Advertisement


Christopher Nolan, merakla beklenen yeni filmi Tenet ile ilgili ilgi çekici detaylar paylaşırken; filmde zaman yolculuğu olmadığını söyledi.

Christopher Nolan‘ın heyecanla beklenen yeni filmi Tenet, kuşkusuz bu yılın en çok merak edilen filmlerinden biri. 17 Temmuz’da vizyona girmesi planlanan ancak koronavirüs salgını nedeniyle 31 Temmuz’a ertelenen film, uluslararası bir casusluk hikâyesine odaklanan epik bir aksiyon filmi olarak tanımlanıyor.

İlk fragmanın yayınlanmasıyla çeşitli teorileri beraberinde getiren film hakkında bugüne kadar birçok haber yayınladı. İlk fragman, zaman akışında yaşanan kırılmaların ve fizik kurallarının anlamını yitirdiği aksiyon sahnelerinin olduğu bir film izleyeceğimizin sinyallerini verdi. Filmin yaratım sürecine ışık tutan The Secrets of Tenet: Inside Christopher Nolan’s Quantum Cold War isimli bir kitap ise filmin “kuantum soğuk savaş filmi” olacağını gün yüzüne çıkardı.

Bunun ortaya çıkmasından kısa bir süre sonra John David Washington ile beraber filmin başrolünde yer alan Robert Pattinson, filmde iddia edildiği gibi zaman yolculuğunu ele alan ögelerin olmadığını açıkladı. Ayrıca her iki oyuncu da senaryoyu tam olarak anlayamadıklarını itiraf ederken, Nolan’ın bu filmle sinemada bugüne kadar benzerini görmediğimiz bir işe imza attığını savundu. Dahası yayınlanan fragmanlarda filmin kötü karakterini canlandırdığı anlaşılan Kenneth Branagh, bu durumu doğrulamayacağını, çünkü bundan kendisinin de emin olmadığını belirten açıklamalar yaparak işleri daha da karmaşık bir noktaya sürükledi. Branagh, Christopher Nolan’ın kaleme aldığı senaryoyu defalarca okumasına rağmen filmin tam olarak ne anlattığını anlayamadığını söylerken; filmdeki karakterlerin alışılmışın dışında olacağını belirtti.

Tüm bu açıklamalar, senaryoyu defalarca okuyan oyuncuların filmin tam olarak neye hizmet ettiğini anlayamadığını bizlere gösteriyor. Bu durumda filmin izleyici tarafından nasıl anlaşılacağı da merak konusu oluyor. Kısa bir süre önce Entertainment Weekly’e açıklamalarda bulunan Christopher Nolan ve oyuncular, film hakkında konuşurken; izleyicinin kafasını daha da karıştıracak açıklamalara imza atıyor.

Christopher Nolan İmzalı Tenet’ın Konusuyla İlgili Yeni Detaylar Ortaya Çıktı

Önce, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, bu zaman yolculuğu konusuna bir açıklık getirmekte fayda var. Filmin senaryosu üzerinde yaklaşık altı-yedi yıldır uğraşan Christopher Nolan, Tenet’ın zaman yolculuğunu konu alan bir film olmadığını açıkladı:

“Bu film bir zaman yolculuğu filmi değil. Zamanla ve zamanın fonskiyonlarının farklı yönleriyle ilişkili. Fizik dersine girmek gibi olmasın ama tersine çevirme, kendi entropisini tersyüz eden materyal fikri, bu yüzden bize göre zaman içinde geriye doğru gidiyor.”

Nolan’ın bu açıklamalarında anladığımız kadarıyla, Tenet’ta zaman yolculuğuna birebir karşılık gelmeyen ancak bu tema paralelliğinde ilerleyen daha farklı şeyler göreceğiz. Fragmandan da gördüğümüz kadarıyla, büyük aksiyon sahneleriyle kotarılmış bir filmde bu konunun nasıl ele alınacağı sorusuna, filmi izleyene kadar cevap bulabilmemiz imkansız.

Tenet, John David Washington’ın Canlandırdığı Karakterin Göreve Getirildiği Bir Organizasyonun İsmi

Gelelim filmdeki karakterlere ilgili yeni bilgilere. Bir casusluk hikâyesini mercek altına alan film için Christopher Nolan, John David Washington’ın canlandırdığı karakterle ilgili dikkat çekici şeyler söylüyor. Oyuncunun karakterinin tipik bir James Bond arketipinden uzak olduğunu belirtiyor.

Filmde casusluk ve gizli kimlikler dünyasıyla uğraştıklarını dile getiren Nolan, “[John David], ‘protagonist’ (ana karakter) olarak olarak bilinen bir casusu oynuyor. Tenet, protagonist‘in göreve getirildiği bir organizasyonun ismi. O, filmin kalbindeki varlık, ama Bond’un aksine, çok sıcak bir duygusal erişilebilirliğe sahip” cümlelerini kuruyor.

Yönetmen, Robert Pattinson’ın karakteri hakkında çok az bilgi veriyor ve bu karakterin isminin Neil olabileceğini söylüyor. Yani en azından bu karaktere Neil şeklinde seslenebileceğimizi belirtiyor. Neil için “casusların alacakaranlık dünyası olarak adlandırılan farklı gizli servislerin içinde faaliyet gösteren biraz aşağılık bir karakter” tanımlamasını yapıyor.

Kenneth Branagh: “Tenet, Dünyaya Yönelik Küresel Bir Tehdide Odaklanan Bir Casusluk Hikâyesi”

Tenet

Casusluk konusundan bahsetmişken, Kenneth Branagh filmin dünyaya yönelik küresel bir tehdide odaklanan bir casusluk hikâyesi olduğunu belirtiyor.

“Nükleer bir soykırım, insan ırkının başına gelebilecek en büyük felaket değil. Tenet daha da kötü bir olasılığı tartışıyor ve Christopher Nolan’ın Interstellar ve Inception’dan, Memento’ya kadar olan eski filmlerindeki zamanın akıl almaz işleyişiyle uğraşıyor.”

Görünüşe göre filmde, bahsi geçen bu üç filmdeki zamanın işleyişinden daha farklı, belki de daha karmaşık bir hikâye bizleri bekliyor.

Christopher Nolan, Tenet İçin Tarihteki En Büyük Açık Hava Setlerinden Birini İnşa Ettiklerini Söyledi

Tenet ile ilgili çıkan haberlerden bir tanesi ise film için gerçekten bir Boeing 747’nin kullanılmış ve patlatılmış olmasıydı. Nolan, bu sahne için kafasındaki planları değiştirmiş ve gerçek bir uçak alıp bu sahneyi kamera önünde çekmenin, minyatür setler kurup bu sahneyi CGI yardımıyla hazırlamaktan daha uygun olacağına karar vermiş. Bunun sonucunda da gerçek bir uçağın patladığı sahne ortaya çıkmış.

Christopher Nolan, Tenet için tarihteki en büyük açık hava setlerinden birini inşa ettiklerini söyledi. Böylece, uçak patlatma sahnesinin yanında, aksiyon dozu yüksek birçok sahnenin filmde bulunduğunu belirtmiş oldu. Filmin bütçesinin 250 milyon dolar civarında olduğuna dair haberlerin çıkması da bunu destekler nitelikte.

Yapım ekibi, az sayıda görsel efekt kullanarak gerçek mekânlarda çekim yapmayı tercih etmiş. Filmin yapımcılarından Emma Thomas da az sayıda görsel efekt çekimi yaptıklarını belirten açıklamasıyla kamera arkasında yoğun bir çalışma sürecinin yaşandığına dikkat çekiyor.

Aaron Taylor-Johnson, Filmde Önemli Bir Karakteri Canlandırıyor

Öte yandan Tenet ile ilgili ilk haberler geldiğinde, Nocturnal Animals filmindeki performansıyla Altın Küre kazanan Aaron Taylor-Johnson‘ın filmde rol alacağı ortaya çıkmıştı. Ancak Aaron Taylor-Johnson’ın yayınlanan fragman ve görsellerde hiçbir şekilde gözükmemiş olması dikkat çekti.

Christopher Nolan ise bu duruma son noktayı koyarak Aaron Taylor-Johnson’ın filmde rol aldığını ve oldukça önemli bir karaktere hayat verdiğini dile getirdi:

“Aaron Taylor-Johnson gerçekten filmde var. O filmin önemli bir parçası. Evet, onun fotoğrafı yok, bu doğru. Kısa bir süre için [ikinci] fragmanda tamamen tanınmaz bir hâlde gözüküyor. Hikâyenin ilerleyişi açısından pek çok farklı şey yaşanıyor ve filmin ilerleyen aşamalarında işlerin nereye vardığı konusunda insanlara spoiler vermek istemiyoruz.”

Elizabeth Debicki, Michael Cain, Clémence Poésy, Dimple Kapadia gibi isimlerin de oyuncu kadrosunda yer aldığı filmin sinema dünyasında büyük bir etki yaratıp yaratmayacağını hep birlikte göreceğiz.

Kaynak: Entertainment Weekly

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information