Mizahın tanımlarına baktığımızda, kaynaklar bizi hep mizah kavramının semiyolojik olarak incelenmesine, psikolojik gereksinimlere, diğer duygu durumlarından ayrıldığı ve birleştiği noktalara götürür. Çünkü içinde birçok değişkenin ve “benzer” sayılabilecek kavramın ortak kullanım alanı gibidir mizah. Eğlence, ironi, şaka, saçmalık ve benzeri birçok kavram mizahın aslında ne olduğunu ya da nasıl ortaya çıktığını açıklamaya yarar. Platon’un açıkladığı mizah, ruhun karışık hisleri yani bir nevi acı ve zevkin birleşimi olarak karşımıza çıkıyor. Aristoteles ise mizahtan bahsederken çirkinliğe ve gülünç bir zararsızlığın vurgusuna dikkat çekiyor. Buradaki çirkin terimi gülünç kavramını simgeleyen bir aracı gibi aslında. Peki o zaman onların tanımlarından yola çıkarak bu yazının konusu olan isme gelelim: Terry Gilliam!

Terry Gilliam, yönetmen, senarist, oyuncu ve yıllardır onun yarattığı işlerle, onun katkı sağladığı eserlerle yollarımız kesişiyor ama tüm bunlar bir kenara, Gilliam bir komedyen. Kariyerini de ürettiği eserlerin temeline mizahı koyarak ilerletmiş. O yüzden asıl bahsetmek istediğim Terry Gilliam’ın ismini öne çıkaran ilk üretimlerinden Monty Python. Gilliam mizah yazarı, karikatürist olarak yaşamını sürdürürken 1968 yılında televizyon için yazdığı birkaç işin ardından 1969 yılında İngiltere’ye taşınmasının hemen sonrasında John Cleese, Terry Jones, Michael Palin’in de aralarında bulunduğu Monty Python serüvenine başlıyor. Bu kolektif bir yapım. Skeçleri yaratıcı kadro yazıyor ve tüm karakterlere de çoğunlukla bu kadro hayat veriyor. Gülünç zararsızlıklar ve duyguların karmaşası da burada devreye giriyor. Şakanın saf bir güldürme aracı olarak karşımıza çıktığı komedi anlayışından ziyade mizahın ne olduğunu sorgulayan ekip, bu acı ve zevk birleşimini bir nevi seyircinin mizahı dönüşümüne ayak uydurmadaki başarısıyla paralel götürüyor. Komedi zahmetsiz bir mecra değil çünkü Monty Python’ın dünyasında. Zahmetli, sorgulanan, araştıran, oyunculuk sınırlarını zorlayan, şakayı ortaya çıkarmaktan imtina eden ve gizlediği noktaları da bir bulmaca gibi seyircisiyle birlikte keşfeden bir mizahın parçası oluyoruz bu dünyada. Programın ve skeçlerin tüm parçaları da bu dünyanın yaratılmasına yardım ediyor.

İmajın Zaman Yolculuğu

Mizah aslında geçmişten bugüne uzanan figürlerin bir iletişim biçimi. Bir konuşma kapısı aralıyor bu kavram. Dünden gelen hayaletlerle, tarihi dönemeçlerle, dünyayı değiştiren yıllarla kurabileceğimiz bir fırsat yaratıyor. Bunu tek yapabilen mizah değil tabii ki ama bulunduğumuz yerden geçmişi sorgusuz, sansürsüz yorumlayıp kendi anlamımızı yaratabileceğimiz en önemli ve en özgür araçlardan biri. Programın her parçasının Monty Python dünyasının yaratımında rol oynadığını söylemiştim. Bunlardan belki de en dikkat çekeni animasyonlar. Monty Python’ın imzası hâline gelmiş ve tarihi düz bir çizgiden çok yuvarlak bir çember gibi görüp bir sirk meydanına dönüştüren ekip bu animasyonlarla mizah anlayışlarını açıkça belli ediyor aslında. Animasyonların yaratıcısı ise Terry Gilliam. Gilliam hiç kuşkusuz çizerlikten, karikatüristlikten getirdiği yeteneğini mizah yazarlığıyla da birleştirince bu imzanın en önemli ismi oluyor. Parçadan bütüne giden ve hikâyesini kuran animasyonlar, geçmişten aldıkları figrürleri sonradan eklenilen diğer parçalarla, ellerle, beyinlerle, borazanlarla birleştirerek temsil edilenin içinde görülmeyi bekleyen gülünçlüğü açığa çıkarıyor. Yani bir nevi “çirkin”in içinden bir kahkaha yaratıyor. Parça parça bir anlamı olmayan bir tablo bu ve bu “çirkin” ifadesi tabii ki ilk anlamında değil, Aristoteles’in tanımına atıf olarak burada duruyor.

Estetiği kolajla harmanlayıp bu kolajı parodiyi oluşturmanın aracı hâline getiriyor Gilliam. Davut Heykeli’ne uzanan bir eli, onunla tokalaşan Davut’u, bir anda inşa edilen Orta Çağ kentlerini, zıplayarak yol alan salyangozları görebildiğimiz ve hayaller dünyasından kopup geliyormuş gibi görünen bu animasyonlar aslında bu dünyanın gerçekten var olduğunu ama zihinlerimizde saklı kaldığını vurguluyor her seferinde. Tüm zamanlar yaşandı, tüm imajlar gerçekti, bunları bir araya getirmek ve bu imajlar arasındaki bağlantıları tamamlayıp içlerindeki mizahı bulabilmek ise Monty Python’ın ustalaştığı esas alan. Terry Gilliam’ın çizimlerinin önemi de burada kendini gösteriyor. Çünkü bu çizimlerdeki kolajlar, birleşen zamanlar, tarihi sorgulamalar onun yönetmenlik kariyerinin de belirleyicisi oluyor Monty Python’ın ardından.

Çoğunlukla filmleri üzerine konuştuğumuz Terry Gilliam’ın mizahı yaratışı ve çizimleri onun kariyerine olduğu kadar Monty Python hayranı çoğu insanın imajlara bakışını da etkiledi. Bu dili oluşturduğu için de kendisine olan teşekkürlerimiz hiç bitmeyecek.

Kaynak

Attardo, S. (1994).  Linguistic Theories of Humor. New York: Mouton de Gruyter.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi