Her insanın cehennemi farklıdır ama Gaspar Noé herkesi kendi cehennemine davet etme eyleminde oldukça cüretkâr davranıyor. Her yere açılabilecek ve aynı zamanda sıkışıp kalabileceğiniz bir labirent gibi kullandığı mekânı ve muhteşem bir çeşitlilik sunan karakterleriyle Gaspar Noé geçişken, akışkan, çarpıcı, alegorik ve estetize bir çılgınlık sunuyor izleyicisine. Bir kadının bembeyaz karlar üzerinde vücudundan akan kanlarla yerde süründüğü etkileyici bir açılışın ardından, bir buçuk saatlik daha önce deneyimlemediğimiz bir yolculuğa çıkacağımız yol arkadaşlarımızı tanıyoruz. İki tarafı kitaplarla çevrili bu ekran yalnızca kendileriyle ilgili bilgiler veren dansçıları tanıştırmıyor bizlere, Gaspar Noé sıraladığı kitaplarla kendisiyle ilgili de konuşuyor aslında uzun uzun. Murnau'dan Luis Buñuel'e ve Dario Argento'ya uzanan eserler üzerinden karakterleri konuşurken Gaspar Noé de kendini anlatmaya devam ediyor. Toplamda 5 sayfalık bir senaryosu olan ve 15 günde çekimleri tamamlanan Climax, Gaspar Noé'nin bu kadar kısa sürede film çekilemeyeceğine dair düşüncelerini sarsmış, elbette bizim de. 96 dakikalık bir filmin 5 sayfalık bir senaryosunun olması ancak buna rağmen tüm evrenin oldukça net bir biçimde kurulması, Gaspar Noé'nin zihninin derinliklerinde hikâyeyle ne kadar uğraştığını ve oyuncu yönetimindeki başarısını da ortaya koyuyor. 15-20 kişilik bir dans grubunun partilediği bir geceye dahil olduğumuz filmde, dansçıları tanımamızın ardından filmin koreografisi belirlenen tek dans sahnesini izliyoruz. Toplu dans eşliğinde anlatı bu kez de bireysel olarak tanıdığımız karakterlerin kendi aralarındaki dinamiklerine şahit olduğumuz bir evreye geçiş yapıyor. Climax'te bir aşamadan diğerine geçildiğini anlamanın zor olduğunu belirtmem gerek, bu durum da böylesi sert bir filmin nasıl bu denli yumuşak ve silik geçişler barındırabildiği konusunda şaşırtıcı bir done sunuyor. Bu geçişken yapıyı filmin plan sekanslarında sıklıkla deneyimlemek mümkün. Bir karakterin diğerleriyle sohbeti üzerinden kamera başka bir karaktere, tekrar başka bir karaktere ve yeniden bir başka karaktere odağını çevirerek bir arada bulunan, iletişim hâlindeki farklı evrenleri perdeye taşıyor. Climax: Gaspar Noé'nin Hipnotize Edici Cehennemi Partide içilen sangria'ya kim tarafından eklendiği bilinmeyen -ancak filmin sonunda açıkça belirtilen- ve dansçıların kendilerini kaybetmelerine sebep olabilecek miktarda lsd koyuluyor. Başlangıçta normal giden gece, ilk tuhaflıkların yaşanmasının ardından kabusvari bir anlatıya dönüşüyor. Hayalle gerçeğin karıştığı gecede her şey alt üst oluyor, kadrajlar dahil. Bu açıdan yalnızca yaşanan talihsiz bir olay olmasının dışında alegorik olarak da bambaşka bir anlatı sunduğunu belirtebiliriz Climax'in. Sofia Boutella'nın ana karakter olduğunu söylemek mümkün ancak yine de Gaspar Noé tüm karakterlerine neredeyse eşit vakit ayırıyor. Selva bu noktada yalnızca daha merkezde durması, içilen içkide bir terslik olduğunu anlayan ilk karakter olması ve seçimlerini daha keskin bir biçimde değiştirmesi bakımından önem arz ediyor. Çarpıcı kırmızıların, mavilerin ve yeşillerin arasında koridordan koridora, odadan odaya, zihinden zihne geçen hikâye iç daraltıcı bir uyuşturucu tecrübesini, izleyicinin de karakterlerle birlikte deneyimlemesi için her şeyi yapıyor. Bu açıdan Climax'in hipnotize edici bir görsellik sunduğunu kesinlikle belirtmek gerek. ***Yazının bundan sonraki bölümü Climax ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.*** Romain Guillermic'in canlandırdığı ve grubun alfa erkeği olarak tanımlanabilecek olan David, aynı zamanda dışarıda da olan bir karakter. Yönlendirici tavrı, grup içerisinde üstünlüğünü kabul ettirebildiği sürece işliyor ve Selva ile duygusal bir ilişki içerisinde olan, gruptaki kadınların ve eşcinsel erkeklerin bir kısmı tarafından da arzulanan bir karakter olmasıyla ön plana çıkıyor. Ancak lsd'nin etkisiyle değişen…

Yazar Puanı

Puan - 88%

88%

Her yere açılabilecek ve aynı zamanda sıkışıp kalabileceğiniz bir labirent gibi kullandığı mekânı ve muhteşem bir çeşitlilik sunan karakterleriyle Gaspar Noé geçişken, akışkan, çarpıcı, alegorik ve estetize bir çılgınlık sunuyor izleyicisine.

Kullanıcı Puanları: 4.12 ( 12 votes)
88

Her insanın cehennemi farklıdır ama Gaspar Noé herkesi kendi cehennemine davet etme eyleminde oldukça cüretkâr davranıyor. Her yere açılabilecek ve aynı zamanda sıkışıp kalabileceğiniz bir labirent gibi kullandığı mekânı ve muhteşem bir çeşitlilik sunan karakterleriyle Gaspar Noé geçişken, akışkan, çarpıcı, alegorik ve estetize bir çılgınlık sunuyor izleyicisine. Bir kadının bembeyaz karlar üzerinde vücudundan akan kanlarla yerde süründüğü etkileyici bir açılışın ardından, bir buçuk saatlik daha önce deneyimlemediğimiz bir yolculuğa çıkacağımız yol arkadaşlarımızı tanıyoruz. İki tarafı kitaplarla çevrili bu ekran yalnızca kendileriyle ilgili bilgiler veren dansçıları tanıştırmıyor bizlere, Gaspar Noé sıraladığı kitaplarla kendisiyle ilgili de konuşuyor aslında uzun uzun. Murnau’dan Luis Buñuel’e ve Dario Argento’ya uzanan eserler üzerinden karakterleri konuşurken Gaspar Noé de kendini anlatmaya devam ediyor.

Toplamda 5 sayfalık bir senaryosu olan ve 15 günde çekimleri tamamlanan Climax, Gaspar Noé’nin bu kadar kısa sürede film çekilemeyeceğine dair düşüncelerini sarsmış, elbette bizim de. 96 dakikalık bir filmin 5 sayfalık bir senaryosunun olması ancak buna rağmen tüm evrenin oldukça net bir biçimde kurulması, Gaspar Noé’nin zihninin derinliklerinde hikâyeyle ne kadar uğraştığını ve oyuncu yönetimindeki başarısını da ortaya koyuyor. 15-20 kişilik bir dans grubunun partilediği bir geceye dahil olduğumuz filmde, dansçıları tanımamızın ardından filmin koreografisi belirlenen tek dans sahnesini izliyoruz. Toplu dans eşliğinde anlatı bu kez de bireysel olarak tanıdığımız karakterlerin kendi aralarındaki dinamiklerine şahit olduğumuz bir evreye geçiş yapıyor. Climax’te bir aşamadan diğerine geçildiğini anlamanın zor olduğunu belirtmem gerek, bu durum da böylesi sert bir filmin nasıl bu denli yumuşak ve silik geçişler barındırabildiği konusunda şaşırtıcı bir done sunuyor. Bu geçişken yapıyı filmin plan sekanslarında sıklıkla deneyimlemek mümkün. Bir karakterin diğerleriyle sohbeti üzerinden kamera başka bir karaktere, tekrar başka bir karaktere ve yeniden bir başka karaktere odağını çevirerek bir arada bulunan, iletişim hâlindeki farklı evrenleri perdeye taşıyor.

Climax: Gaspar Noé’nin Hipnotize Edici Cehennemi

Partide içilen sangria’ya kim tarafından eklendiği bilinmeyen -ancak filmin sonunda açıkça belirtilen- ve dansçıların kendilerini kaybetmelerine sebep olabilecek miktarda lsd koyuluyor. Başlangıçta normal giden gece, ilk tuhaflıkların yaşanmasının ardından kabusvari bir anlatıya dönüşüyor. Hayalle gerçeğin karıştığı gecede her şey alt üst oluyor, kadrajlar dahil. Bu açıdan yalnızca yaşanan talihsiz bir olay olmasının dışında alegorik olarak da bambaşka bir anlatı sunduğunu belirtebiliriz Climax’in. Sofia Boutella’nın ana karakter olduğunu söylemek mümkün ancak yine de Gaspar Noé tüm karakterlerine neredeyse eşit vakit ayırıyor. Selva bu noktada yalnızca daha merkezde durması, içilen içkide bir terslik olduğunu anlayan ilk karakter olması ve seçimlerini daha keskin bir biçimde değiştirmesi bakımından önem arz ediyor.

Çarpıcı kırmızıların, mavilerin ve yeşillerin arasında koridordan koridora, odadan odaya, zihinden zihne geçen hikâye iç daraltıcı bir uyuşturucu tecrübesini, izleyicinin de karakterlerle birlikte deneyimlemesi için her şeyi yapıyor. Bu açıdan Climax’in hipnotize edici bir görsellik sunduğunu kesinlikle belirtmek gerek.

***Yazının bundan sonraki bölümü Climax ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Romain Guillermic’in canlandırdığı ve grubun alfa erkeği olarak tanımlanabilecek olan David, aynı zamanda dışarıda da olan bir karakter. Yönlendirici tavrı, grup içerisinde üstünlüğünü kabul ettirebildiği sürece işliyor ve Selva ile duygusal bir ilişki içerisinde olan, gruptaki kadınların ve eşcinsel erkeklerin bir kısmı tarafından da arzulanan bir karakter olmasıyla ön plana çıkıyor. Ancak lsd‘nin etkisiyle değişen dengeler, David üzerinden de bir dışavurumun gerçekleşmesine sebep oluyor. Diğer dansçılar tarafından dövülen ve dövülmenin ardından grup içerisindeki üstünlüğünü kaybettiğini söyleyebileceğimiz David, Selva tarafından da istenmemeye başlıyor. Bu noktada Selva tercihini bir kadından yana yapıyor. Ek olarak, cinsel yönelim ve farklı ırkları barındırması bakımından dikkate değer bir çeşitlilik arz eden dans grubunun içerisine Gaspar Noé küçük bir çocuk koymayı da ihmal etmiyor. Kontrolden çıkan kalabalığın oğluna bir şey yapmaması için oğlunu kilitleyen annenin anahtarı kaybetmesi sebebiyle kapatıldığı odada elektrik tarafından çarpılan küçük bir çocuğun varlığı, annenin kendini içinden çıkamayacağı bir suçlamanın mahkumu olarak hissetmesine sebep oluyor. Bu noktada çocuğa en büyük zararı çıldıran kalabalık değil, koruma iç güdüsüyle hareket eden annenin vermiş olması da Gaspar Noé’nin kurguladığı dünyayı neden alt üst olmuş bir biçimde yansıttığının önemli göstergelerinden biri.

Sosyal benliğin, yargılanma korkusunun -en ayrıksı görünen karakterler için bile- uyuşturucu etkisinde ortadan kalkmasıyla tüm karakterlerin görünmeyen yüzünün, korkularının, gerçek arzularının, fantezilerinin açığa çıktığı bir evren aracılığıyla izleyeni kendisiyle yüzleştiren Gaspar Noé, tam da bu yüzden izleyicinin olaylara dışarıdan bakmasını engelleyecek teknik tercihlerde bulunuyor ve sangria’dan bir yudum içmeden Climax’ten ayrılmak mümkün olmuyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi