6ozbGJQelUY

Günümüzün en başarılı yönetmenlerinden biri olan David Fincher’ın filmlerinde pop müziğin ne denli işlevsel kullanıldığını gösteren çarpıcı bir video yayınlandı.

David Fincher, günümüzün en önemli sinemacılarından biri. Çektiği çoğu film, kısa zaman içinde adını modern klasikler arasına yazdırıyor. Se7en’dan Fight Club‘a, Zodia’tan The Social Network’e birçok başarılı film yatıyor Fincher’ın filmografisinde. Yönetmenin imzasını yoğun bir şekilde hissettiren bu filmlerin en öne çıkan yönlerinden biri anlatılan hikâyelerin çarpıcılığı ve Fincher’ın bu hikâyeleri anlatış biçimleri. Lakin yönetmen,n sinemasını bu kalıplarla sınırlamamak gerek. Zira Fincher sineması detayları üzerinde yüklesen bir sinema ve filmlerde kullanılan şarkılar da bu detayların en dikkat çekicilerinden. YouTube’daki The Discarded Image isimli kanaldaki bir video David Fincher’ın pop müzik şarkılarını filmlerinde ne denli işlevsel bir şekilde kullandığını gözler önüne seriyor.

David Fincher Filmlerinde Pop Müzik Kullanımı

David Fincher’ın arası müzikle her zaman iyi olmuştur. Bunu çektiği video kliplerde görebildiğimiz gibi, Fight Club seviyesindeki bir modern klasiğin en büyük ilham kaynaklarından birinin Nine Inch Nails’ın The Downward Spiral albümü olmasından da bu sonucu çıkarabiliriz. Müzikle kurduğu ilişki, yönetmenin filmlerinde anlatıya yön veren bir öge olarak yer alan şarkılarla da kendini belli ediyor. İlk örnek olarak Fight Club’ı ele alabiliriz. Meşhur dövüşlerin gerçekleştiği bodrumlardan birini ilk kez gördüğümüz sahnede ses bandına Tom Waits’in “Goin’ Out West” şarkısı hakim olur. Maskülenitenin dışa vurulduğu bu mekânı tanırken duyduğumuz bu şarkının sözleri de bu mekânın simgeledikleriyle paralellik gösterir. Şarkının sözleri şöyledir:

“Makyaja ihtiyacım yok, gerçek yaralarım var,
Göğsümde kıllar var, gömleksiz iyi görünüyorum”

Fight Club’ın tüm zamanların en akılda kalıcı final sahneleri arasında sayabileceğimiz son sekansının çarpıcılığında kullanılan şarkı da önemli bir rol oynar. Çoklu kişilik bozukluğuyla doğrudan alakalı olan Pixies şarkısı “Where is My Mind?”ın notaları duyulmaya başladığında filmin anlatısı tepe noktasına ulaşır.

Bir başka David Fincher klasiği Se7en’ın açılış ve kapanış sahneleri için seçilen şarkılar da yönetmenin müzik kullanmadaki ustalığının bir göstergesidir. Kapanışta çalan David Bowie şarkısı “Hearts Filthy Lesson” depresyon ve umutsuzlukla boğuşan bir polisin hikâyesini anlatır ve filmdeki karakterlerin ruh hâliyle pek çok noktada benzeşir. Ve Se7en, Nine Inch Nails klasiği “Closer”la açılır; yani umutsuzluk hâlinin en başarılı müzikal temsillerinden biriyle. Bu ve videodaki diğer örneklerden de görebildiğimiz üzere, David Fincher diğer pek çok şeyde olduğu gibi filmlerinde kullanacağı şarkıları seçme konusunda da ustadır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi