardan Taşan Bir Sinemacı: Marco Ferreri

Aslen İtalyan olan Marco Ferreri de hemen hemen aynı durumdan muzdarip bir sinemacı. Yeni Gerçeklilik günlerinde İtalya’da çeşitli filmlerde farklı görevler yapsa da kamera arkasına ilk geçişi İspanya’da, İspanyolca çektiği bir filmle oluyor örneğin. Sonra yine İtalya’ya dönüyor, Fransız oyuncularla çalışıyor, hatta Amerika’da Ben Gazzara’nın oynadığı bir Bukowski uyarlaması bile çekiyor. Coğrafi sınırlara sığmayan bu kariyer seyri, Ferreri’nin filmlerinde tematik olarak da kendini gösterir. Politik yoğunluğundan şüphe duyulamayacak filmleri sağ kesime zaten hitap etmezken, sol tarafından da sahiplenilmez. Herhangi bir kalıba, sınıfa, ülkeye, janraya, tanıma uymayan filmlerin yönetmenidir Ferreri. Biz de; sinema tarihinin kıyıda köşede kalmış, hak ettiği değeri göremediğini düşündüğümüz ustalarına yer verdiğimi video serimiz Dekadraj’ın yeni bölümünde Marco Ferreri’nin sinemasına odaklandık. Keyifli seyirler!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi