Sinema tarihinin en başarılı oyuncularından Daniel Day-Lewis’in yer aldığı filmlerinden oluşan bir seçki, 24 Mayıs–3 Haziran tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da seyirciyle buluşacak. Seçkide, Lewis’in En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını aldığı 3 filmi de yer alıyor.

İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla, geçtiğimiz yıl oyunculuğu bıraktığını ilan eden en İngiliz oyuncu Daniel Day-Lewis’in muhteşem sinema kariyerine ışık tutuyor.

Oyunculuğa 1971 yılında Sunday, Bloody Sunday filmiyle başlayan Lewis, bugüne kadar Steven Spielberg, Martin Scorsese gibi Hollywood’un en büyük yönetmenleriyle çalıştı. İlki Jim Sheridan imzalı İrlanda yapımı Sol Ayağım (My Left Foot, 1989) olmak üzere, Kan Dökülecek (There Will Be Blood, 2007) ve Lincoln (2012) filmlerindeki performansı ile bugüne kadar en çok Oscar ödülü kazanan erkek oyuncu unvanını taşıyor.

Metot oyunculuğunu başka bir çıtaya yükselten Lewis, doğuştan beyin felçli doğduğu için sadece sol ayağını kullanabilen İrlandalı yazar Christy Brown’u canlandırmak için aylarca tekerlekli sandalyeden inmedi, Milan Kundera’nın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (The Unbearable Lightness of Being, 1987) için Çekçe öğrendi, New York Çeteleri’nde (Gangs of New York, 2002) kamera önüne çıkmadan önce Kasap Bill karakterinin deli enerjisini cilalamak için aylarca sabahın beşinde Eminem dinledi. “İnsanlar benim adıma eziyet dolu hazırlanma sürecimden konuşuyor, oysa benim için safi zevk. Örneğin kasaplık ilk tercihim olmazdı normalde ama özel beceri gerektiren her şeyde, örneğin bir kasabın bıçağını bilemesinde bile ayrı bir güzellik var.”

Daniel Day-Lewis Filmleri İstanbul Modern Sinema’da!

İlk tercihi olmasa da düşkün olduğunu defalarca dile getirdiği terziliği sonunda karakterine taşıyan Lewis’in, Paul Thomas Anderson ile çektiği ikinci filmi Phantom Thread (2017) sinema ekranındaki son tılsımlı performansı. İstanbul Modern Sinema, Daniel Day-Lewis’in Phantom Thread’den 1984 yılındaki The Bounty’ye uzanan zaman tünelinde, sanat ile zanaatin kesiştiği o ince yerde hayat verdiği mıknatıs etkisindeki 10 karakteri izleyiciyle buluşturuyor.

daniel-day-lewis-istanbul-modern-filmloverss

DANIEL DAY-LEWIS SEÇKİSİ

PHANTOM THREAD, 2018

İngiltere

Yönetmen: Paul Thomas Anderson

Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Vicky Krieps, Lesley Manville

phantom-thread-filmloverssUsta yönetmen Paul Thomas Anderson ile Daniel Day-Lewis’i ikinci kez buluşturan Phantom Thread, 1950’lerin önde gelen moda tasarımcısı Reynolds Woodcock ile bir yolculuk sırasında tanıştığı Alma arasındaki sıra dışı aşkı konu alıyor. Woodcock, Londra sosyetesi ve Avrupa’nın dört bir yanından gelen seçkin kadınları giydiren, titiz ve yetenekli olduğu kadar katı ve huysuz bir tasarımcıdır. Son derece düzenli ve sistemli bir yaşam sürdüren bu moda dehasının hayatı, Alma’yı evine davet etmesi ve bu ilham perisinin zamanla evde kalıcı bir yer edinmesiyle bir hayli değişecektir. Phantom Thread, şiirsel, şaşırtmacalı ve incelikli anlatımı, etkileyici görsel dili ve müziğiyle izleyenler üzerinde etkisini uzun süre hissettiren bir yapım.

LINCOLN, 2012

ABD, Hindistan

Yönetmen: Steven Spielberg

Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Sally Field, David Strathairn, Tommy Lee Jones

Lincoln-filmloverss

Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı Abraham Lincoln’ün iç savaşın son dönemine rastlayan hayatına odaklanan film, Steven Spielberg imzasını taşıyor. Lincoln, Daniel Day-Lewis’in En iyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’a layık görülen performansıyla hayat bulan Amerikan başkanının köleliğe son verecek anayasa değişikliği için sabır ve kararlılıkla verdiği mücadeleyi gözler önüne seriyor. Zamanın politik manevralarına da derinlemesine yer veren bu sürükleyici politik gerilimi izlerken Abraham Lincoln’ün ta kendisini izlediğiniz hissine kapılacaksınız.

KAN DÖKÜLECEK (THERE WILL BE BLOOD), 2007

ABD

Yönetmen: Paul Thomas Anderson
Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Paul Dano, Ciarán Hinds

daniel-day-lewis-there-will-be-blood-filmloverss

Daniel Plainview, 1900’lü yılların başlarında Güney Kaliforniya’da petrol arama çalışmaları yapan bir şirketin sahibidir. Bitmek tükenmek bilmeyen hırsıyla yerel halkın arazilerinde arama izni satın alarak çıkardığı petrol sayesinde gücünü ve servetini hızla katlar. Aldığı bir tüyo ile daha fazla petrol bulabilmek için gittiği bir kasabada, aynı kendisi gibi hırslı bir rahiple tanışır. En büyük sömürü araçlarından olan para ile dinin temsili niteliğindeki bu iki insanın karşılaşması ortaya acımasız bir mücadele çıkaracak ve değer verdikleri her şeyin bir bir yok olmasına sebebiyet verecektir. Paul Thomas Anderson’un, Upton Sinclair’in 1927’de yayımlanan Oil! adlı romanından uyarladığı film, 8 dalda Oscar adayı oldu ve Daniel Day-Lewis’e En İyi Erkek Oyuncu dalında ikinci Oscar’ını kazandırdı.

NEW YORK ÇETELERİ (GANGS OF NEW YORK), 2002

ABD, İtalya

Yönetmen: Martin Scorsese
Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Leonardo DiCaprio, Cameron Diaz

Gangs of New York-filmloverss

New York Çeteleri, 1840’lar sonrası Amerika’da, New York kentinde cereyan eden kanlı çete çatışmalarını perdeye taşıyor. Bir yanda kentin yerlileri diğer yanda da İrlandalı Katolikler, Amerikan İç Savaşı öncesinde büyük dönüşüm geçiren New York’ta kendilerine alan açmak için kan döküyor. Daniel Day-Lewis’in her zamanki ustalığıyla Bill the Butcher (Kasap Bill) adında bir yerli çete liderini canlandırdığı filmde ona babasının intikamını almaya ant içmiş Amsterdam rolünde Leonardo DiCaprio eşlik ediyor.

BABAM İÇİN (IN THE NAME OF THE FATHER), 1993

İrlanda, İngiltere, ABD

Yönetmen: Jim Sheridan

Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Pete Postlethwaite, Alison Crosbie, Emma Thompson

in-the-name-of-father-daniel-day-lewis-filmloverss

Babam İçin, 1970’ler İngilteresi’nde, Londra’da gerçekleşen bir IRA bombalamasının faili olduğu iddiasıyla tutuklanan dört kişiden biri olan İrlanda asıllı Gerry Conlon’un gerçek hikayesinden esinlenmiş. Bir yanda hayatını küçük hırsızlıklar yaparak günü gününe yaşayan Conlon diğer yanda ise çalışkan ve dürüst bir adam olmasına rağmen haksız yere hapse atılan babası. Bu iki adam kendilerini aynı hücrede yaşam boyu hüküm giymiş olarak bulduklarında bir yandan adalet savaşı verirken diğer yandan birbirleriyle olan ilişkilerini gözden geçirerek kaybettikleri baba-oğul ilişkisini yeniden bulma fırsatını yakalarlar.

MASUMİYET ÇAĞI (THE AGE OF INNOCENCE), 1993

ABD

Yönetmen: Martin Scorsese

Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Michelle Pfeiffer, Winona Ryder

The-Age-of-innocence-filmloverss

New York’un köklü ve zengin ailelerinin oluşturduğu sosyetede kimsenin telaffuz etmediği, hiçbir yerde yazılı olmayan ama herkesin uyması beklenen kurallar vardır. Evlilik de bu kurallara tabi konulardan biridir elbette. 1870’lerde New York’ta yaşayan, zengin ve başarılı avukat Newland Archer, genç ve güzel olmasına rağmen biraz donuk bir kız olan May Welland ile nişanlanır. İki gencin aileleri tarafından da memnuniyetle karşılanan, mükemmel gibi görünen bu birliktelik, May’in başına buyruk kuzeni Kontes Ellen Olenska’nın hayatlarına girmesi ile alt üst olacaktır. Scorsese’nin alıştığımız tarzından çok farklı bir konuya odaklandığı Masumiyet Çağı, 19. yüzyılda New York’taki cemiyet hayatını da gözler önüne seren, sürükleyici bir aşk hikayesi.

SOL AYAĞIM (MY LEFT FOOT: THE STORY OF CHRISTY BROWN), 1989

İrlanda, İngiltere

Yönetmen: Jim Sheridan
Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Brenda Fricker, Alison Whelan

My-Left-Foot-filmloverss

Fakir bir ailede, beyin felçli olarak doğan Christy Brown bedenini hiçbir zaman kontrol altında tutamakta, yalnızca gırtlağından bir takım sesler çıkarabilmekte ve hayatını tekerlekli sandalyeye mahkum olarak geçirmektedir.Brown bir gün sol ayağının felçten etkilenmediğini keşfeder. Artık hayata tutunabileceği bir sebebi vardır ve sol ayağını kullanarak yazacağı romanlar ve şiirlerle duygularını daha iyi ifade edebilecek, ailesine ve tüm dünyaya ruhunda sakladıklarını gösterebilecektir. Jim Sheridan’ın İrlanda edebiyatının saygın isimlerinden Christy Brown’un gerçek hayatını beyazperdeye aktardığı, 5 dalda Oscar’a aday gösterilen bu ilk uzun metrajlı filmi, Daniel Day-Lewis’e “En İyi Erkek Oyuncu” dalında ilk Oscar’ını kazandırdı.

VAROLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ (THE UNBEARABLE LIGHTNESS OF BEING), 1988

ABD

Yönetmen: Philip Kaufman
Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Juliette Binoche, Lena Olin

The Unbearable Lightness of Being-filmloverss

Philip Kaufman’ın Milan Kundera’nın aynı adlı romanından uyarladığı filmde Daniel Day-Lewis bu defa Thomas adında genç ve çapkın bir cerrahı canlandırıyor. Thomas kadınlarla olan ilişkisinde bağlanmaya karşı bir tutum izlese de bir ameliyat için şehir dışına gittiğinde tanıştığı fotoğrafçı Tereza ile aralarında evliliğe kadar giden bir aşk başlar. Ancak bir yandan da eski alışkanlıklarından vazgeçemez ve Sabina ile olan ilişkisine de devam eder. Bu durumdan fazlasıyla rahatsızlık duyan Tereza evine dönmek için yola koyulunca çapkın cerrah da aşkının peşinden gitmeye karar verir. Rusların Çekoslovakya’yı işgal ettiği 1968 olaylarını fonuna alan yapım, uzun yıllar Ingmar Bergman ile birlikte çalışmış usta görüntü yönetmeni Sven Nykvist’in kamerasından şiirsel bir aşk üçgenini perdeye taşıyor.

BENİM GÜZEL ÇAMAŞIRHANEM (MY BEAUTIFUL LAUNDRETTE), 1985

İngiltere

Yönetmen: Stephen Frears
Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Saeed Jaffrey, Roshan Seth

my-beautiful-laundrette-filmloverss

İngiliz sinemasının mihenk taşlarından biri olarak da anılan Benim Güzel Çamaşırhanem, Margaret Thatcher dönemindeki sosyo-politik ortamı, biri Pakistanlı diğeri İngiliz Neo-Faşist iki eşcinsel adamın incelikle işlenmiş bir aşk hikayesi üzerinden ele alıyor. Londra’nın fakir bir banliyösünde bulunan eski çamaşırhaneyi devraldıktan sonra orayı yeniden dekore edip işletmeye soyunan Omar ve Johnny çeşitli ırkçı engellerle karşılaşırlar. Çamaşırhaneyi başarıya ulaştırma çabaları sırasında aşkları iyiden iyiye derinleşecektir. Modern Birleşik Krallık’ın sosyal çatışmaları üzerinden işlenen film, aynı zamanda iğneleyici bir komedi.

GEMİDE İSYAN (THE BOUNTY), 1984

İngiltere, ABD, Yeni Zelanda

Yönetmen: Roger Donaldson
Oyuncular: Mel Gibson, Anthony Hopkins, Daniel Day-Lewis

daniel-day-lewis-the-bounty-filmloverss

Gemide İsyan, 1789’da İngiliz Kraliyet gemisi H.M.S. Bounty’nin Tahiti seyahati sırasında meydana gelen gerçek olaylara dayanıyor. Jamaika’ya taşınmak üzere Tahiti’de ekmekağacı aramaya giden gemi uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra Tahiti’ye varır. Adeta cennetten bir köşe olan bu tropik adada planlanandan daha uzun kalırlar ve bu süre boyunca mürettebat, adadaki rahat hayata alışır ve gemi disiplininden uzaklaşır. Gemide git gide otoriterleşen tavırlar takınan kaptana dayanamayan bir grup, ikinci kaptan öncülüğünde geminin kontrolünü ele geçirir. Tarihin en bilinen denizcilik olaylarından Bounty isyanını perdeye taşıyan Gemide İsyan, konuyla ilgili çekilen üçüncü film olsa da, eski versiyonlarıyla kıyaslandığında hem yıldız oyuncular hem de teknik olarak öne çıkıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi