17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin Aşk & Başka Bi’ Dünya bölümünde yarışan belgesellerden biri olan Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Ukraynalı yönetmen Oleg Sentsov’un dünya çapında büyük ses getiren yargılanma sürecini konu ediyor. 2011 yılında çektiği Gamer filminin ardından sinema alanında çalışmalarına devam eden Oleg Sentsov, Kırım’ın özgürleşmesini savunan eylemleri ve söylemleri sebebiyle Rusya’da askeri mahkeme tarafından yargılandı. Kırım’da düzenlenen gösterilere katıldığı sırada Rus gizli servisi tarafından tutuklanan Oleg Sentsov hakkında, terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığı gerekçesiyle dava açılmış, 25 Ağustos 2015’te de Rus askeri mahkemesi tarafından 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Oleg Sentsov’un yaşadıklarını, daha geniş kitlelere de duyurmak amacıyla kayda almaya başlayan arkadaşı Askold Kurov’un elde ettiği görüntüleri birleştirmesiyle ortaya çıkan belgesel, yaşanan ilginç ve haksız süreci gözler önüne seriyor. Yalnızca mahkeme sahnelerinden oluşmayan Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Agnieszka Holland, Ken Loach ve Pedro Almodóvar gibi tanıdık isimlerin de Oleg Sentsov için verdiği mücadeleyi ekrana taşıyor. Askeri mahkemenin sert şartları altında, yalan ifade vermeye zorlanan tanıkların mahkeme anında verdiği ifadeyi reddetmesinin de yansıdığı Askold Kurov’un kamerası, suçlamanın hangi şartlar altında yapıldığının adeta bir kanıtı niteliğinde. Rusya karşıtı bir terör örgütünün öncüsü olmakla suçlanan yönetmen Oleg Sentsov için sanat alanında ve politik çevrelerde verilen tüm mücadeleler, ne yazık ki Sentsov’un hapse mahkum edildiği gerçeğini değiştiremedi. Oleg Sentsov: 20 Yıl Hapse Mahkum Edilen Bir Yönetmen Sinema ve politikayı birleştiren etkileyici hikayesinin yanı sıra, Dava’yı bir belgesel olarak değerlendirdiğimizde, bu belgeselin objektif bir çıkış noktasının olduğunu söylemek ise pek mümkün görünmüyor. Nitekim belgesel, Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı isminin seçilmesiyle bile Rusya’nın karşısında yer alan tavrını açık bir şekilde belirtiyor. Tüm bunların yanı sıra belgesel, izleyicisine mahkeme sahneleri dışında yaşananları ayrıntılı bir biçimde sunabilecek görüntülere de sahip değil. Bu sebeple izleyicinin Oleg Sentsov’un suçsuzluğuna inanabileceği verilerin eksikliğini gündeme getirmek gerekiyor. Ancak bu noktada Oleg Sentsov, suçlu olsa bile Rusya karşısında Kırım’ın bağımsızlığını savunmasına yönelik eylemlerini haklı bulmak da sahip olunan ideoloji doğrultusunda mümkün. Ancak ideolojileri bir kenara bırakarak, Oleg Sentsov’un hikayesini salt belgesel etiğiyle değerlendirmeye kalktığımızda durum, yukarıda da belirttiğim üzere, ikircikli bir hal alabiliyor. Devletin karşısında duran sanat/sanatçı imgesi elbette her daim kıymetli olmuştur. Sosyo-politik anlamda herhangi bir negatif değişime/dönüşüme ses çıkarılması gerektiğinde bu görevi ilk üstlenen de genellikle sanatçılar olmuştur. Bu noktada, Oleg Sentsov ve arkadaşları görevlerini yerine getirdiler ve Sentsov savunmasında “20 yıllık mahkumiyetin kendisini korkutmadığını çünkü bu kana susamış yönetimin döneminin de geçeceğinin farkında olduğunu” belirtmeyi ihmal etmedi. Kısacası, özellikle sinema camiasında daha fazla farkındalık ve daha fazla ses çıkarmanın önemini vurgulayan Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Sentsov’un her daim başı dik ve kendinden emin tavırlarıyla verdiği barış mesajlarının altını çizen ve Rusya’da gerçekleştirilen duruşmayla, dönemin politik tutumuna ve sanat çevrelerine ışık tutan bir belgesele dönüşüyor.

Yazar Puanı

Puan - 50%

50%

Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Sentsov’un her daim başı dik ve kendinden emin tavırlarıyla verdiği barış mesajlarının altını çizen ve Rusya’da gerçekleştirilen duruşmayla, dönemin politik tutumuna ve sanat çevrelerine ışık tutan bir belgesele dönüşüyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
50

17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin Aşk & Başka Bi’ Dünya bölümünde yarışan belgesellerden biri olan Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Ukraynalı yönetmen Oleg Sentsov’un dünya çapında büyük ses getiren yargılanma sürecini konu ediyor. 2011 yılında çektiği Gamer filminin ardından sinema alanında çalışmalarına devam eden Oleg Sentsov, Kırım’ın özgürleşmesini savunan eylemleri ve söylemleri sebebiyle Rusya’da askeri mahkeme tarafından yargılandı. Kırım’da düzenlenen gösterilere katıldığı sırada Rus gizli servisi tarafından tutuklanan Oleg Sentsov hakkında, terör faaliyetlerinin merkezinde yer aldığı gerekçesiyle dava açılmış, 25 Ağustos 2015’te de Rus askeri mahkemesi tarafından 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Oleg Sentsov’un yaşadıklarını, daha geniş kitlelere de duyurmak amacıyla kayda almaya başlayan arkadaşı Askold Kurov’un elde ettiği görüntüleri birleştirmesiyle ortaya çıkan belgesel, yaşanan ilginç ve haksız süreci gözler önüne seriyor. Yalnızca mahkeme sahnelerinden oluşmayan Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Agnieszka Holland, Ken Loach ve Pedro Almodóvar gibi tanıdık isimlerin de Oleg Sentsov için verdiği mücadeleyi ekrana taşıyor. Askeri mahkemenin sert şartları altında, yalan ifade vermeye zorlanan tanıkların mahkeme anında verdiği ifadeyi reddetmesinin de yansıdığı Askold Kurov’un kamerası, suçlamanın hangi şartlar altında yapıldığının adeta bir kanıtı niteliğinde. Rusya karşıtı bir terör örgütünün öncüsü olmakla suçlanan yönetmen Oleg Sentsov için sanat alanında ve politik çevrelerde verilen tüm mücadeleler, ne yazık ki Sentsov’un hapse mahkum edildiği gerçeğini değiştiremedi.

Oleg Sentsov: 20 Yıl Hapse Mahkum Edilen Bir Yönetmen

Sinema ve politikayı birleştiren etkileyici hikayesinin yanı sıra, Dava’yı bir belgesel olarak değerlendirdiğimizde, bu belgeselin objektif bir çıkış noktasının olduğunu söylemek ise pek mümkün görünmüyor. Nitekim belgesel, Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı isminin seçilmesiyle bile Rusya’nın karşısında yer alan tavrını açık bir şekilde belirtiyor. Tüm bunların yanı sıra belgesel, izleyicisine mahkeme sahneleri dışında yaşananları ayrıntılı bir biçimde sunabilecek görüntülere de sahip değil. Bu sebeple izleyicinin Oleg Sentsov’un suçsuzluğuna inanabileceği verilerin eksikliğini gündeme getirmek gerekiyor. Ancak bu noktada Oleg Sentsov, suçlu olsa bile Rusya karşısında Kırım’ın bağımsızlığını savunmasına yönelik eylemlerini haklı bulmak da sahip olunan ideoloji doğrultusunda mümkün. Ancak ideolojileri bir kenara bırakarak, Oleg Sentsov’un hikayesini salt belgesel etiğiyle değerlendirmeye kalktığımızda durum, yukarıda da belirttiğim üzere, ikircikli bir hal alabiliyor.

Devletin karşısında duran sanat/sanatçı imgesi elbette her daim kıymetli olmuştur. Sosyo-politik anlamda herhangi bir negatif değişime/dönüşüme ses çıkarılması gerektiğinde bu görevi ilk üstlenen de genellikle sanatçılar olmuştur. Bu noktada, Oleg Sentsov ve arkadaşları görevlerini yerine getirdiler ve Sentsov savunmasında “20 yıllık mahkumiyetin kendisini korkutmadığını çünkü bu kana susamış yönetimin döneminin de geçeceğinin farkında olduğunu” belirtmeyi ihmal etmedi. Kısacası, özellikle sinema camiasında daha fazla farkındalık ve daha fazla ses çıkarmanın önemini vurgulayan Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı, Sentsov’un her daim başı dik ve kendinden emin tavırlarıyla verdiği barış mesajlarının altını çizen ve Rusya’da gerçekleştirilen duruşmayla, dönemin politik tutumuna ve sanat çevrelerine ışık tutan bir belgesele dönüşüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi