Daybreak’i kimler izlemeli? Netflix’in birkaç ayda bir önümüze sürdüğü 13 Reasons Why, Chilling Adventures of Sabrina, The Society, The Politician gibi dizilerini ya da artık tüm semptomlarını ve çarelerini ezbere bildiğimiz zombi kıyameti-severler Daybreak’te kendilerine uygun birer parça yakalayacaktır diye düşünüyor fakat garanti edemiyoruz. Çünkü dizi 10 bölümünde farklı türler arası gezintilere de çıkmak koşuluyla (5. bölüme serpiştirilen animasyonlar, 7. bölümdeki karabasanımsı sit-com parodisi) romantizmden aksiyona eklektik, “Tüm ihtiyaçlarınızı burada karşılayabilirsiniz,” diyen, süper market benzeri bir sunum adeta. Daybreak’i birkaç fimle de özetlemek mümkün; 80’ler lise klasiklerinden Ferris Bueller’le Bir Gün – Ferris Bueller’s Day Off, eğlenceli zombi kıyameti filmi Zombieland (şimdilerde ikincisinin ülkemizde vizyona gireceği günü bekliyoruz sabırla), bir başka kıyamet aksiyonu Mad Max… Bunların yanı sıra bir de The Wire’dan Game of Thrones’a dizi boyunca ismi anılanlar var ki sırasıyla her birine saygı duruşunda bulunuluyor bu yapımlara adeta.

Brian Ralph’ın aynı isimli 2011’de piyasaya sürülen çizgi romanından uyarlanan dizi Glendale, California’da geçiyor. Glendale Community College’i, (evet çok doğru, Community dizisinden hatırlıyorsunuz). Yani bu lisede okuyan çocukların pek çoğu eğer zombi kıyameti yaşanmasaydı kendilerini Jeff Winger ya da Britta Perry olarak bulabileceklerdi belki de. Zombi evet, bir bakıma, ama aslında nükleer bir felaket, biyolojik bir silahın ateşlenmesi olarak da nitelenen bu durumun sonucunda tüm yetişkinler ortadan kayboluyor ve fare, sincap ve karga gibi hayvanların ekstra uzuvları meydana çıkıyor. Yalnızca iki yetişkin hayatta kalıyor, lisenin müdürü Mr. Burr ve biyoloji öğretmeni Ms. Crumble.

Mr. Burr konusu önemli, kadrodaki tek ünlü isim olan Matthew Broderick’i Ferris Bueller olarak tanıyanlar-yani herkes- için okulun en haylaz çocuğundan müdürlüğe terfisi tatlı bir dokundurma, bir espri niteliğinde (Broderick’in Ferris Bueller dışında, Election’da canlandırdığı Jim McAllister’ı da düşünmek mümkün zaman zaman). Dizinin izinden gittiği pek çok yapımın da ilki olma özelliğini taşıyor Ferris B. Daybreak’le filmin arasındaki Broderick dışındaki bir önemli benzerlik de başta Josh karakteri olmak üzere ana karakterlerin hepsinin de kendilerine ayrılan süre boyunca kameraya direkt olarak konuşmak suretiyle dördüncü duvarı yıkıp seyirciyle birebir temas kurmaları.

Josh Wheeler (Colin Ford) ana karakter olarak çıkıyor karşımıza, kendisi bugüne dek yüzlerce-dersek abartmış sayılmayız- örneğini izlemiş olduğumuz Amerikan lise filmlerinde resmedilen kast sisteminin ‘okula yeni gelen çocuk’ üyesi olarak tanımlanabilir. Colin Ford’un bundan önceki en akılda kalan rolü Supernatural dizisinde canlandırdığı genç Sam (şimdi bunu bir tutun aklınızda).

Bahsi geçen kast sisteminin içinde kendine has bir yeri olan ve okuldaki herkes tarafından sevilip sayılan, hayatının bir kısmını ailesinin mesleği yüzünden yurt dışında geçirmiş İngiliz aksanlı Sam Dean’e (Sophie Simnett) karşı Kanada’dan bu okula gelir gelmez bir şeyler hissetmeye başlıyor Josh. Yani evet, aksiyon ve sınıf ayrımlarının yanı sıra bir aşk hikâyesi de izleyeceğiniz garanti. Aşık olduğu kızın soyadının Dean olması ise tesadüf değil, demin aklınızda tutmanızı belirttiğimiz parantezler arası bilgi işte burada devreye giriyor ve Supernatural dizisinin başrolündeki iki kardeş: Sam ve Dean Winchester’a ince bir selam yer alıyor burada.

Daybreak 1. Sezon: İhtiyarlara Yer Yok

Sürekli günümüz ve geçmiş arasında gidip gelen flashback’lerle anlatmayı seçiyor dizi hikâyesini. İlk iki bölüm Josh tarafından dinlediğimiz olayları üçüncü bölüm itibariyle bir başka ana karakter olan Angelica Green (Alyvia Alyn Lind) devralıyor. Angelica’nın isminin Rugrats’teki Angelica Pickles’tan esinlendiğini düşünmek ise mümkün ama mecburi değil elbette. Angelica evde eğitimle yetiştirilmiş, antisosyal, oldukça da zeki ve ağzı bozuk bir çocuk, Angelica diğer oyunculardan farklı olarak 12 yaşında.

Lisedeki kast sistemi meselesi kıyamet sonrası da devam ediyor elbette; sporcular, inekler, amigo kızlar, hiçbir gruba ait olamayanlar olarak aralarında bölünüyorlar bu öğrenciler. Bu arada bu lisenin dışından neredeyse hiç kimseyi görmüyoruz dizi boyunca, yani ortalıkta hiç çocuk yok Angelica dışında, yetişkinlerse zaten zombi ya da ölü. Josh, Angelica ve bir zamanların başarılı sporcusu, hem eşcinsel hem de siyahi olmasıyla pek çok sosyal meseleye aynı anda dokunmayı başaran Wesley Fits (Austin Crute) uyumsuzların uyumunu yakalıyorlar aralarında. Bir dördüncü de eklememiz gerekirse bu gruba biyoloji hocası Ms Crumble’dan (Krysta Rodriguez) bahsetmemiz gerekir. Glendale AVM’sini kendine mesken tutmuş hibrid bir yaratık Ms Crumble. İnsan-cadı-zombi arası bir varlık, kendini yavaş ve bazen yanlış da olsa ifade edebiliyor sadece homurdanan diğer yetişkinlerin aksine.

AVM sayesinde bir başka hayatta kalan Eli (Gregory Kasyan) ile de tanışıyoruz. Eli Cardashyan Ermeni kökenli bir genç. Ailesindeki kadınlarının tüy yoğunluğu hakkında bilgi vermeyi ve KUWTK ile bir alakası bulunmadığını farklı fırsatlarda dile getiren komik biri Eli. Miley Cyrus’a da benziyor bir açıdan, dikkatli gözler ne demek istediğimizi anlayacaktır.

Günümüzde bir topluluğun başına gelen şeyler anlatılmak istediğinde o topluluğun en çeşitli şekilde yansıtılması gerekiyor. 90’lardan beri bu çeşitliliğin çok değiştiğine hep birlikte şahit oluyoruz, 80’ler de diyebilirim çıkış noktamızın  Ferris Bueller’s Day Off olduğunu varsayarsak. Örneğin Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi – 10 Things I Hate About You gibi bir 1999 klasiğini ele alalım, Heath Ledger ve Julia Stiles’ın başrollerinde oynadıkları filmde farklı ten renginden ya da ana akım dışı cinsel tercihlere sahip kimseleri görmedik. 2004 yapımı bir başka lise komedisi Mean Girls’le durum hafifçe değişmeye başlamıştı, ama yine de başrollerden değil de ancak üçüncü dereceden bir roldeki Damian karakteri eşcinsel kimliğiyle ortadaydı. Birkaç ay önce yayınlanan The Society’den, İngiliz yapımı olmasına rağmen Amerikan lise filmlerinden pek çok öğeyi bünyesinde barındıran Sex Education’a, genç cadı Sabrina’nın maceralarının anlatıldığı Chilling Adventures of Sabrina ve şimdi de Daybreak’e geldiğimiz 2019 ekim sonu itibariyle doldurulması elzem kutucuklar var artık… Siyahi en yakın arkadaş, eşcinsel en yakın arkadaş, eşcinsel ilişki, interracial (ırklar arası ilişki)… Din konusunda da artık yalnızca Hristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanlar arasındaki eşit olmayan dağılımdan itinayla kaçınılıyor.

Dizinin nostaljik bir tarafı daha var o da müzikleri. California Love-2 Pac & Dr Dre, More Than Words-Extreme (keşke Jimmy Fallon & Jack Black versiyonunu görebilseydik bir yerlerde), Today-Smashing Pumpkins, I Want it That Way (Japonca cover)-Backstreet Boys, Love My Way-Rogue Wave (yine bir cover, The Psychedelic Furs orijinalini en son Call Me By Your Name’de dinlemiştik), Sing Your Life-Morrissey sezonda öne çıkan parçalar oluyor.

Daybreak, 18+ bir dizi olarak derecelendirilmiş olsa da 13+ yaş grubuna da hitap edebilir. Yine de bu, biz kendini yetişkin ilan etmiş olanların boş bir anlarına denk gelip de izlerken keyif almayacakları anlamına gelmiyor elbette.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi