Dark dizisinin yaratıcıları Baran bo Odar ve Jantje Friese, final sezonu hakkında açıklamalarda bulunurken, sevilen diziye veda etmenin zorluklarından söz etti.

Netflix’in Almanya yapımı ilk orijinal dizisi olan ve 2017 yılında yayınlanmaya başladıktan sonra kısa sürede Netflix’in en popüler dizilerinden biri hâline gelen Dark, 27 Haziran’da 3. sezonuyla izleyici karşısına çıktı. Dizi, sekiz bölümden oluşan 3. sezonuyla bir kez daha adından söz ettirmeyi başarırken, bu sezonla birlikte ekranlardaki yolculuğunu tamamladı.

Dizinin yaratıcıları olan Baran bo Odar ve Jantje Friese, son sezonun ekranlara gelmesinin ardından IndieWire’a konuştu. IndieWire ile gerçekleştirdikleri röportajda dizinin final sezonu hakkında açıklamalarda bulunan Odar ve Friese, aynı zamanda sevilen diziye veda etmenin zorluklarından ve 3. sezonun çekimleri sırasında yaşananlardan da söz etti.

***Yazının bundan sonraki bölümü Dark 3. sezon ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

İlk iki sezon boyunca bu karakterlerin farklı zamanlardaki yolculuklarını izlediğimiz dizi, 3. sezonda farklı zamanlara bir de farklı dünyaları ekledi ve hikâyesine yeni bir boyut daha kazandırdı. Odar, “ayna evren” olarak da anılan bu paralel evreni ekrana taşırken yaptıkları en önemli şeylerden birinin her şeyi aynı bir aynadaki yansımasında olacağı gibi tersine çevirmek olduğunu söylüyor: “Ayna dünyadaki tüm görüntüleri tersine çevirdik, bu da seti de tersine çevirmen anlamına geliyor. Soldan sağa giden merdivenler şimdi sağdan sola gidiyor. Solda olan kapılar sağda”.

Baran bo Odar ve Jantje Friese, Dark Setinden Aldıkları Üç Objeyi Açıkladı

Dark’ın karmaşık hikâyesinin altından kalkabilmek için daha ilk sezonda yol haritalarını çizen Odar ve Friese, belirlenmiş bir noktaya doğru ilerlemenin kendince zorlukları olduğuna vurgu yapıyor. Friese, konu hakkında düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor: “İnsanlar nereye gittiğini bildiğinde bir son sezon yazmak daha kolay olur zannediyor. Ama dürüst olmak gerekirse tam tersinin doğru olduğuna inanıyorum. Nereye gittiğini bilmiyorsan istediğini yazabilirsin. Ama hikâyeyi nerede noktalamak istediğini biliyorsan, bölümleri oraya ulaşacak şekilde hazırlamak daha zor. Üstünden gelmesi en zor şey ikinci sezon boyunca eklediğimiz yeni şeyler değildi, sonunda ulaşmak istediğimiz yere sadık kalmaktı”.

Dark gibi çok sayıda karakterin olduğu bir dizide her karaktere tatmin edici bir son çekmenin imkânsız olduğunu belirten ikili, 3. sezonu hazırlarken, özellikle de kurgu aşamasında bazı zor kararlar vermeleri gerektiğini ifade ediyor. Friese bu süreci şöyle anlatıyor: “Bazı zor kararlar almamız gerekti, özellikle de kurgu odasında. Her karaktere karşı adil davranmak istedik, ama elbette bazı sonların atılması ya da farklı bir şekilde düzenlenmesi gerekiyordu. Genel gizeme katkısı olduğunu ve sonunu getirmemiz gerektiğini düşündüğümüz şeylere odaklandık. Bazı şeyleri izleyicinin kendi kendine çözebileceğine karar verdik. Ekranda görmeseniz de olur”.

Yıllardır hayatlarının önemli bir parçası olan ve büyük beğeni kazanan Dark’a veda etmenin kolay olmadığını söyleyen Odar, çekimler bittikten üç gün sonra sete geri döndüğünü ve adeta dizinin hayranlarından biri gibi mekânların fotoğraflarını çektiğini söylüyor. Odar ve Friese güç de olsa diziye veda etmiş olsa da dizinin birkaç objeyi yanlarına almayı da ihmal etmemişler. İkilinin setten aldığı objelerin başında ise Jonas’ın sarı yağmurluğu, Aziz Christopher  kolyesi ve Adam’ın Sic Mundus karargahında asılı duran The Fall of the Damned tablosu geliyor.

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information